• resmi ilanlar

Öğretmenler neler anlatıyor (7)

2017-10-18 12:00:13

“Rabbime suç duyurusunda bulunuyorum”

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklu olarak yargılanan imam hatip ve din kültürü ahlak bilgisi öğretmeni Fatih Yaman, “Yıllarca öğrencilerime bir Müslümanın terörist olamayacağını anlattım. Fakat ne yazık ki ben terörist suçlamasıyla huzura getirildim. Önce açığa alındım. Gerçeğin ortaya çıkacağını düşünüyorken de ihraç edildim. Mağdur edildim. Ben rabbime suç duyurusunda bulunuyorum” dedi.

 

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

 

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan öğretmenler savunmalarına devam ediyor.

NURİ YILDIZ

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain terör örgütünü şiddetle kınıyorum. 21 yıldır öğretmenim. Tanıyan herkes vatan ve milletini seven bir öğretmen olduğumu bilir. Hak ve hukuka değer veren bir insanım. İnsan korktuğu ya da sevdiği şeyle sınanır. Benim en çok çekindiğim şey bir terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı gösterilmekti. Terör örgütü suçlaması ile yargılanıyorum. Bylock kullandığım iddiasını kabul etmiyorum. Söz konusu tespitin evimden sabit telefon üzerinden kullanılan IP numarası ile tespit edildiği görülmektedir. Ancak ne şekilde bağlanabildiği hususunda bir ayrıntı bulunmamaktadır. Zaman zaman evimize gelen misafirler için wifi şifresini verdiğimiz olmuştu. Böyle bir bağlantı olup olmadığını bilmiyorum. Bylock programının kim yada kimler tarafından kullanıldığının ortaya çıkarılmasını istiyorum

Ben 2006’da Bolu’ya geldim. Sosyal çevre edinmek için STK’larla iletişim kurdum. Eğitimle alakalı faaliyetler nedeniyle BESDER üyesi oldum. Derneğin illegal bir tavrına şahit olmadım. Aynı yıllarda Fen Lisesi Spor Kulübü Derneğine de üyeydim. Dolayısıyla iki derneğe üyeliğimin suçlama konusu yapılmasını doğru bulmuyorum.

Bankasya hesabım 1998 yılında açılmıştı. Bunun dışında Türkiye Finans’ta da hesabım bulunmaktadır. Faizsiz bankacılık yaptıkları için katılım bankalarını tercih etmiştim. Masak raporunda bu hesaplara vurgu yapıldığı görülmektedir. 2010 yılında da Bolu’da kredi kartı için açtığım hesaba raporda değinilmiştir. Belki 2014 şubat ayında mevduat hesabımdaki artış dikkat çekmiş olabilir. O tarihte yakınlarımın Erzurum, İstanbul ve Muğla’da düğünleri bulunmaktaydı. Kızımın diş tedavisi için paraya ihtiyaç duymaktaydık. Eşimin takılarından birini bozdurarak bu işlerde kullanmak için kısa süreliğine bankaya yatırdım. 2014 Aralıkta da bu para çekilerek bahsedilen işlerde kullanıldı. O tarihten sonra da para yatırma işlemim olmadı. Ben telkin ve talimatla bankaya para yatırmış değilim.

HTS kayıtlarında adi gecen mücahit kutluyu tanımam. Kendisiyle hiç irtibatım olmadı. Kaydın ne şekilde olduğunu bilmiyorum. Murat Özkan’ın Kızı fen lisesinde öğrencimdi. Kızı için bilgi almak istemiştir. Oktay Güneş hemşerimdir. Bir ara Erzurum’a gidip gitmeyeceğimi sormak için aramıştı. Yine Erzurumlular derneğinin kahvaltı programına birlikte katildik. Fahrettin Talay ve Mehmet yazıcıyı tanımıyorum. İrtibat kurduğumu da hatırlamıyorum.

Aleyhime beyanda bulunan İsmail Şener’in kendisini bir ceza soruşturmasından kurtarma ve görevine iade için bu beyanda bulunduğunu düşünüyorum. Kendisi MEB’in zümre toplantılarından tanırım. 2016 ağustos ve eylül aylarında Cuma çıkışı görmüştüm. Ayaküstü selamlaşmıştık. Göreve iade edilmek için bu beyanda bulunduğunu düşünüyorum.

