• resmi ilanlar

Çatı sanıkları yargılanıyor (15)

2017-07-28 16:18:16

“İTİBARSIZLAŞTIRILMA ÇALIŞMASI YAPILIYOR” *Tutulu olarak yargılanan Highway Alışveriş Merkezinin eski imamı Süleyman Sami Tanrıöver, Highway'de yapılan dini sohbetlerde Arapça dua ettiği iddialarını reddederek “Ben imam olduğum dönemlerde Highway'de düzenlenen özel organizasyonlara davet edilir ve icabet ederdim. Buralarda gerekmesi halinde Arapça dua ettiğim de doğrudur. Ancak gerçekleştirilen bu özel organizasyonların sahipleri herhangi bir gruba üye değillerdi” dedi. *İşadamı Şafak Teke de mütevelli olduğu ve örgüte maddi destek sağladığı iddialarını reddederek, “Ben 20 yıla yakın süre boyunca oto galericiliği ve traktör bayiliği yapmış olmam sebebiyle çok geniş bir çevreye sahip oldum. Basının sanki suçluymuş gibi hakkımda haberler yapılması ve beni o şekilde lanse etmesini şahsımı itibarsızlaştırma çalışması olarak algılıyorum” dedi.

 

 

 

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturması kapsamında Bolu Karaçayır Nikah Salonu’nda görülen duruşmalar devam ediyor. Perşembe günü öğleden sonra görülen duruşmada 4 sanık ifade verdi. Polislerin duruşmalarının 3 Ağustos’ta başlayacak olması nedeniyle duruşmalara 1 hafta verildi. Çatı sanıklarının duruşmaları 7 Ağustos tarihinden itibaren devam edecek.

 

Süleyman Akkaya

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Süleyman Akkaya “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Öncelikle 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetlediğimi belirtmek istiyorum. Bu darbe teşebbüsü sonrasında şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı gazilerimize şifa dilerim.

Ben Bankasya’daki hesabımın toplu taşımacılıkta kullanılan dıt kart uygulamasından yararlanmak amacıyla açtırmıştım. Bolu’da toplu taşıma araçlarını kullanan herkesin bu hesabı açma zorunluluğu vardı. Ben de bu ihtiyaç sebebiyle adı geçen bankada hesabı açtırmıştım. Hesabımda kartı kullanmanın dışında herhangi bir hareketlilik olmadığını dosya içindeki raporlara baktığınızda fark edeceksiniz.

“ÇOCUĞUMU HİJYENİK ŞARTLAR NEDENİYLE FATİH KOLEJİNE GÖNDERDİM”

İddianamede çocuğumu örgüte müzahir okullara gönderdiğime yönelik suçlamalar yer almaktadır. Benim çocuğum astım hastasıdır. Hijyenik şartlarda bulunması gerekmektedir. Ben çocuğumun hastalığı sebebiyle maksimum hijyen şatlarına haiz okul arayışı içine girdim. Bolu’da bulunan Gürtan Kolejinin fiziki şartları, eğitim almasına uygun olmadığından çocuğumu göndereceğim okul olarak Fatih Kolejini tercih ettim.  Bu okulu tercih etmem çocuğumun sağlık durumu nedeniyledir. Bolu’da bulunan Gürtan Koleji yeni binasına taşındıktan sonra çocuğumun kaydını Fatih Kolejinden bu okula aldığımı belirtmek isterim. Bunun dışında bir amacım söz konusu değildir. Bu hususun aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“DERNEK ÜYELİĞİMİ HATIRLAMIYORUM”

Köy ve Kırsal Kesimi Bilinçlendirme Ve Yardımlaşma Derneğine üye olup olmadığımı hatırlamıyorum. Ancak bu derneğin hayvancılık ile ilgili eğitimler verdiğini biliyorum. Bu eğitimlerden yararlanmak için üye olmuş olabilirim. Fakat faaliyetlerine katılmadım, aidat ödemesinde bulunmadığım gibi bağış da yapmadım. Abant Çalışanlar Derneğine üyeliğim yoktur. Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bu derneğe herhangi bir bağışta bulunmam söz konusu değildir. Bu hususu dikkatinize sunmak isterim.

“SIZINTI İSMİNİ İDDİANAMEDEN DUYDUM”

İddianamede Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi abonesi olduğuma yönelik husus yer almaktadır. Net şekilde ifade etmeliyim ki ne gazeteye ne de ismini ilk kez iddianamede duyduğum Sızıntı dergisine aboneliğim söz konusu değildir. Üyeliğime ait ekran çıktısında yer alan adres bilgileri ve cep telefon numarası bana ait değildir. Bu sebeple atılı suçlamayı kabul etmiyorum.

“OKTAY GÜNEŞ KOMŞUMDUR”

Oktay Güneş’in evinde ele geçirilen kurban ve himmet listesinde ismimin nasıl yer aldığına dair bilgim yoktur. Kendisini komşum ve köylüm olması sebebiyle tanırım. Ancak bahsi geçen listede oğlum için referans olduğum ve kurban kesildiği, kurban borcunun ödenmediği yer almıştır. Bunun ne şekilde yer aldığını bilmiyorum. Suçlamayı kabul etmiyorum

“ABİM KARINCAYI BİLE İNCİTMEZ”

Abim Selman Akkaya’nın yargılaması yapılan bu dosya içinde sanık olarak yer alması benimle ilgili düzenlenen iddianamede aleyhe bir husus olarak gösterilmiştir. Bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum. Böyle bir abim olduğundan dolayı gurur duyuyorum. Abim kişilik özellikleri olarak karıncayı dahi incitmekten çekinecek bir insandır. Bu hususu bilginize sunmak isterim.

“DEMOKRASİ NÖBETİ TUTMUŞ İNSANLARDAN BİRİYİM”

2 Ekim 2016’da evimde yapılan arama sonrasında çocuklarımın gözü önünde gözaltına alındım. 5 gün süreyle hijyenik şartların sağlanmadığı küçük bir alanda 14 kişiyle birlikte gözaltında tutuldum. Bu durum sağlığım açısından mağduriyetler yaşamama sebep olmuştur. Ben 15 Temmuz sonrasında cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine meydanlara koşmuş ve demokrasi nöbeti tutmuş insanlardan biriyim. Bu sebeple örgüt üyesi suçlamasıyla karşı karşıya kalmayı kabul edemiyorum. Ben herhangi bir örgütün üyesi değilim. Beraatımı talep ediyorum.

 

Süleyman Arı

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Süleyman Arı, “Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum. 2 Eylül 2016 tarihinde gözaltına alınmıştım.  6 Eylül 2016 tarihinde ise savcı huzurunda ifadem alındı. Burada nezarette geçirmiş olduğumuz zor günler ve yaşamış olduğumuz mağduriyet sebebiyle kendimi net ifade edememiştim. Kollukta ve savcılıkta vermiş olduğum ifadelerimin zapta tam olarak geçirilmemiş olduğunu ancak iddianame düzenlenip inceleme fırsatı bulduğum sırada anladım. Beyanlarımın eksik zapta geçirildiğini fark ettim.

“BENİMLE AYNI ÖZELLİKTE KİŞİLERE TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ”

Kurban listesinde ismimin ne şekilde yer aldığına ilişkin kendimi net ifadeyle ortaya koyamadığımı düşünüyorum. Zira bu listede ismi yer alan diğer kişilerin haklarında yapılan soruşturma sonrasında takipsizlik kararı verildiğini öğrendim. O şahıslarla aynı özellikleri taşımama rağmen hakkımda iddianame düzenlenmiştir. Huzurunuza kendimi ne olarak ifade etmek amacıyla iddianamede aleyhime yer alan hususlara değinmek istiyorum.

“DERNEĞİN FAALİYETLERİNE DEVAM ETTİĞİNDEN DAHİ HABERDAR DEĞİLDİM”

İddianamede benim Abant Çalışanlar Derneğine üye olduğum ve yönetim kurulu üyeliği yaptığım yer almaktadır. Ben futbolu seven ve oynayan bir insanım. Bolu ilinde kurumsal halı saha turnuvalarını öğrenince katıldım ve geniş bir çevre sahibi oldum. Bu turnuvalar sırasında edindiğim arkadaşlarım çeşitli sosyal faaliyetler düzenleyebileceğimiz bir dernek kurmayı teklif etmişlerdi. Ben de derneğin ismi ve faaliyet alanlarının belirlenmesi için yapılan ilk toplantıya katıldım. Fakat sonra bu arkadaşlarla görüşme imkânım olmadı. Derneğin düzenlediği çeşitli faaliyetler basında yer almaya ve toplumda övgü görmeye başladı. Ben de üye olmamın sakıncalı olmadığı kanaatine varmıştım. Ne zaman olduğunu hatırlayamamakla birlikte 2009 yılı içinde çalıştığım kuruma derneğin karar defterinin getirildiğini ve benim buraya bir kaç imza attığımı hatırlıyorum. Dosyada yer alan üyelik formunu da bu sırada imzalamışımdır. Ancak derneğin faaliyetleri sebebiyle takdir görmesi ve tanınan, saygı duyulan kişilerin bu dernek üyesi olması sebebiyle dernek içinde yer almamın olumsuz bir sonuç doğurmayacağı kanaatindeyim. Son derece halis niyetlerle gerçekleştirdiğim bu üyeliğin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasını kabul edemiyorum. Bu derneğin yönetim kurulu üyeliğinden 2010 yılında ayrıldığıma dair kayıt mevcuttur. Dosyada yer alan ve Abant Çalışanlar Derneğine 2013- 2014 yıllarında iki ayrı bağış olarak yaptığım ödemeleri kabul etmiyorum. Çünkü o dönemde yaşamış olduğum ekonomik şartlar sebebiyle bahsi geçen bağışları yapmam mümkün değildir. Ben bu derneğe üyeliğimi herhangi bir aidat ve bağışta bulunmamam sebebiyle sonlandırılmış olduğunu düşünüyordum. Emniyette ifadem alındığı sırada derneğe üyeliğimin sorulması beni şaşırtmıştır. Çünkü derneğin faaliyetlerine devam ettiğinden dahi haberdar değildim. Yaptığım harici araştırma neticesinde bu derneğin KHK ile kapatılan derneklerden değil 2015 yılında kendi almış olduğu karar ile fesh edildiğini öğrendim. Bu derneğe üyeliğim hususu çok net olarak hatırlayabildiğim bir konu değildir. 2008-2010 arasında gerçekleştirilmiş olan üyeliğin yıllar sonra bir örgüt üyeliği suçlamasıyla karşıma çıkmasını kabul etmiyorum.

“AİLESİYLE KESECEĞİ KURBANA GİRMİŞTİM, ADIM OKTAY GÜNEŞ’İN EVİNDEN ÇIKTI”

Hakkımdaki isnatlardan biri de Oktay Güneş’in evinde bulunan kurban- himmet listesinde ismimin yer aldığı hususudur. Bu listede kurban kestiren olarak benim adım referans olarak Adem Topal’ın adı geçmektedir. Ben Adem Topal’ı halı saha futbol turnuvaları sebebiyle tanırım. Asker olduğum sırada iş kurma düşüncesiyle Adem Topal ile birkaç kez görüşmüşlüğüm vardır. Bu görüşmeler sırasında Adem Topal bana kurban kesip kesmeyeceğimi, keseceksem ne şekilde keseceğimi sormuştu. Ben de kendisinin ailesiyle birlikte kestiği kurbana bir hisse sahibi olarak ortak olmuştum ve vekaletimi vermiştim. Ben bu kurban kesme hadisesinin Adem Topal’ın ailesi ile keseceği kurban olarak düşünmüştüm. Ancak Adem Topal’ın bu kurbanı kesip kesmediğini bilmiyorum Oktay Güneş’in evinde yer alan listeye ismimin ne şekilde girdiğini bilmiyorum. Ancak benim Adem Topal’la yaşamış olduğum kurban hadisesi anlattığım şekilde cereyan etmiştir.

“BU GRUPLA ARAMA MESAFE KOYMUŞTUM”

Ben üzerime atılı bulunan örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum. İddianamede 2010 yılından sonra örgütle olan bağlantımın sosyal çevrem sebebiyle devam ettiğine dair bur husus yer almaktadır. Bu iddia doğru değildir. Ben 2010 yılı öncesi ve sonrasında herhangi bir örgüte üye değilim. 2010 yılı öncesinde bu grubun içinde olan kişilerle görüşmüştüm. Ancak tespit etmiş olduğum olumsuzluklar doğrultusunda eleştirilerimi de yapmış ve bu grupla arama mesafe koymuştum. 2010 sonrasında ucuz çocuk sahibi olmam nedeniyle zaten herhangi bir grup yada cemaatle görüşmem bir yol arkadaşlığı yapmam mümkün değildi. Bu sebeple iddia edildiği gibi 2010 sonrasında da di gecen yapıyla ilişkimi sürdürdüğü ithamını kabul etmiyorum. Hakkımdaki iddialar varlığından haberdar olmadığım bir dernek üyeliği ve izah ettiğim şekliyle gerçekleşmiş bir kurban kesme olayıdır. Bunun dışında herhangi bir isnat söz konusu değildir. Bu bilgiler doğrultusunda beraatımı talep ederim.

