
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı Ocak ayı enflasyon rakamları, kamu çalışanları ve emekliler açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Türkiye Kamu-Sen Bolu İl Başkanı ve Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanı Furkan Özübek, daha yılın ilk ayında maaş artışlarının enflasyon karşısında etkisini yitirdiğini ifade etti.
Resmî verilere göre ocak ayında mal ve hizmet fiyatlarının ortalama yüzde 4,84 oranında arttığını, yıllık TÜFE'nin ise yüzde 30,7 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Özübek, “TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılının Ocak ayı enflasyon rakamları, milyonlarca memur ve emeklinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı bir kez daha bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Resmî verilere göre ocak ayında mal ve hizmet fiyatları ortalama %4,84 oranında artmış, yıllık TÜFE ise %30,7 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, daha yılın ilk ayında 2026 için hedeflenen %16'lık enflasyonun üçte birine ulaşılmış, hedeflerin yine kâğıt üzerinde kalacağı açıkça görülmüştür. Bu tablo, enflasyonla mücadelede uygulanan politikaların kamu çalışanları ve emekliler açısından ne denli yetersiz kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.
Ocak ayında memur ve emeklilere 6 aylık dönem için yüzde 11 maaş artışı yapıldığını ve brüt 1000 TL seyyanen ödeme verildiğini belirten Özübek, “Ocak ayında memur ve emeklilere 6 ay için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak henüz ilk ayda gerçekleşen %4,84'lük enflasyon, bu artışların piyasa gerçekleriyle örtüşmediğini, yapılan düzenlemenin daha baştan etkisini yitirdiğini açıkça göstermektedir. Maaş artışları, daha cebe girmeden enflasyon karşısında erimiştir. Ocak ayında ortaya çıkan bu yüksek enflasyon, milyonlarca kamu çalışanı ve emekli için önümüzdeki beş ay boyunca eriyen maaşlar, daralan bütçeler ve daha da ağırlaşan bir hayat mücadelesi anlamına gelmektedir. Aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan geniş bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesi, kabul edilebilir bir durum değildir. Bir yanda her geçen gün zorlaşan geçim şartları, diğer yanda hızla yok olan alım gücü, kamu çalışanları ve emeklileri adeta ekonomik bir çıkmaza sürüklemektedir” ifadelerini kullandı.
Özübek, yüksek enflasyonun önümüzdeki aylarda kamu çalışanları ve emekliler için daha ağır bir geçim tablosu anlamına geldiğini belirterek, aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. “Yılbaşında Türkiye'nin dört bir yanında yaptığımız uyarılarda, memur ve emekli maaşlarının ekonomik gerçeklere göre yeniden belirlenmemesi durumunda ortaya adil ve sürdürülebilir bir maaş politikasının çıkmayacağını açıkça ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada, sadece bir aylık enflasyonun, altı aylık maaş artışının önemli bir bölümünü silip süpürmesi, enflasyon hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkarması, memur ve emeklinin nefes alacak hâlinin kalmadığını net biçimde göstermektedir. Bu gidişata mutlaka dur denilmelidir.” dedi.
Enflasyonla mücadele adına sabit gelirlilerin alım gücünün feda edilmesini eleştiren Özübek, “Ekonomiyi soğutmak ve enflasyonu düşürmek adına dar ve sabit gelirlilerin alım gücünü feda etmek ne sosyal adaletle ne de toplumsal vicdanla bağdaşmaktadır. Açıklanan bu rakamlar, memur ve emeklinin korumasız bırakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysa adil bir paylaşım, iyi günlerde geliri, zor zamanlarda ise külfeti birlikte paylaşmaktan geçer. Ülke büyürken pastadan hak ettiği payı alamayan memur ve emekliler, enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden olmaktadır. Bu nedenle acilen; Memurlara ek zam yapılması, Bu artışın refah payı ile desteklenmesi, Önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyonun doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılması uygulamasına geçilmesi zorunludur” şeklinde konuştu.
Özübek, aksi halde 2026 yılının memur ve emekliler açısından ekonomik açıdan en zor yıllardan biri olacağını belirterek, yetkilileri maaşları enflasyon karşısında eriyen kamu çalışanları için acil düzenleme yapmaya çağırdı. Haber Merkezi






























Fuat Bayramoğlu
BİR İNSAN, BİR ŞEHİR, MİLYONLARCA DUA: TEŞEKKÜRLER İZZET BABA
Ayşe KUDU
BİLİNÇALTIMIZIN TRAFİK HALİ
Fatma Marmara
CUMHURİYETİMİZİN 100. YILI KUTLU OLSUN
Mehmet İşgörücü
YÜZÜNCÜ YILDA BOLU’DA TİYATRO
Duygu Güler
HOŞGELDİN ATAM
Hikmet Baydar
DÖVİZDE SON DURUM..
Tahir Semih Özçelik
VİZYON VE İNOVASYON
Rahmi Tamer Özçelik
PİŞMANLIK
Genc-i Nihan
GLOBALLEŞEN DÜNYADA NORMALLEŞEN TERİM ‘FAİZ’
Ekrem Çetinkaya
YATA YATA
Fevzi Saçlı
ÇÖPE ATILMA KORKUSU SARDI BENİ
Kemal Bilsel Sarısözen
MAKULU GÖREMEYEN DÜŞÜNCENİN,NE ÖNÜNDEN, NE DE ARKASINDAN GİDİLİR
Mehmet Korkusuz
KORKUSUZ YORUM
Fatma Kubilay
TÜRKMENLER’İ YALNIZ BIRAKMAYALIM….
M. Cengiz Poyraz
MİRAP MI, SAHNE Mİ? CÜBBE Mİ, KOSTÜM MÜ ?
Ebru Eyvazoğlu
AK PARTİ, CEMAAT VE BİZ
Dr.Ahsen SAÇLI
ENERJİDE TOPLUMSAL MALİYET
Murat Çelik
Bolu’nun şovmen vekilleri!