Sızıntı aboneliğim olduğu doğrudur. Bir ara okul bahçesinde bir öğrenci yanıma sokulup abone yapmak istemişti. Kendisini kırmamak için kabul ettim. Ama dergi hiç gelmedi. Öğrencim mahcup olmasın diye bahsetmedim. Soruşturma sırasında abone olduğumu öğrendim. Öğrencimin yanlış bir yola sevk olmadığını görünce de sevindim.

Kargo kayıtları bana ait değildir. 10’a yakın kargodan bahsedilmiş ise de söz konusu kargolar birden fazla il’e gönderilmiştir. Bahsedilen illerde hiç bulunmadım. İsim benzerliği nedeniyle oluştuğunu düşünüyorum. Ben suçsuz olduğumu ifade etmek isterim. Herhangi bir terör örgütü üyesi yada sempatizanı değilim. Beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.

KADİR ÖZKAN GÜL

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Darbe teşebbüsünü lanetliyorum. Şehitlerimize şehadet, gazilerimize şifa diliyorum. Ben 1977 İskenderun’da doğdum. Liseden mezun olunca bir yıl radyo spikerliği yaptıktan sonra 1998’de Sütçü İmam Üniversitesi fizik bölümünü kazandım. 2011’de mezun olduktan sonra Van Bahçesaray’a öğretmen olarak atandım. 2009’da Bolu’ya tayinle geldim ve Anadolu İHL’de çalışmaya başladım. KHK ile ihraç edildim fakat ben bir terörist değilim. Nedenini mahkemenize izah etmeye çalışacağım.

Terör örgütü hiyerarşik yapısına dahil değilim. Herhangi bir talimat almadım. Hiç bir terör örgütüne özgeçmiş sunmadım ve terör örgütünün yasa dışı eylemine iştirak etmedim. Meslek hayatım boyunca hakkımda adli, idari soruşturma bulunmadığı halde ani bir kararname ile ihraç edildim. Hakkımdaki suçlamaya delil olarak sunulmasını kabul etmiyorum. Kararın anayasaya aykırı olduğunu düşünüyorum. KHK ile ilgili süreç devam etmektedir. Bu nedenle bu hususun hakkımda delil olmasını kabul etmiyorum.

Sosyal medya hesaplarından temin edilen bir kaç paylaşımın dosyamda yer aldığını gördüm. Facebook ve Twitter isimli paylaşım sitelerinden temin edilen paylaşımların benimle alakası bulunmamaktadır. Söz konusu hesapların bana ait olmadığını açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Kolluk ifadesinde de belirtmiştim. Ancak o anlık yorgunlukla beyanımın tutanağa yanlış geçirildiğini gördüm. Bir mail adresim bulunduğunu ve hacklendiğini söylemiştim. Fakat bu beyanım bir twitter hesabım olduğu ve hacklendiği şeklinde geçmiş. Ben de okumadan imzaladığım için sanki bir twitter hesabım olduğu algısı oluşmuştur. Bu hatayı düzeltmek isterim. Benim ne Facebook be de twitter’da bir adresim yoktur. Bana ithaf edilen paylaşımların tarafımca yapıldığı iddialarını kabul etmiyorum.

Tarafıma gönderilen şüpheli kargo kayıtları belirtilmiştir. Söz konusu kayıtların göndericisi NT kırtasiye olduğu belirtilmiş. Ben bir ara adı geçen yayın evinden iki adet kuran-ı kerim sipariş etmiştim. Kaydın buna ilişkin olduğunu düşünüyorum. Bu hususun delil olarak gösterilmesini anlamlı bulmuyorum.

Bylock kullandığıma yönelik isnat bakımından yazılı savunma sunmak istiyorum. Yazılı beyanımı tekrar ettiğimi belirtmek istiyorum. Bu hususta başkaca açıklama yapmayacağım. Ancak bana sorgum sırasında bylock kullanıcısı olduğum söylendiği halde o tarihte bunun belgeleyen herhangi bir evrak bulunmadığını belirtmek isterim. Daha sonra mahkemenizden o tarihe ilişkin bylock kullanıcısı olduğuma dair evrak olup olmadığını öğrenmeye yönelik dilekçe yazmıştım. Cevabi yazınızda bu yöndeki evrakın 06.01.2017’de dosyaya girdiğine yönelik evrak olduğunu söylediniz. Telefonun klonlanması yada IP çakışması yoluyla gerçekleşmiş olabileceğini düşünüyorum. Gizli yazışma yapıp yapmadığımı, örgütsel içerik paylaşıp paylaşmadığımın bilirkişi eliyle tespit edilmesini istiyorum.

Çocuğumu gönderdiğim okulun hakkımdaki suçlama için dayanak yapılmıştır. Ben kamuoyu tarafından eğitim kalitesi tarafından başarılı olarak algılanan, Bolu’daki hemen herkesin teveccüh gösterdiği, öğle yemeği imkânı bulunması nedeniyle, çalışan ailem bakımından uygun olan okula kızımı göndermiş olmamın hiçbir şekilde örgüt üyeliği suçlamasına delil yapılacağını düşünmüyorum.

Bankasya hesabımı 2009’da bankanın temassız kartının belediye toplu taşıma araçlarında kullanılıyor olması ve otoyol geçişlerinde kolaylık sağlaması için açtırmıştım. Hareketlerde altın hesabı açtırdığım görülecektir. Site aidatlarımı devre mülk ödemesi, araç finansman ödemesi, kredi konut kredisi ödememi bu banka üzerinden yapmaktaydım. Banka hiçbir havale için para talep etmemekteydi. Ben de maaş hesabımı aktararak internet bankacılığı üzerinden yapmaktaydım. BES poliçesini de eşim ve çocuklarımın ziynet eşyaları ile oluşturduğum altın hesabını araç alımı sırasında kullanmış olmam nedeniyle duyduğum üzüntü sonrasında oluşturdum. Daha sonra tasfiye etmek istedim ama ciddi miktarda kesinti yapılacağı söylendiği için vazgeçtim. Aleyhime kullanılmasının olanaklı olmadığını düşünüyorum.

Aktif Sen üyesi olduğum doğrudur. Ben öncesinde Eğitim Bir Sen üyesiydim. Fakat bu sendika atamalarda birtakım bağlantılarını ön plana çıkarıp, proje üretmekten çok referansa yöneliği için rahatsızdım. Aktif Sen çocuk bakım odaları tesis etmek, nöbet günleri için ek ders ücreti gibi kulağa hoş gelen vaatlerde bulunmaktaydı. Bu sebeple üye oldum. Yakın zamana kadar üyelik aidatları devlet tarafından yatırılan bir sendikaya üye olmanın örgüt üyeliği için ne şekilde delil olduğunu anlamakta güçlük çekiyorum. Sendikanın örgüte müzahir olduğunun belirlenmesinden sonrasında da istifa ettim.  Buna ilişkin dilekçe örneğini mahkemenize sunuyorum.

Bolu Eğitim Sevenler Derneğine üyeliğim bir başka suçlama konusudur. Ben Bahçesaray’da çalıştığım dönemde ‘kitaplar götürelim sevgiler getirelim’ isimli projeyle İskenderun’da ÇYDD’nin katkılarıyla topladığım 40 koli kitabi Bahçesaray’a götürüp kütüphane oluşturmuştuk. Yine Bolu’da İHL’de çalıştığım dönemde ‘üşüyorum ya sen’ isimli proje kapsamında da Van depreminden etkilenenlere yardım amacıyla yaşam malzemesi toplayıp göndermek gibi bir projeyi hayata geçirmeye çalıştım. BESDER’e üye olmama sebep olan düşünce tamamen yaşantımın önceki dönemlerinde gerçekleştirmeye çalıştığım bu projeleri yapmama sebep olan güçtür. Söz konusu derneğe iyi niyetlerle üye oldum. Ben mesleğine kendini adamış biriyim. 2012’de hiçbir illegal faaliyetine şahit olmadım. Bir suça dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

Ramazan Ç. Zaman Gazetesine abone olduğumu söylemiş, doğrudur. Maddi durumu iyi olmayan ama deneme sınavlarını edinmek isteyen bir öğrencime yalnızca o yıl için geçerli olacak şekilde abonelik yaptırmıştım. O mezun olunca da aboneliğim sonlandı. Beyanı bu şekilde kabul ederim. İsmail Şener dernek faaliyetlerine katıldığımı söylemiş. Doğrudur. Zira ben o derneğin üyesiyim. Halil İlter kızımın okulunda öğretmendi. Beyanlarını kabul etmiyorum. Tamamen iftira kabilindendir. Kamil T. derneğin üyesiydi. Kendisini derneğin zaman zaman gerçekleştirdiği iftar davetlerine çağırmışımdır. Fakat kolej veya yurt gibi yerlerde sohbet toplantılarına şahsı davet etmedim. Bu beyanı kabul etmiyorum.

HTS kayıtlarında adı geçen Adnan Daylan’ı bir veli toplantısında tanıştım. Çocuklarımız aynı okula gidiyordu, eşi sınıf annesiydi. Adnan Daylan adına kayıtlı telefonu eşinin kullandığını öğrendim. Eşi bana sınıfla ilgili bir mesaj atmış olabilir. Davut Alcı’yı meslektaşım olarak tanırım. Aynı zamanda dernek üyesidir. İrtibatımız bir proje için gerçekleşmiştir. Emrullah Sarı’nın Cihan Medya çalışanı olduğunu sonradan öğrendik. Öğrencime gazete abonesi olduğum dönemde kendisiyle irtibat kurmuş olabilirim. Hayrullah Deniz’i aynı koğuşta tanıdım. Kardeşi benim öğrencimdi. Ben telefon numaramı her öğrencime verirdim. Kardeşi bayram gibi günlerde abisinin telefonundan mesaj atmış olabilir. Levent Sönmez AFAD’da çalıştığını biliyorum. ‘Üşüyorum ya sen’ isimli proje sırasında araç temini için görüştüm. Bu kapsamda görüşme gerçekleşmiştir. Yasemin Yurttaş’ın eşi meslektaşımdır. Aynı zamanda Aktif Sen üyesi. Belki özel günlerde mesajlaşmış olabiliriz. Aleyhime bir tespit bulunamamaktadır. 

Ben ülkesini çok seven biriyken bir gecede terörist ilan edilen birisi olarak bu yükün altında ezilmekteyim. Bu güne kadar işini iyi yapan ve aldığı parayı haketmeye çalışan biri olarak yaşadım. Ülkem için çalıştım, tutuklandıktan sonra ciddi sıkıntılar yaşadım. Antidepresanlarla ayakta durmaya başladım. Ailem ciddi şekilde mağdurdur. Ben eninde sonunda gerçekleşeceğini düşündüğüm adaleti sonuna kadar beklemeye muktedir olduğumu düşünüyorum ancak ailem için mahkemenizden tahliyemi talep ediyorum. Lehime olan hususların değerlendirilerek dava sonunda beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.

FATİH YAMAN

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben ne mazide ne an itibariyle ne de gelecekte bir terör örgütü sempatizanı olmadım ve olmayacağım. Vatanına aşık bir insanım. Bugüne kadar mesleki başarıları takdir edilmiş bir eğitimciyim. Mesleğimi bugüne kadar en iyi şekilde ifa etmeye çalıştım. 15 Temmuz darbe girişiminden haberdar olmadığım gibi bu örgütün bir parçası değilim. Anayasaya ve demokrasiye bağlı, mili iradeye inan bir insanım. Yıllarca öğrencilerime bir Müslümanın terörist olamayacağını anlattım. Fakat ne yazık ki ben terörist suçlamasıyla getirildim. Bir insan bir suçun hem faili hem de mağduru olamaz. Ben yaşanan sürecin mağduru olduğumu düşünüyorum. 2003 yılında imam hatip olarak memuriyete başladım. Daha sonra din ve ahlak bilgisi öğretmenliğine geçiş yaptım. 2009 Temmuz’da atamadan sonra 2013’te de müdür yardımcısı olarak atamam gerçekleştirildi. Fakat illegal hiçbir yapıya dahil olmamama rağmen mesleğimden uzaklaştırıldım. Kamu görevinden ihraç edilmiş olmam hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılmıştır. Bu yöndeki isnadı kabul etmiyorum. Açığa alınmam konusunda bana bir gerekçe sunulmadı. Gerçeğin ortaya çıkacağını düşünüyorken de ihraç edildim. Mağdur oldum. Bu durumun hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılması doğru değildir. OHAL komisyonuna başvurum da inceleme aşamasındadır. 

Bylock iddiasını hiçbir şekilde kabul etmiyorum. İndirip, kullanmadım. Bu yöndeki iddia tabiri caizse kanserli bir hücre gibi kime isabet edeceği belli olmadan ortada dolaşmaktadır. Gerekli tespit yapılmadan hakkımda delil olarak sunulmasını kabul etmiyorum. Bu tespitin bir mahkumiyete esas olmasını da doğru bulmuyorum.

Ramazan Ç.’nin aleyhime beyanı kısmen doğrudur. Ben kendisini tanımam. Ama bir dönem zaman gazetesine abone olmuştum. Gazetenin dergi ekleri vardı. Ben gazeteyi, çocuklarım da dergilerden istifa etmekteydi. 

HTS kayıtlarında adı geçen Mustafa Onur’u tanımam, irtibatım olmadı. Okulun ihtiyaçları için sahibi olduğu yapı markette çalışan bir kadınla görüşmüştüm. Bu şahsın Mustafa Onur’un kızı olduğunu öğrendim. Görüşmemiz okula malzeme temini için gerçekleşmiştir. Ufuktan Yiğit okulda veliydi. Ben Hayrettin Tokadi İHL’ye geçtiğimde görüşmüştüm. Oktay Güneş okul açıldığında nakille ilgili sorular sormuştu. Görüşmeler bu sebepledir. Tahsin Özdemir’le gazete aldığım dönemde görüşmüştüm. HTS kayıtlarının terör örgütü üyesi olduğuma yönelik tespit içermediği ortadadır. Bu şahısların örgütle ilgili olduğunu bilmem de mümkün değildir.

Sızıntı dergisine aboneliğim doğrudur. Adresim ekran çıktısında yanlış yazılmıştır. Abone olduğuma yönelik iddiayı kabul ediyorum.

Bankasya hesabımı 2009’da açtırmıştım. Memur Sen Toki’ye taşınmıştım o yıl. Sitenin aidatları bu banka üzerinden yatırılmaktaydı. Yine banka temsilcileri buraya ait kredi kartı satmışlardı. Kartı da uzun sure kullandım. Tamamen bankacılık işlemleridir. Örgütün talimatı ve yönlendirmesiyle mevduat artırmadığım hesap hareketlerinden anlaşılacaktır.

 

Dernek üyeliklerim mesleğimle alakalı eğitim faaliyetlerine iştirak etmek istememden kaynaklanmıştır. Din Görevlileri Derneğine de musiki eğilimimden dolayı üye olmuştum. Yalnızca yasal bir derneğe üyeliğimin suçlama konusu yapılmasını kabul etmiyorum. Aktif Eğitim Sen’e de mesleki menfaatlerimi koruması için üye oldum. 2006’da Eğitim Bir Sen’e neden üye olduysam aynı amaç doğrultusunda Aktif Sen’e üyeliğimi gerçekleştirdim. Örgütsel bir saik tanımadım. İşim için bana bir güvence teşkil edeceğini düşündüğüm sendikanın bir gün işimden olma sebebim olacağını düşünemezdim. 20 Temmuzda sendikadan istifa ettim. Dernekten de istifa etmiştim. Ama KHK ile dernek kapatıldı. Benim suç işleme kastım olmadığı gibi temayülüm de olmamıştır. Eşim ev hanımı büyük kızım az görme engellidir. Başkalarının yardımlarıyla geçinmeye çalışmaktadırlar. Bu durum beni üzmektedir. Çocuğumun yardıma muhtaç olduğu belirlenmesine rağmen FETO/PDY soruşturmasından tutuklu olmam gerekçe gösterilerek yardım başvurumuz geri çevrilmiştir. Bana ve aileme vebal muamelesi yapılması gururuma dokunmaktadır. Ben hukukun bir vicdanı olduğunu düşünüyorum. Kaçma şüphem yoktur. Vatanımdan başka gidecek yerim yoktur.

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit