• resmi ilanlar

“KOCA KOCA ADAMLAR NİYE KIVIRIYORSUNUZ?”

2017-12-12 11:00:14

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında terör örgütünün Gerede yapılanması için yapılan yargılamada çelişkili açıklamalarda bulunan ve birbirlerini yalanlayan sanıklara sinirlenen Bolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Seyfi Han, “Koca koca adamlar niye kıvırıyorsunuz?” diyerek tepki gösterdi. Seyfi Han, sanıklara da çağrıda bulundu. Emniyette ve savcılık huzurunda verdikleri beyanları tek tek inkar eden ve beyanları birbirini tutmayan sanıklara etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmalarını hatırlatarak, “Burada halini ahvalini anlatmak yerine birilerinin yönlendirmesiyle, bunların korunmaya çalışılmasına anlam veremiyorum. Bu ülkenin gerçeği bu insanlar yıllardan beri örgütlenirken, sizin çalışmalarınız hayırseverlik adı altında gölgelenmiş olabilir. Ama insanlık tarihinin en hain, en alçak, en çirkef terör örgütünün hala Anadolu'nun saf temiz insanları tarafından korunmasını anlayamıyorum” dedi.

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında terör örgütünün Gerede yapılanması için yapılan yargılamada sanıkların çoğu emniyet ve savcılık huzurunda verdikleri beyanlarını inkar ettiler. Bolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Seyfi Han tüm sanıklara etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak alçak terör örgütüne mensup kişileri yargıya bildirmeleri gerektiğini hatırlattı.

Tutuklu sanık İbrahim Baygın, örgüt üyesi olmadığını, hayır işleri olarak eğitim alanında yardımlar yaptığını belirtti. Bolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Seyfi Han, bunun üzerine tüm sanıklara çağrıda bulunarak “66 yaşındasın. Belli ki Anadolu insanısın. Burada halini ahvalini anlatmak yerine birilerinin yönlendirmesiyle, bunların korunmaya çalışılmasına anlam veremiyorum. Bu ülkenin gerçeği bu insanlar yıllardan beri örgütlenirken, sizin çalışmalarınız hayırseverlik adı altında gölgelenmiş olabilir. Ama insanlık tarihinin en hain, en alçak, en çirkef terör örgütünün hala Anadolu’nun saf temiz insanları tarafından korunmasını anlayamıyorum. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilirsin” dedi.

İbrahim Baygın

“EĞİTİM ALANINDA HAYIRLAR YAPTIM”

Tutuklu olarak yargılanan İbrahim Baygın, “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdum. Genç yaşta babamı kaybettim. Liseyi Ankara’da okudum. İki yıl memur olarak çalıştıktan sonra İstanbul’da Mimarlık Fakültesini kazandım.1978 yılında mezun oldum. Kendi işimi kurmayı düşündüm.15 yaşından beri de kendi kararlarımı kendim vermeye çalıştım. Öğrencilik yıllarımda bir takım yoksunluklar yaşamam nedeniyle öğrencilere burs vermeye, öğrenci çalışmaları yapmaya başladım. İlçe müftüsünün de teşvikiyle dernek kurup yardım taleplerini bu dernek üzerinden organize etmeye başladım. Bir sure sonra da derneği kapattım. Ben hayırsever biri olarak eğitim alanında faaliyetler yürüten birisiyim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum öğrencilere yer sağlanması ve uygun şartlarda eğitimlerini sürdürmeleri gayesiyle cemaat olarak bilinen yapıya da yardımda bulundum. Fakat 17-25 Aralık sonrası malum yapıyla arama mesafe koydum. Ben her işimi gözler önünde yaptım.”

“KİRA GELİRLERİMİ BANKASYA’YA YATIRMADIM”

Bankasya hesabımın mevduat artışı gösterdiği iddia edilmiş. Ancak bunun temelsiz olduğunu ifade etmek isterim. Hesap hareketlerim incelediğinde 17-25 Aralık’tan sonra hesabımda artış olmadığı anlaşılacaktır. Hareketlere bakıldığında en büyük tutarın 3 bin TL. olduğu rahatça görülmektedir. 2011 ve 2012’de mevduat tutarının 300 bin TL üzerinde olduğu ama 2013 Aralık sonrasında bu rakamın 15 bin ve üzeri miktarda seyrettiği anlaşılacaktır. Bahsettiğim tarihten sonra hesap hareketlerinde görünen artışlar altın fiyatlarının artması nedeniyle mevduatımın TL bazında yükselmesinden kaynaklanmıştır. Ancak altın olarak gram miktarı artmamıştır. Benim ve eşimin 16 adet gayrimenkul kiramız bulunmaktadır. Bu gelirlerin hiçbiri Bakasya’daki hesaba aktarılmamıştır. Yine eczane vs gelirlerimizin getirileri de bu mevduat hesabımda muhasebeleştirilmemiştir.

Benim Sızıntı isimli dergiye 2011’den sonra herhangi bir aboneliğim bulunmamaktadır. Zaman Gazetesi aboneliğimi de 2013’ten sonra sonlandırmıştım. Ancak ben sonlandırmış olmama rağmen önceki kimlik ve adres bilgileri üzerinden gazete tirajının düşmemesi kaygısıyla gazete bırakılmış olabilir. İradem dışında gerçeklesen böyle bir eylemi kabul etmiyorum.

“DİNİ SOHBETLERE KATILMADIM”

Ben hayatımın hiçbir döneminde dini sohbete iştirak etmedim. Örgüt veya cemaat adı altındaki bir gruba himmet vermediğim gibi himmet toplantısına da şahitlik etmedim. Dolayısıyla benim toplantıya katıldığım ve himmet verdiğime ilişkin iddiaları kabul etmiyorum.

Kardelen Eğitim A.Ş. isimli şirket topluma hizmet etmek ve öğrenci çalışmaları yapmak için kurulan bir şirketti. Ben de bu gayeyle ortak oldum. Kuruluş aşamasında neredeyse tüm siyasiler tarafından desteklenip tasvip edilmişti. Daha sonradan örgüt olduğu ortaya çıkan yapı ile siyasi iradenin ayrıştığı tarihte biz de şirketin tasfiyesine karar verdik. Ancak işçilerin çıkarılması, uzun sureli kiralanan yerlerin kira akitlerinin sonlandırılması gibi sebeplerle tasfiye işlemleri uzadı. Eşimin üzerine kayıtlı gayrimenkulde kiracı olan erkek yurdunun boşaltılmasını istedim ve bu tarihten sonra da öğrenci alınmadı. Şirket ortaklarından Eşref Zeftçi ve Demiray Kayar hisselerini devretti. Örgüt olarak bilinen yapıya destek olmak gibi gayeyi gerçekleştirmeye çalışmadık.

“ASYA TERMAL’E DİNLENMEK İÇİN GİTTİM”

Asya Termalde 10-12 ocak 2014’te konakladığım doğrudur. Burada bir devre mülküm bulunmaktadır. Bu nedenle termal otele gitmekteydim. Belirtilen tarih benim dönemin değilse de fiyat farkı vererek kalınmaktaydı. İlçeye yarım saat mesafede olduğu için dinlenme maksadıyla gitmiştim. Herhangi bir toplantıya katılmadım.

Çocuğumu örgüte muzahir olduğu belirtilen okula gönderdiğim doğrudur. İmam hatiplerin onunun kesildiği ve 28 Şubat surecinin yaşandığı dönemde okul bulamadık ve buraya kaydettirdik. 204’te mezun oldu.

“BEN DERNEĞE DEĞİL, DERNEK BANA PARA YATIRDI”

Bolu Detay Mimarlık Mühendislik Derneğine yardımda bulunduğum iddiasında bulunulmuştur. Bu iddia söz konusu dernekle aramda gerçeklesen para transferine yanlış anlam verilmesi nedeniyle oryaya çıkmıştır. Dernek benim ortağı olduğum bir gayrimenkulde kiracıydı. Kira gelirimi de hesabıma aktarmaktaydı. Benim derneğe bir yardımım değil derneğin bana havalesi mevcuttur. Bu para transferinin yanlış değerlendirilmesi nedeniyle aleyhime bir şüphe olarak gösterilmesini kabul etmiyorum.

“DERNEĞİN BAŞKAN VE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ DAHİ SORGULANMIYOR”

GESİAD isimli işveren derneğine üye olduğum doğrudur. Derneğin faaliyetleri 17-25 Aralık’tan sonra sonlandırıldı. Resmi tasfiye tarihi 12.06.2014’tur. Dernekte başkanlık ve yönetim kurulu üyeliği yapanlar dahi soruşturulmuyorken khk ile kapatılmamış bir derneğin aleyhime suçlama olarak gösterilmesini kabul etmiyorum. Ben bylock kullanıcısı değilim. Ölçütlerin hiçbirinin benim bakımından sağlanmadığını düşünüyorum. Hayatım boyunca eğitim faaliyetlerine destek olmaya çalıştım. Kendi isteğimle teslim oldum. 17 aydır tutukluyum. Beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum.

Kemal Arkut

“TABİR-İ CAİZE DARBE ŞAHSIMA YAPILMIŞTIR”

Kardelen A.Ş.’nin de hissedarı olan, şu an tutuklu olarak yargılanan Kemal Arkut “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain darbe girişimini hiçbir şekilde tasvip etmiyorum. Ben de bu girişimin sonuçlarını diğerleri kadar çok yaşıyorum. Tabir-i caize darbe şahsıma yapılmıştır.  Ailem, eşim ve işim teşebbüsten olumsuz etkilenmiştir. Devletime ve milletime yardımcı olmak için bildiğim her şeyi samimice anlattım. Adalete güvendim. Hayatım boyunca iyi bir insan olarak eğitim faaliyetlerine yardım etmeye çalıştım. Bunun için Kardelen A.Ş.’yi arkadaşlarımla birlikte kurdum. Toplumun sorunlarına ilgisiz kalmak istemedim. O dönemde neredeyse siyasilerin tamamı bizim bu çabamıza destek vermekteydi. Eğitime katkıda bulunmak dışında bir amaç taşımadık. 17-25 Aralık’tan sonra şirketten ayrılmak istediğimi ifade etim. Ancak şirketi devredecek birini bulamadık. Bu tarihten sonra da dershaneye yeni kayıt alamadık. Erkek yurdunu da kapatmıştık. Resmi kapanış 2016 Şubat’tır. Resmi müracaatımızı bir yıl önce yapmıştık. İşçilerin tazminatlarının tamamını vererek küçülmeye gittik. Devredecek kimseyi bulamayınca diğer hissedarların hisselerini Recep Yıldız’la devraldık. Bunu tasfiye için bir yöntem olarak gördük.

“DİNİ HASSASİYETLERİM NEDENİYLE BANKASYA’DA HESAP AÇTIRDIM”

Bankasya’da bulunan hesabıma bir miktar yatırdığım doğrudur. Ben bu bankayı dini hassasiyetlerim nedeniyle tercih etmiştim.  Aralık 2013’ten sonra mevduat artışı iddiası doğru değildir. Zira 2011-2012 yıllarındaki hesap hareketi incelendiğinde o dönemde bakiyemin 150 bine kadar çıktığı görülecektir. Talimat ve yönlendirme doğrultusunda finansal destek sağladığım iddiasının herhangi bir temeli bulunmamaktadır.

“İNDİRİM KAMPANYASI İÇİN ASYA TERMAL’E GİTMİŞ”

Asya Termal Otel’de 10-12 Ocak’ta konakladığım doğrudur. O dönemde indirim kampanyası bildiğini almıştım. Otel ilçeye 60-70 km olduğu için turistik amaçlı konaklama için buraya gittim. Bir toplantı yada organizasyona şahit olmadım. Bu nedenle buraya strateji toplantısı için gittiğime yönelik iddiayı kabul etmiyorum. Çocuklarımı örgüte müzahir okullara gönderdiğim iddiasında ise oğlum gittiği okulda birtakım problemler yaşadı. Kendisine yeni bir okul arayışımın makul karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Kızım da üniversite sınavında coğrafya bölümünü okumak istiyordu. O dönemde bu bölüm Fatih Üniversitesi’nde vardı. Burayı burslu kazanmıştı. Bunun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

“DERNEK KENDİ KARARI İLE FESH OLDU”

Zaman Gazetesi aboneliğimi 17-25 Aralık’tan sonra sonlandırdım. Belki yeni kayıtlarında ismim silinmediği için abone olarak görülüyor olabilir. Abone olmadığımı belirtmek isterim. Her ne kadar İbrahim Baygın benim dini sohbetlere katıldığımı iddia etse de ben hiç katılmadım. GESİAD’a 2010 da üye oldum. Ancak dernek kendi kararı ile fesh olunmuştur. Darbe teşebbüsü öncesinde kapatılan bir dernek üyeliğinin aleyhime kullanılmasını kabul etmemekteyim. Tanık beyanları da duyumdan ibarettir. Hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Bilmeden cemaat adlı yapının içinde bulunmuş olabilirim,  pişmanım. 17 aydır tutukluyum. Beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum.”

“KOCA KOCA ADAMLAR NİYE KIVIRIYORSUNUZ?”

Mahkeme Başkanı Kemal Arkut’a “İbrahim Baygın tüm ortakların toplantılara katıldığını söylüyor. Sen reddediyorsun. O halde biriniz yalan söylüyor” dedi.

Sanık Kemal Arkut bunun üzerine “Ben kesinlikle katılmadım. Diğer ortakları bilemem” şeklinde cevap verdi. Aynı sorunun İbrahim Baygın’a sorulması üzerine de Baygın “Katılmadım diyorsa öyledir. Ben katılıyor gibi düşündüm” diyerek cevap verdi. Mahkeme Başkanı bu cevaplara sinirlenerek “koca koca adamlar niye kıvırıyorsunuz? Katıldıysanız katıldık deyin. Biriniz yalan söylüyor” dedi.

Mustafa Demirağ

“NAFAKAMI ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞTIM”

Kardelen A.Ş. çalışanı olan ve tutuklu olarak yargılanan Mustafa Demirağ “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 202 yılında AİBÜ iktisat bölümünü kazandım. 2007’de mezun oldum. Aynı yıl Bolu Fem Dershanesinde ön muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladım. 2008’de de Gerede’de Kardelen Eğitim A.Ş.’de çalışmaya başladım. Ancak hayalim mali müşavir olmaktı. Bu yüzden sınavlara hazırlandım. Bu dönemde nafakamı çıkarmak için şirkette çalışmaya devam ettim. Şirkette çalışma sebebim ihtiyacımı karşılamak, iaşemi çıkarmaktı.

HTS kayıtlarının aleyhime kullanılasını kabul etmiyorum. Ben şirkette çalıştığım süre boyunca 5 adet hat alıp kullandım. Hatların büyük çoğunluğunu şirket işleri için kullanmaktaydım. Sonu 00 27 ile biten benim şahsi hattımdır. Bu hat üzerinden iletişim bulunmadığı tespit olunmuştur. Diğer hatlarla yapılan görüşmelerin benim tarafımdan yapıldığı tespit edilmemiştir. Yapılan görüşmeler de işle alakalıdır. İçeriği belli olmayan bu görüşmelerin aleyhime delil olarak kabul edilmesini kabul etmiyorum. Bylock kullanıcısı olduğumu kabul etmiyorum. Ben kullandığım telefonuma böyle bir program indirmedim. Suçsuzum. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

KATALOG EVLİLİĞİ YAPMADIĞI İÇİN DIŞLANDIĞINI SONRADAN REDDETTİ

Mustafa Demirağ’ın Emniyet ve Savcılıktaki ifadesinde “Yapı dışından biriyle evlenmem nedeniyle sıkıntı çıkardılar. Eşim bunlara karşı önyargılıydı. Sohbetlere gitmemde sorun yarattı. Bu nedenle ara ara toplantılara katılıyordum” şeklindeki ifadeleri hatırlatıldı. Demirağ bu ifadeleri yalanlayarak, “Eşim harem selamlık uygulaması nedeniyle iş yerine gelmek istemiyordu. Önceki ifademde sıkıntı çıkardılar cümlemin bu şekilde anlaşılmasını isterim. Eşimin sohbetlere gitmeme engel olduğuna yönelik beyanım olmadı. Kastım işyerindeki toplantılara gitmemi istemediği şeklinde beyanda bulunmaktı” dedi. Mahkeme Başkanının “Siz işyerindeki toplantılara sohbet mi diyorsunuz?” şeklindeki sorusuna da “Ben toplantı demiştim. Emniyette sohbet olarak algılanmış, öyle yazılmış” diyerek cevap verdi.

“BEN CEMAAT DEMEDİM, ŞİRKET DEDİM” SAVUNMASI

Emniyette “Cemaat imamı olarak hiyerarşik sıralamanın en üstünde Yunus Gürsoy vardı. Ondan sonra yerine Yavuz Şen geldi demişsin. Bu ifadelerim doğru mu?” sorusuna ise “Ben bunu şirketle alakalı söyledim. Cemaat yapılanması için demedim. Şirkette genel sekreter Yunus Gürsoy’du. Daha sonra onun yerine Yavuz Şen geldi dedim” ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanının “Cemaat imamı ifadesi de sana ait. İşyerine cemaat demiyorsunuz herhalde” sorunu da reddeden Demirağ “Hayır ben şirketin hiyerarşik yapısından bahsettim. Cemaatle ilgili bir şey bilmiyorum” dedi.

BYLOCK İÇİN SÖYLEDİKLERİNİ DE REDDETTİ

Emniyette ve savcılıkta da Yavuz Şen’in bylock yüklediği ve oradan görüşmeler yapacaklarını söylediği ile ilgili ifadelerini mahkemede reddederek, “Emniyette Yavuz Şen’in bylock yüklediğini söylemem için baskı oldu. Savcı huzurunda da tekrar ettim. Yavuz Şen’in bylock yüklediğine ilişkin doğru değildir” dedi.  

 

 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

Tasarım ve Programlama: Piskevit