 

Süleyman Sami Tanrıöver

Tutulu olarak yargılanan Highway Alışveriş Merkezinin eski imamı Süleyman Sami Tanrıöver, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben 64 yılık yaşantım boyunca herhangi bir şekilde karakolla, adliye ile muhatap olmuş bir insan değilim. Bu yaşımda örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanıyor olmamın yarattığı şoku yaşadığı ifade etmek istiyorum. Ben 2011 -2016 arasında Highway isimli AVM’de imam olarak görev yaptım. Emekli maaşım yeterli olmadığı için ilave bir iş arayışı içine girmiştim. Highway AVM’de açılmış olan mescide imam arandığını öğrendiğimde iş başvurusunu gerçekleştirdim ve bahsettiğim gibi burada imam olarak görev yapmaya başladım. Daha sonra bu mescide Diyanet tarafından imam görevlendirilmesiyle görevim son buldu. Bu imamın izinli olduğu dönemlerde imam olarak, diğer günlerde de müezzin olarak burada çalışmaya devam ettim. Highway isimli AVM’nin ne şekilde kurulduğu sanıklardan Raşit Doğan Enhoş tarafından açıklandığı için bu hususta beyanda bulunmanın mahkemenin zamanını almaması için ilave beyanda bulunmak istemiyorum. Raşit Doğan Enhoş’un beyanlarını tekrar ederim.

“DERNEĞİN ÜYELERİ TASAVVUF MUSİKİ İCRA EDİYORLARDI”

İddianamede terör örgütü üyeliğine dayanak olarak Ümit Din Görevlileri Derneği Üyesi olduğum hususu yer almıştır. Derneğin üyeleri tasavvuf musiki icra ediyorlardı. Ben tasavvuf musiki icra etmeleri ve faaliyetleri nedeniyle cazip olabileceğini düşündüm. Ancak derneğin aktif hale getirilmesi gerekiyordu. Çok işim olmadığı için tüm işlemleri ben icra ettim. Ve dernek 2015 yılı içerisinde aktif hale geldi. Ertuğrul Fatih Tıraş’ın bu derneğe ilişkin beyanlarını kabul etmiyorum. Bu dernek kurulduktan kısa bir süre sonra, daha doğrusu kurulduğu yıl içinde almış olduğu bir karar ile kendi kendini fesh etmiştir. Benim bu derneğe ilişkin aidat ödemem, bağışta bulunmam ekonomik koşullarım nedeniyle söz konusu değildir. Bu dernek 17-25 Aralık sürecinden sonra kurulmuş bir dernektir. Örgütle bir iltisağının bulunmadığının bilinmesini istiyorum.

“BELEDİYE BAŞKANININ ÖVGÜ DOLU SÖZLERİ DERNEĞE BAĞLILIĞIMI ARTIRDI”

Köyümder isimli derneğe kendi isteğimle üye olmuştum. Bu dernek köy ve köylü ile ilgili faaliyette bulunan bir dernekti. Köy ve ziraat işleri ile ilgilenmem sebebiyle bu derneğe üyeliğim söz konusudur. Benim üye olduğum süreçte derneğin bir örgütsel faaliyetine şahit olmadım. Ayrıca bu dönemde Belediye Başkanı Aladdin Yılmaz’ın bir toplantıda derneğe ilişkin övgü dolu sözleri de derneğe bağlılığımın devamında etkili olmuştur. Abant Çalışanlar Derneğine üye olmadığımı ifade etmek isterim. Herhangi bir aidat ve bağış adı altında ödeme de bulunmadım.

“KREDİ KARTI BORCUM HİÇ BİTMEDİĞİ İÇİN HESABIMI KAPATAMADIM”

İddianamede Bankasya hesabımın olduğu hususu örgüt üyeliği suçlamasına delil olarak kullanılmaktadır. Ben bu bankaya ait kredi kartını faizsiz olması sebebiyle uzun yıllar boyunca kullandım. Hesabımda hiçbir zaman mevduat bulunmamıştır. Bu hesapta şüpheli hareketler söz konusu değildir. Kredi kartı borcum hiç bitmediği için bankada hesabımı sonlandırmadım. Masak raporunda şüpheli işlem olarak görülen Fahrittin Aydin’la gerçekleştirilmiş para transferi tamamen alacaklı olma durumumla ilgilidir. İşlem hiçbir şekilde şüpheli değildir. Şentürk Çoban’la gerçekleştirildiği söylenen 16 ayrı işlemle ilgili olarak ifade etmek isterim ki almış olduğum televizyonun ödemesi Şentürk Çoban tarafından gerçekleştirilmiştir. Masak raporunda görülen işlemler Şentürk Çoban’a tv bedeli olarak ödemiş olduğum paralardır.

“BYLOCK İSİMLİ PROGRAMI 15 TEMMUZ’DAN SONRA ÖĞRENDİM”

Ben 2016 yılı başında akıllı bir telefon almıştım. Ancak yaşım gereği teknolojik aletlere aşina olmamam sebebiyle sağlıklı şekilde kullanamadım ve 3-4 ay sonra da elimden düşürüp kırdım. Daha sonra da manuel tuşlu telefon kullanmaya devam ettim. Bu kısa süreli kullandığım akıllı telefonda hattım takılı idi. Bu akıllı telefonu 15 Ocak 2016’da aldım ve kullanmaya başladım. Benimle ilgili bylock tespiti üç gün sonra olan 18 Ocak 2016 tarihindedir. Basından öğrendiğimiz kadarıyla hazırlanmış MİT raporuna göre 2014 Eylül ayında Türkiye’den adı gecen bylock programının serverine ulaşım engellenmiştir. Yine bu rapora göre 2015 yılı Ağustos ayında örgüt üyeleri bu programı kullanmayı terk etmişlerdir. Ben yaşım gereği teknolojiye uzak olmam sebebiyle aleyhime suç isnadına sebep olan bylock isimli programı 15 Temmuz darbe girimi sonrasında basından öğrenmiştim. Ben böyle bir programı kullanmadım hatta böyle bir program tespitini de iddianameyle öğrenmiş bulunuyorum. 2014 Eylül’ünden sonra erişimi gerçekleştirilemeyen programı 18 Ocak tarihinde indirip kullanmamın nasıl olacağını sorguladığımı bilmenizi isterim. Bylock kullanmadığımı ve tespitin doğru olmadığı net şekilde dile getirmek istiyorum. Telefon numarası oğlum adına kayıtlıdır.

“DENEME SINAVLARI İÇİN ZAMAN GAZETESİ ALDIM”

İddianamede yer alan hususlardan biri de Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliğine ilişkindir. Hatırladığım kadarıyla yeğenlerimin sınavlara girecek olması ve Zaman Gazetesinin hazırladığı deneme sınavları için abone olmuştum. Bu aboneliğim 2 yıl süreyle devam etmiştir. Sızıntı’ya ise hiçbir şekilde abone olmadım. Dosyada görülen ekran çıktısındaki adres bana ait değildir. Bu kayıtta herhangi bir telefon bilgisi de yer almamaktadır. İsmim de tam olarak yazılmamıştır. Eksik yazılmıştır. Bu sebeple aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“HİGHWAY’DE KİMSEYİ HİÇBİR ŞEYE DAVET ETMEDİM”

Aleyhime tanıklığı bulunan şahıslardan Yaşar Bay isimli kişiyi tanımam. Kendisiyle hiçbir şekilde aynı ortamda bulunmadık ve iddialarında yer aldığı şekliyle Highway’de kimseyi hiçbir şeye davet etmedim. Bu sebeple şahsın beyanlarının aleyhime delil kullanılmasını kabul etmiyorum.

“ÖZEL ORGANİZASYONLARDA ARAPÇA DUA ETTİĞİM DOĞRUDUR”

Şentürk Çoban benim Ümit Din Görevlileri Derneğinin aktif hale getirilmesi sonrasındaki çalışmaları görmüş ve dernekle ilgili sualler yöneltmiştir. Derneğin çalışma şeklini anlattığımda kendisi de derneğe üye olmuştur. Şentürk Çoban perşembe akşamları Highway’de yapılan sohbetlerde yer aldığımı ve Arapça dua ettiğimi ancak sohbetleri benim gerçekleştirmediğimi söylemiştir. Ben imam olduğum dönemlerde düzenlenen özel organizasyonlara davet edilir ve icabet ederdim. Buralarda gerekmesi halinde Arapça dua ettiğim de doğrudur. Ancak gerçekleştirilen bu özel organizasyonların sahipleri herhangi bir gruba üye değillerdir. Dolayısıyla bu organizasyonların örgüt üyeliği faaliyeti çerçevesinde değerlendirilmesini ve aleyhime delil olarak kullanılmasını reddettiğimi belirtmek isterim. Temel Albayrak’ın beyanında da geçen şahısları tanımam. Bu şahıslarla aynı ortamda bulunmadım. Aleyhime söylemiş olduğu beyanları kabul etmiyorum.

“CEZAEVİ ORTAMI UYGUN YAŞAM KOŞULLARINA SAHİP DEĞİL”

Az önce ifade ettiğim gibi ben sonu 19 90 ile biten GSM hattını kullanmaktayım. HTS kayıtlarında yer alan diğer telefon bana ait değildir. Yine sonu 25 14 GSM hattı benim 3-5 sene önce kullanmış olduğum eski hattımdır. Ben ziraatla ilgilendiğimi söylemiştim. Gördes Ziraat Odası üyelerindenim. Promosyon firmalarına aracılık eder, onların siparişlerini belirttikleri adreslere gönderirim. Karşılığında da bana ödeme yaparlar. HTS kayıtlarındaki tüm kayıtların bu iş çerçevesinde yapılan görüşmeler olduğunu belirtmek istiyorum. Adnan Daylan ise çalışmış olduğum Highway AVM’den tanırım. Kendisi oradaki patronum idi. Ahmet Polat Önel’i tanımam. Oktay Güneş’i de tanımıyorum. Erol Altıntaş’ı avukat olması sebebiyle tanırım, 20 yıllık avukatımdır. Selman Akkaya’yı simaen burada tanıdım. Benden zeytin ve zeytinyağı almış olabileceğini hatırlıyorum. Son olarak 10 aydır tutukluyum. Yaşım gereği pek çok rahatsızlıklarım bulunmakta. Bu yüzden cezaevi ortamı benim için uygun yaşam koşullarına sahip değil. Hakkımda legal olan derneklere üyeliğim ve kabul etmediğim bylock kullandığıma dair iddia dışında herhangi bir somut iddianamede yer almamaktadır.  Bu sebeple üzerime atılı olan FETO PDY terör örgütüne yönelik üyelik suçlamasını reddediyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.

 

Şafak Teke

İşadamı Şaka Teke de suçlamaları reddetti: “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Vatanına milletine bağlı çevresinde itibar gören bir şahıs olarak terör örgütü üyeliği suçlamasıyla karşı karşıya olmanın verdiği rahatsızlığı yaşadığımı bilmenizi istiyorum. Ben 20 yıla yakın süre boyunca oto galericiliği ve traktör bayiliği yapmış olmam sebebiyle çok geniş bir çevreye sahip oldum. Basının sanki suçluymuş gibi hakkımda haberler yapılması ve beni o şekilde lanse etmesini şahsımı itibarsızlaştırma çalışması olarak algılıyorum. Ve aleyhime yönelik iddiaları reddediyorum. Aleyhime beyanda bulunan ve beni itibarsızlaştırmaya çalışan kişi ve kuruluşlara karşı hukuki tüm haklarımı saklı tutuyorum.

Bolu Dağı A.Ş.’nin kuruluş süreci amacı ve çalışmanın gerçekleşme şekli şirketin CEO’su Raşit Doğan Enhoş tarafından ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Beyanlara katıldığımı ve tekrar ettiğimi belirtmek istiyorum. Aleyhime tanıklığı olan Serkan Özmarka’nın beyanlarını kabul etmediğimi dile getirmek isterim. Ben şahsı Bankasya çalışanı olarak bilirim. İş ilişkisi dışında görüşmem olmamıştır. Şahıs mütevellilerin araç satışını yaptığımı iddia etmiştir. Ben araç alış ve satışı yaparım. İşyerime gelen herkesle ticaret gerçekleştiririm. Yine bu şahsın iddia ettiği gibi şahsım adına banka taraşından düzenlenmiş hiçbir plaketi almadım. Sahsa ait beyanları reddediyorum. Keza Bankasya müdürünün bu plaketlerin hazırlanış şekline ilişkin beyanlar mahkemenizce malumdur. Aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“SOHBETLERE KATILIĞIM İDDİASINI REDDEDİYORUM”

Ertuğrul Fatih Tıraş’ın örgüte kurban himmet burs adı altında yardım yaptığım ve dini sohbet toplantılarına katıldığım iddiası söz konusudur. Ben bu iddiaları reddediyorum. Zira şahıs da huzurda aleyhe beyanlarını baskı altında gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Bu hususun lehime değerlendirilmesini istiyorum.  Sadi Yıldız da dini toplantılara katıldığımı beyan etmektedir. Sadi Yıldız’ın toplantıların yapıldığını söylediği binada sohbetin gerçekleştirilmesi binanın fiziksel şartları nedeniyle mümkün değildir. Bahsedilen dönemde orada olmamın mümkün olmadığını belirtmek istiyorum.

“HİGHWAY’DEKİ SOHBETLERE HİÇ KATILMADIM”

Savaş Yıldız mütevelli olduğum beyanında bulunmuştur. Ben bu şahsın beyanlarını baskı altında ve kendisi aleyhine gerçekleştirilecek soruşturmadan kurtulma saikiyle verdiğini düşünüyorum. Savaş Yıldız’ın beyanlarının ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin başka sanıklarda beyanda bulunmuştur.  Ben Savaş Yıldız’ın beyanlarına itibar edilmemesini ve aleyhime delil olarak kullanılmamasını talep ediyorum. İnan Kalaycı isimli şahsı tanımam. Hiçbir birlikteliğim olmamıştır. Bu durumun HTS kayıtları ile tespit edilebileceğini düşünüyorum. Aleyhime yapılan tüm tanıklıkların gerçek dışı ifadeler olduğunu kesin bir dille belirtmek istiyorum. Necati Durukan 2001 2007 arası sohbetlerde beni de gördüğünü beyan etmektedir. Ben bu şahsı aynı yerdeki işletmem sebebiyle tanırım. Kendisi Highway muhasebe müdürüdür. Hiçbir ortamda hiçbir beraberliğim olmamıştır. Murat Demirok’u Highway güvenlik amiri olarak tanıdığım kişidir. Bu şahıs benim Mengen Sofrası adlı işyerinin üzerinde yapılan sohbetlere katılmadığımı beyan etmektedir. Şahsın söylemi doğrudur. Ben adi gecen yerde hiçbir toplantıya katılmadım. Şahsın beyanlarının lehime değerlendirilmesini istiyorum.

“ÇEK KARNESİ ALMAK İÇİN BANKAYA PARA YATIRIM”

İddianamede Bankasya hesabımdaki hareketlilik aleyhime delil olarak değerlendirilmiştir. Ben 2014 yılı ocak ayında 10 banka ile çalışmak istedim. Bankasyaya da çek karnesi almak amacıyla başvurmuştum. Bankasya müdürünün hesabımda hareketlilik olmaması sebebiyle karne verilemeyeceği söylemesi üzerine 6 Ocak 2014’te 6 adet bankacılık işlemi ile yaklaşık bir ay bu bankaya hesabımda kalacak şekilde para aktarımı yaptım. Ancak çek karnesi talebim yerine getirilmediği için paramı çektim ve bir daha bu banka ile bankacılık işlemi gerçekleştirmedim. Bu bankada mevduatım söz konusu değildir. Paraların tarih ve miktarları dosya içinde yer almaktadır. Masak raporunda benim Bankasya hesabımı aktif kullandığıma yönelik tespit söz konusudur. Dosya içindeki evraklardan da anlaşılacağı üzere bu doğru değildir. Ben Bankasyada bir ay süreyle bankacılık işlemleri gerçekleştirdim. Hususun aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“10 İŞLEM BENİM İŞ HACMİMİN YÜZDE 1’İ BİLE DEĞİL”

Maska raporunda şüpheli işlem olarak görülen Onurlu Yapı Malzemeleri şirketine 11 ayrı işlemle 268 bin TL gönderdiğim iddiası mevcuttur. Ben bu dönemde müteahhitlik yapmam sebebiyle adı geçen firmadan malzeme almıştım. Bu husus faturalarla sabittir. Aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum. İsmail Hakkı Özmen’in hesabına göndermiş olduğum işlem şahsın aracının satılmasına ilişkindir. Ali Aktaşoğlu’ndan tarafıma gönderilen havale yine araç satışına dairdir. Ensar Gıda isimli firmaya göndermiş olduğum 13 bin TL’lik havale araç alımına ilişkindir. Mustafa Yılmaz’dan aldığım 14 bin 700 TL tutarındaki havale araç satışına ilişkindir, noter satış faturasından anlaşılabilecektir. Abdullah Onur’a yönelik gerçekleştirdiğim iki işlem kendisinden aldığım 16 bin TL’lik borca ilişkindir. Tuna Turizm ile gerçekleştirilen işlem bir alacak ilişkisi sonrası gerçekleşmiştir. Erak Mühendislik gerçekleştirdiğim işlem ise bir kamyonet alım satımına dairdir. Noter satışı faturası mevcuttur. Bolu Dağı A.Ş.’ye gönderdiğim 37 bin 334 EFT ise burada bulunan işyerimin kira bedelidir. Masak raporunda sadece 10 işlem görülmüştür ama bu 10 işlem benim iş hacmimin yüzde 1’i bile değildir. Ben bu raporda yer alan firmaların dışında pek çok şahıs ve şirketle çalışan bir işletmeyim. Gerekirse bu husus ayrıca tespit edilebilir.

“HER KESİMDEN İNSAN BU OKULA TEVECCÜH GÖSTERDİ”

İddianamede çocuğumun Fatih Kolejine gittiği hususu yer almaktadır. Ben eğitim kalitesinin iyi olması her kesimden bu okula teveccüh gösterilmesi, bürokratlar, siyasiler ve işadamlarının çocuklarının bu okula gitmesi sebebiyle kızımın kaydını bu okula yaptırmıştım. O dönemde olumsuz bir algı söz konusu değildi. Daha sonra ortaya çıkan olumsuzluklar sebebiyle kızımı okuldan almak istedim. Ancak kızımın okulundan ve arkadaş çevresinden ayrılmak istememesi sebebiyle okuldaki eğitimini sonlandıramadık. Okul kapatılınca da devlet okuluna devam etti.

Benim dini sohbet adı altında toplantılara katıldığıma dair beyanlar söz konusudur. Ben hem emniyet hem de savcılık ifadelerimde bu tür toplantılara katılmadığımı ifade ettim. Soyut ve mesnetsiz olan bu hususa ilişkin tüm iddiaları reddediyorum. Tüm beyanlar gerçek dışıdır ve itibar edilmemelidir.

“BOSİAD BOLU’DA CİDDİ BİR NÜFUZ SAHİBİ İDİ”

Ben vatana, millete faydalı olmak çevre edinmek, müşteri portföyümü geliştirmek amacıyla BOSAİD üyesi oldum. Bu dernek çok yakın tarihe kadar Bolu’da ciddi bir nüfuz sahibi idi. Bolu ilinde bu dernek ve üyeleri itibar görmekte idi. Uzun yıllar boyunca övgü ve takdirle anılan bu derneğin yıllar sonra örgüte müzahir olarak değerlendirilip bu dernekte üyeliğim olmasının, örgüt üyeliği suçlamasına dayanak teşkil etmesini kabul etmiyorum. Bir Umut Derneği üyeliğim ile ilgili soruşturma sürecinde öğrendim.  Bu derneğe üyeliğim söz konusu değildir. Üye olduğumu hatırlamıyorum.

“SAĞLIK PROBLEMİM SEBEBİYLE ASYA TERMAL’DE KALDIM”

İddianamede Asya Termal Otelde 10-12 Ocak 2014 tarihinde gerçekleştirilen strateji toplantısına katıldığım hususu yer almaktadır. Ben sağlık problemim sebebiyle sıklıkla termal tesislere giden bir kişiyim. Bahsedilen tarihte ve önceki 5 yılda da bu tür tatilleri gerçekleştirip adı geçen otelde konakladım. 2014 yılı içerisinde geçirmiş olduğum sağlık problemleri benim bu termal otelde gerçekleştirmiş olduğum eskiye dönük tüm konaklamalarım açıklaması olacaktır. Adı geçen otelde bahsedilen tarihte hiçbir toplantıya katılmadım. Hiçbir örgütsel faaliyette bulunmadım.  Bu termal tesiste konaklamış olmamın aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“MÜTEVELLİ OLDUĞUM İDDİALARI MESNETSİZDİR”

Aleyhime yöneltilen iddialardan birisi de örgütün mütevelli heyetinde bulunduğum ve örgüte maddi destek sağladığım iddiasıdır. Savaş Yıldız benim mütevelli olduğumu ifade etmektedir. Bu hususta şahsım herhangi bir belgesi, bilgisi, somut bir kanıtı yoktur. Şahsın aleyhine gerçekleştirilecek olası soruşturmalardan kurtulabilmek amacıyla kolluk kuvvetlerinin yönlendirmesi sonrasında bu beyanları verdiğini düşünüyorum. Soyut ve mesnetsiz tüm aleyhe beyanlarını reddediyorum. Örgüte maddi destek sağladığıma dair aleyhe beyanlar da doğru değildir. Bu beyanlarda bulunan şahısların varsa dekont ve makbuzları ibraz etmesini istiyorum. Mütevelli değilim ve hiçbir örgüte maddi manevi destek sağlamadım.

“PEK ÇOK DEFA YURTDIŞINA GİTTİM”

Pek çok defa turistik amaçlı yurtdışı seyahatleri gerçekleştirdim. Makedonya’ya gerçekleştirdiğim ziyaret tamamıyla iş amaçlıdır. Romanya, Suriye gezileri de eşimle katıldığım turistik amaçlı seyahatlerdir. Suriye gezisi çok geniş katılımlı bir turistik geziydi. Çek Cumhuriyetine bir AB projesi kapsamında gitmiştim. Tayland’a gezi ise promosyon olarak düzenlenmiş bir organizasyondur. Davet edildiğim için turistik amaçlı gerçekleştirdiğim bir gezidir. Sonuç olarak ifade etmek isterim ki devlet izniyle açılmış, devlet tarafından denetlenen bir okula çocuğumu göndermem ve yine devlet güvencesi altında bir bankada hesabım olması benim aleyhime düzenlenen iddianamede dayanak olarak gösterilmektedir. Bunun dışındaki tüm iddialar soyut iddialardır.

“1 YILDIR TUTUKLUYUM”

 

Aleyhimde maddi ve hukuki hiçbir delil yoktur. İşlendiği tarih itibariyle suç teşkil etmeyen eylemlerden dolayı yargılandığım düşünüyorum. 1 yıldır tutukluyum. Bakmakla yükümlü olduğum ailem var. Aileme refakat edemedim. Benim tutuklu olmam çocuklarım ve eşim için ciddi mağduriyetler yaratmaktadır. Yapmış olduğum açıklamalar sonrasında sabit ikamet sahibi olmam, kaçma şüphem olmaması, delil karartma durumumun olmaması sebebiyle öncelikle tahliyemi ve üzerime atılı suçlamaya yönelik somut maddi ve hukuki delil olmaması sebebiyle beraatıma karar verilmesini talep ediyorum. 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit