• resmi ilanlar

TESUD Başkanı Yamaner'den 18 Mart Mesajı

17/03/2026 12:46

TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner, 18 Mart Çanakkale Zaferi mesajında “Atatürk'süz Çanakkale anlatılamaz” diyerek savaşın perde arkasını ve Türk milletinin destansı direnişini anlattı.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Bolu Şube Başkanı, Kıbrıs Gazisi E. P. Kd. Bnb. Ahmet Şerafettin Yamaner, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla kaleme aldığı yazıda, Çanakkale Savaşı'nın tarihsel önemine, Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri dehasına ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine dikkat çekti.

TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü vesilesiyle kaleme aldığı “Mustafa Kemal Atatürk ve Çanakkale Savaşı Türk'ü Dünyaya Tanıtmıştır” başlıklı yazısında, Çanakkale ruhunun yalnızca bir zaferin değil, aynı zamanda milletin inanç, fedakârlık ve vatan sevgisinin simgesi olduğunu vurguladı.

Yamaner, yazısının başında aziz şehitleri ve ebediyete intikal eden gazileri rahmet ve minnetle andıklarını belirterek, “Kutsal vatan toprağının bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden, isimlerini kalbimize yazdığımız aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“ÇANAKKALE ZANNEDİLDİĞİ GİBİ 1915'TE BAŞLAMADI”

Çanakkale Savaşı'nın yalnızca 1915 yılıyla sınırlandırılamayacağını ifade eden Yamaner, Mustafa Kemal'in bölgeyle bağının daha önceye dayandığını anlattı. Yamaner, “Çanakkale Savaşı, zannedildiği gibi 1915'te başlamadı. Aslında Mustafa Kemal, 1911-1912 Trablusgarp Savaşı'ndan döndükten sonra, askeri ateşe olarak Sofya'ya gitmeden önce Çanakkale Boğazı'na atandı. Kader adeta onu buraya getirmişti” dedi.

Mustafa Kemal'in Çanakkale'yi yıllar öncesinden tanıma fırsatı bulduğunu belirten Yamaner, bunun tarihin akışını değiştiren süreçte önemli bir detay olduğuna işaret ederek, “Üç yıl sonra tarihin akışını değiştireceği Çanakkale'yi, üç yıl önceden tanıma fırsatı yakalamıştı” sözlerine yer verdi.

 

“İTİLAF DEVLETLERİ BOĞAZI GEÇMEK İÇİN BÜYÜK TAARRUZ BAŞLATTI”

Yamaner, 18 Mart 1915'te İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u ele geçirmek, boğazların kontrolünü sağlamak ve Rusya'ya güvenli bir ikmal hattı açmak amacıyla Çanakkale Boğazı'na yöneldiğini belirtti. Yazısında, “İngiltere, Fransa ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkenin bir araya gelerek oluşturdukları İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun başşehri İstanbul'u almak, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek ve Rusya ile güvenli bir askeri ikmal yolu açmak maksadıyla Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

Deniz harekâtında yaşanan ağır kayıplara dikkat çeken Yamaner, Türk savunmasının savaşın seyrini değiştirdiğini ifade etti. Yamaner, “Boğazı geçmek için büyük bir taarruz başlattılar. Müttefik donanmasının üç zırhlısı, Nusret Mayın Gemisi tarafından boğaza döşenen mayınlara çarparak ve tabyalardan yapılan top atışlarıyla battı. Ayrıca İtilaf Devletleri'nin iki muhrip ve yedi mayın tarama gemisi de batırıldı” dedi.

Yamaner, bu kayıpların ardından düşman kuvvetlerinin savaş gücünün ciddi şekilde zayıfladığını belirterek, “800 askerini de kaybedince donanma savaş gücünün üçte birini yitirdi” ifadelerini kullandı.

 

“DENİZDEN GEÇEMEYENLER BU KEZ KARADAN SALDIRDI”

Denizden sonuç alamayan İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yapmaya başladığını kaydeden Yamaner, bu aşamada Mustafa Kemal'in askeri öngörüsü ve liderliğinin belirleyici olduğunu vurguladı. Yamaner, “Çanakkale Boğazı'nın denizden geçilemeyeceğini anlayan İtilaf Devletleri, 25 Mayıs 1915'te Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yapmaya başlayınca, Çanakkale savaşlarında askeri bir deha olarak ön plana çıkan Yarbay Mustafa Kemal'in çok isabetli ve ileri görüşlü muhakemesi neticesinde hedeflerine ulaşamadılar” dedi.

 

“BEN SİZE ÇEKİLMEYİ DEĞİL, ÖLMEYİ EMREDİYORUM”

Çanakkale'nin en kritik anlarından birine de değinen Yamaner, Conk Bayırı'nda verilen tarihi emrin savaşın dönüm noktalarından biri olduğunu ifade etti. Yazısında, “Çanakkale Savaşı'nda Conk Bayırı bölgesinde askerin cephanesi bitmek üzere iken, üstün düşman kuvvetleri karşısında daha uygun bir arazide savaşmak için geri çekilmekte olan askere, ‘Ben size çekilmeyi değil, ölmeyi emrediyorum. Cephaneniz yoksa süngünüz var. Mevzi al' komutu ile asker geri çekilmemiş, mevzi alarak düşman taarruzları durdurulmuştur” sözlerine yer verdi.

Bu emrin yalnızca askeri bir komut olmadığını, aynı zamanda Türk askerinin vatan sevgisini ve komutanına duyduğu güveni ortaya koyduğunu belirten Yamaner, “Bu tarihi ve dahiyane emri hangi ülkenin askeri ölümü göze alarak yerine getirebilir? Türk askerinin komutanına olan güveni ve vatan sevgisi işte budur” ifadelerini kullandı.

 

“ATATÜRK'SÜZ ÇANAKKALE ANLATILAMAZ”

Yamaner, yazısında Çanakkale Zaferi'nin Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri liderliğinden ayrı düşünülemeyeceğini de açık şekilde vurguladı. “Bir ordunun kudreti, zabıtanın ve komuta heyetinin kıymetiyle ölçülür” diyen Yamaner, “Atatürk'süz Çanakkale anlatılamaz” sözleriyle, zaferin arkasındaki liderlik gücüne dikkat çekti.

Çanakkale'nin yalnızca bir cephe başarısı olmadığını, Türk milletinin karakterini bütün dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Yamaner, “Çanakkale Savaşı Türk'ü dünyaya tanıtmıştır” dedi.

 

“TÜRK MİLLETİ ZORLUKLAR KARŞISINDA NASIL KENETLENDİĞİNİ GÖSTERDİ”

Yazısında Çanakkale ruhunun bugün de yol gösterici olduğunu ifade eden Yamaner, bu büyük destanın milletin bağımsızlığa olan bağlılığını tüm dünyaya gösterdiğini kaydetti. Yamaner, “Çanakkale Savaşı, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk milletinin hangi zorluklara göğüs gerebileceğinin en güzel örneklerinden birini göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu.

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel:   Faks: