• resmi ilanlar

ÇATI SANIKLARI YARGILANIYOR (16)

2017-08-07 11:00:12

“İKİ TANE AHLAKSIZ YÜZÜNDEN 7 AYDIR CEZAEVİNDE AĞLIYORUM”

Çatı iddianamesi kapsamında yargılamalar devam ediyor. Jandarma istihbarattan emekli olduktan sonra Highway’de güvenlik müdürü olarak çalışan ve 7 aydır cezaevinde bulunan Şentürk Çoban, işyerinde tartışma yaşadığı iki kişi yüzünden suçlandığını söyledi. Mehmet Usta adlı işyerinin üst katında dini sohbet toplantıları düzenlediğine ilişkin iddiaları reddeden Şentürk Çoban, ifade sırasında gözyaşlarına engel olamayarak ““İki tane ahlaksız yüzünden ben 7 aydır cezaevinde ağlıyorum” dedi.

 

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturmalarına ilişkin hazırlanan Çatı iddianamesinde pek çok sanık geride bırakıldı. 145 sanıktan geriye 13 kadar sanığın ifadesi kalırken, Belediye Nikah Salonu’ndaki duruşmalara bir haftalık aradan sonra devam edildi. Duruşmaların ilk savunma yapan sanığı Highway’de sohbet toplantılarını düzenlediği iddia edilen Jandarma İstihbarattan emekli olan Şentürk Çoban oldu.

Hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu söyleyerek aleyhinde beyanda bulunan iki kişi için “İki tane ahlaksız yüzünden ben 7 aydır cezaevinde ağlıyorum” diyen jandarma istihbarattan emekli Highway eski güvenlik müdürü Şentürk Çoban “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Vatanımın ve milletimin başına getirilen bu hain eylemi kınıyor ve lanetliyorum. Ben 1993 yılında Şırnak Jandarma Komutanlığı’nda JÖH’lerde göreve başladım. En kanlı çatışmaların yaşandığı dönemlerde o bölgeye tayin oldum. Düzenlenen özel operasyonlara katıldım. Gabar ve Cudi dağlarındaki operasyonlara iştirak ettim. Dağlardan pek çok şehit cenazesi indirdim. O şehitlerin kanları hala üzerimdedir. Terör örgütü üyeliği suçlaması ile karşınızda bulunamam son derece üzücüdür. 24 yıllık meslek hayatımda amirlerimden almış olduğum takdirnameler, üstün feragat ödülüm ve Kosova’dan aldığım gazi madalyam terörist olmadığıma dair kanıttır. Bu belgeleri mahkemenize sunmak istiyorum. Üzerime atılı bu aşağılayıcı suçlamayı nefretle reddediyorum. Vatan ve millet sevgisiyle yaşamış, çocuklarını bu düsturla yetiştirmiş insanim. Terörist olma gibi bir fikrim olsaydı Cudi Dağlarında bedenimi siper etmez aralarına karışırdım. İddiaları reddediyorum.

“JANDARMA İSTİHBARATTAN EMEKLİ OLUNCA GÜVENLİK MÜDÜRÜ OLARAK İŞE BAŞLADIM”

2011 yılında emekli oldum. Emekliliğimden 2-3 ay geçince ekonomik ihtiyaçlarım ve çocukların üniversite öğrencisi olması dolayısıyla iş arayışına girdim. Highway’de güvenlik amiri arandığını bir arkadaşım vasıtasıyla öğrendim. Mülakat sonrası işe başladım. Benim bu göreve başlamamda kendisini meslek hayatımdan tanımış olduğum Ali Başçavuş yardımcı ve referans olmuştur. Bu referans ile 2012 Nisan ayında Highway’de vardiya amiri olarak göreve başladım. 5-6 ay sonra güvenlik müdürü görevine getirildim 2016 yılı Temmuz ayına kadar da burada güvenlik müdürü olarak çalıştım.

“25 YILLIK EMEĞİMİ YOK ETMEYE YÖNELİK BEYANLAR”

İddianamede aleyhime tanık beyanları yer almaktadır. Bunlardan Murat Demirok’u tanırım. Kendisi emekli polis memurudur. Çeşitli sebeplerle görevine son verilmişti. Ancak işsizliğin verdiği mağduriyetleri sebebiyle ben bu şahsı tekrar işe aldım. Şahıs adı geçen AVM’de ise başladıktan sonra çeşitli hırsızlık olayları yaşandı. Nöbetçi olduğu bir gece mağazalardan birinde yaşanan hırsızlık sonrası benim bu şahsa yönelik hakarete varan söylemlerim oldu. Tartışma sonrasında şahısla aramızda bir husumet meydana gelmiştir. Aleyhime tüm beyanlarının bu husumetten kaynaklandığını düşünüyorum. Bu kişinin hakkımda gerçek dışı beyanlarda bulunmasının nedeni olarak Highway AVM’nin güvenlik ve temizliğinden sorumlu İlknur İnceoğlu isimli hanımı gördüğümü belirtmek isterim. Bu hanımla da aramızda 2-3 kez tartışma yaşanmıştır. Bu tartışmalar sırasında kendisine söylediğim ağır sözler sebebiyle Murat Demirok’u yönlendirdiğini ve aleyhime beyanlarda bulunmasını sağladığını düşünüyorum. Binin üzerinde çalışanı olan AVM’de sadece üç kişi beyanda bulunmuştur ve bu beyanlar benim 25 yıllık emeğimi yok etmeye yöneliktir.

“MÜDÜRLER VARKEN BEN NEDEN DİNİ TOPLANTI DÜZENLİYİM?”

Ben çocuklarımın geçimini sağlamak ve hayatımızı idame ettirmek sebebiyle adı geçen AVM’de pek çok zorluğa katlandım ve bazı talimatlar sonrasında hareket ettiğim bu husus doğrudur. Ancak AVM’de gerçekleştiği iddia edilen toplantıları ben düzenlemedim. Pek çok sorumlu müdür ve alt müdürler varken benim gibi bir taşeron firma çalışanının bu toplantıları düzenliyor olması akla mantığa ters düşmektedir. Huzurda dinlenen sanık Raşit Doğan Enhoş benim işten çıkarılma sebebim olarak aracımda bulunan Zaman Gazetesi ve diğer evrakları göstermektedir. Ben bu hususu kesinlikle kabul etmiyorum. Pek çok kişinin arasında İlknur İnceoğlu ile tartışmam benim işten çıkarılma sebebimdir. Ve yine merhametim sonrasında işe almış olduğum Murat Demirok adlı şahıs üzerinden beni vurmaya çalışmaktadırlar. Ben bu hususta aleyhime yönetilen suçlamayı kabul etmiyorum.

“KASAP ÇIRAĞI İKİ SENEDE MÜDÜR OLDU”

Aleyhime ifade veren Yaşar Bay’ı tanırım. Kendisi Mehmet Usta isimli işletmede kasap çırağıdır. İki sene içinde bu şahıs çalışmış olduğu işletmeye müdür oldu. Ben bu şahsın eylemlerine yönelik uyarılarda bulunduğum için bugün atılı suçlama ile karşı karşıya kaldığımı düşünüyorum. Aleyhime tüm tanık beyanlarını reddediyorum. 40 yıllık emeğim 3 yıl çalışmış olduğum AVM’deki iki ahlaksızın hakkımdaki beyanları sonrasında heba edilmeye çalışılmaktadır. Bu hususun mahkemenizce dikkate alınmasını talep ediyorum.

ADNAN DAYLAN İLE 2998 KEZ TELEFON GÖRÜŞMESİ

Ben 24 yıllık meslek hayatimin 10 yılında terörle mücadele eden biri olarak atılı suçlamayı kaldıramıyorum. İddianamede aleyhime olarak HTS kayıtları yer almaktadır. Ben Adnan Daylan’ı patronum olması sebebiyle tanırım ve bu şahısla 2998 kez görüştüğüm şeklinde tespit söz konusudur. Bu kadar çok görüşmenin mevcut olmasını Highway AVM’de bu şahsın adına kayıtlı pek çok GSM hattının kullanılmasına bağlıyorum. Yoksa bir patron ve çalışanın bu kadar çok görüşme yapmasının mümkün olmadığı kanaatindeyim. Ömer Baday ve Raşit Doğan Enhoş’u da patronum olmaları nedeniyle tanırım. Raşit Doğan Enhoş ile seçim zamanında AVM’ye gelen arkadaşlarıyla ilgilenmem için görüştüm. Oktay Güneş’i, Adnan Daylan ile görüşmeye gelmesi ve AVM’de açtığı sergi sebebiyle tanırım. Başka bir ilişkim söz konusu değildir. Davut Alcı komşumun babasıdır ve AVM’de işletme sahibidir. Fatih Demircioğlu’nu doktor olarak bilirim. Highway AVM’de yapılan Tabipler Odası seçimleri sırasında kendisiyle tanışmıştım. Benim hastane işlerimin olması sırasında arardım. Yine şahıs da AVM’deki mağazalarda indirim olup olmadığına ait bilgi almak için beni arardı. Görüşmeler bundan ibarettir. Mustafa Yurttaş ve Tahsin Özdemir’i tanımam. İsimlerini iddianamede gördüm. Hayrullah Deniz’le de bu yargılama sırasında tanıştım. Benimle alakalı olarak HTS kayıtlarının isnat edilen suça dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

CİRO DÜŞÜŞLERİ KONUSUNDA MAĞAZA MÜDÜRLERİ İLE İKRAMLI TOPLANTILAR YAPTIM

İddianamede benim Highway AVM’de dini sohbet adı altında toplantılar düzenlediğim hususu yer almaktadır. Ben Adnan Daylan ve ekibinin adı geçen AVM’deki ciro düşüşleri ile ilgili olarak toplantılar yaptığını biliyorum. Mağaza müdürlerinin AVM’deki ciro düşüşleri ile ilgili serzenişlerine şahit olurdum. Bu düşüşün sebebi olarak AVM yönetiminin hatalı icraatlarını görürlerdi. Adnan Daylan benim sorumlu müdürlerle olan ilişkilerimi bildiğinden onların şikayetlerine ilişkin hususların tespitine yönelik toplantılar yapmamı benden talep etmiştir. Ben bu şahıslarla Mehmet Usta adlı işletmede yemek ikram etmek suretiyle toplantılar düzenlendim. Ancak bu toplantılar iddia edildiği gibi dini sohbet içerikli değildir. Ben gözaltına alındıktan sonra 15 saat bekletildim ve toplantılar bana soruldu. Ben emniyetteki beyanlarımda Cuma akşamları kuran okunup, dua edilen toplantıların yapıldığını söylemiştim. Onun dışında şahsımın düzenlediği dini sohbet adı altında toplantıların gerçekleşmediğini belirttim.

MEHMET USTA’DA DİNİ TOPLANTILAR…

Emniyetteki sorgumda Temel Albayrak, Yaşar Bay ve Murat Demirok’un beyanları gösterildi. Ben bu şahısların beyanlarını kabul etmediğimi beyan etmiştim. Ama emniyet ve savcılık aşamasında benim vermiş olduğum ifadeler arasında bu hususlar farklı bir şekilde yer almaktadır. Benim Mehmet Usta adlı işletmenin üst katında dini sohbet adı altında toplantı düzenlediğime yönelik beyanların hiçbiri doğru değildir. Ben gözaltı süreçlerinin şartları nedeniyle bana ait olmayan bu ifadeleri kabul ettiğimi ve imzaladığımı ifade etmek istiyorum. Ancak net olarak belirtmek isterim ki bu konuyla ilgili olarak emniyet ve savcılık aşamasındaki beyanlar şahsıma ait değildir. Şu anki beyanlarıma itibar edilmesini talep ediyorum.

“ADNAN DAYLAN İLE ARAMI SICAK TUTMAK İÇİN ABONE OLDUM”

Benim Zaman Gazetesi ve Sızıntı dergisine aboneliğim ile ilgili olarak hususlar iddianamede yer almaktadır. Ben çocuklarımın eğitim hayatı ve Adnan Daylan’ın yönlendirmesi sebebiyle Zaman Gazetesine abone olmuştum. Çalışma zorunluluğumun olması ve zar zor bulduğum bu işe devam etme isteğim sebebiyle Adnan Daylan ile aramdaki ilişkiyi daha sıcak tutmak amacıyla bu aboneliği yaptırmıştım. Adnan Daylan bana Zaman Gazetesi alıp almadığımı sorduktan sonra aboneliğim gerçekleşmiştir. Benim Sızıntı dergisine aboneliğim söz konusu değildir. Bu dergiye abone olduğuma dair dosyada yer alan ekran çıktılarındaki adresin şahsımla alakası yoktur. Ancak bu kayıttaki telefon bana aittir. Bu hususun netleşmesini istiyorum.

HİGHWAY’DE ZAMAN GAZETESİNİ DAĞITMIŞ

İddianamede benim Zaman Gazetesinin Highway AVM’de dağıtımını sağlamam hususu da yer almaktadır. Adnan Daylan’ın Highway AVM’de sahip olduğu 9 mağaza yer almaktadır. Bu mağazalara gelen Zaman Gazetelerinin dağıtımında sorun yaşandığını Adnan Daylan söylemişti.  Benim taşeron firmaya ait aracı kullanmam sebebiyle Adnan Daylan gazeteye benim tarafımdan AVM’ye getirilip dağıtılmasını istemişti. Ben bu gazeteleri AVM’ye getirdim. Yine Sezer isimli çalışan vasıtasıyla da ilgili mağazalara dağıtımını yaptırırdım. Sezer isimli bu şahsa bu gazetelerin dağıtımı sebebiyle aylık 100 TL ödeme yapardı. Bu ödemeyi bizzat Adnan Daylan’dan alırdım. Bu sebeple patronumun isteği üzerine gazeteleri dağıtıyor olmamın üzerime atılı suçlamaya dayanak gösterilmesini kabul etmiyorum.

“MANEVİYATIMIN GELİŞMESİ İÇİN ÜMİT DİN GÖREVLİLERİ DERNEĞİ’NE ÜYE OLDUM”

Benim 2 ayrı derneğe üye olduğum hususu doğrudur. Ben Bolu Gelişim ve İletişim Derneği ile birlikte Ümit Din Görevlileri Derneği’ne üye olmuştum. 2013’te gerçekleştirdiğim Umre ibadetim sırasında Salih Ceyhan, Mahmut İnceel ve Muhammet Mert ile tanıştım. Salih Ceyhan bana Bolu Gelişim ve İletişim Derneği’nden bahsetmişti. Bolu’da fazla tanıdığım kimse olmaması nedeniyle çevre edinmek ve çevremi genişletmek isteğiyle derneğe üye oldum. 1 buçuk yıl da başkanlığını yaptığım derneğin adı geçen yapıyla iltisaklı olduğuna dair bilgim söz konusu değildir. Dernekler ile ilgili gündeme gelen sıkıntılı haberlerden sonra üyeliğimi sonlandırdım. Muhammet Mert isimli şahısla umre de tanıştım. Kendisi bu seyahatte bizim hocamız olarak görev yapmaktaydı. Bu şahıs AVM’ye Cuma namazlarını kıldırmak için gelirdi. Highway AVM’nin bir dönem imamlığını yapmış ve daha sonra müezzin olarak çalışan Sami Tanrıöver’i de tanırım. Bu AVM’de iş yoğunluğum ve katlanmak zorunda olduğum şartların ağırlığına rağmen çalışmakta ısrarcı olmamın nedenleri arasında ibadetlerimi rahat ve düzenli olarak yapabiliyor olmak gelmektedir. Adı geçen Ümit Din Görevlileri Derneğinden imam Sami Tanrıöver bahsetmişti. Maneviyatımın gelişmesi düşüncesiyle üye oldum. Ancak derneğin hiçbir faaliyetine katıldım. Tamamen iyi niyetlerle gerçekleştirdiğim bu üyeliklerin atılı suçlamaya delil olarak gösterilmesini kabul etmiyorum.

“KREDİ KARTLARINA BOÇLANARAK GEÇİMİMİ SAĞLADIM”

Benim Bankasyada bir maaş hesabım olduğu doğrudur. Ben emekli bir memurum. Üç çocuk okutmaktayım. Hayatım boyunca kendi yağımla kavrulmaya çalıştım. Kredi kartı kullanmak suretiyle harcama yapar ve borçlarımı çevirirdim. Bankasya’da hesabımı Highway AVM’de çalışmaya başladıktan sonra açtırdım. İddia edildiği gibi bu hesabı aktif olarak kullanmadım. Çalıştığım Hisar Güvenlik adli şirket bu banka ile anlaşmasını 2014’te tamamladıktan sonra ben maaşımı İngbank’tan çekmeye devam ettim.  Bu husus araştırıldığı takdirde kolaylıkla tespit edilebilir. Benim pek çok bankadan kredi kartım mevcuttur. Ancak bu kredi kartlarından borçlanarak geçimimi sağlıyordum.

“BOSİAD ÜYELİĞİM YOK ANCAK TUSKON KARTIM VAR”

2013’te ismini Kahraman Usta olarak bildiğim bir kişi kredi kartları hakkında konuştuğumuz sırada bana avantajlı bir kattan bahsetti ve belli bir maliyet karşılığında bu kartı adıma çıkartabileceğini söyledi. Ben teklifini kabul ettim. Bahsetmiş olduğu kart Bankasya’ya ait Tuskon kartıdır. Bu kartın ne şekilde çıkarıldığına dair bilgim yoktur. Gerekli tüm işlemleri kahraman usta gerçekleştirmiştir. Ben bu sahsın bana getirmiş olduğu evrakları imzalayarak bu kartı teslim aldım ve kart karşılığında hesabımda 6 taksitle 300 TL kesilmiştir. Ancak iddianamede yer aldığı şekliyle ben BOSİAD üyesi olmak suretiyle bu kartı edinmedim. Bana göstermiş olduğunuz üyelik formuna ilişkin bir bilgim yoktur. Ancak form üzerindeki imza bana aittir. Muhtemelen kartı teslimi sırada imzaladığım evraklar arasında bu belge yer almaktadır.  Ancak benim BOSAİD’a üye olma durumum söz konusu değildir. Zira ben işadamı değilim. Buradaki formun varlığına ilişkin açıklamam az önce yaptığım sekliyledir.

“BANKASYA’YA MEVDUAT YATIRMADIM”

İddianamede şüpheli işlem olarak Sami Tanrıöver’in benim adıma gerçekleştirmiş olduğu EFT’ler görülmektedir. Ben 2014 yılı içinde Sami Tanrıöver’e televizyon almaşı hususunda yardımcı olmuş ve kendi kartımdan bu şahsa bir tv satın almıştım. İddianamede yer alan ve benim Akbank hesabıma yapılan EFT’ler gerçekleştirmiş olduğumuz tv alışverişine yönelik geri ödemelerden ibarettir. Bu işlemin şüpheli gösterilmesi hususunu kabul etmiyorum. Benim Bankasya’daki hesap hareketlerim incelendiğinde bu bankaya destek niyetine hiçbir faaliyette bulunmadığım ve mevduat artırmaya gitmediğim anlaşılacaktır. Bu hususa ilişkin aleyhime yer alan suçlamayı kabul etmiyorum.

“HİGHWAY’İN BU YAPIYLA İLTİSAKLI OLDUĞUNU BİLSEYDİM MÜCADELE EDERDİM”

Sonuç olarak ifade etmek isterim ki ben Highway AVM’de bu işletmenin adı geçen yapıyla iltisaklı oluğunu bilmeden çalışıyordum. Dar gelirli bir devlet memuru emeklisiyim. Ben bu işletmede çalışmak zorunluluğum sebebiyle yer aldım. İddia edildiği gibi dini sohbet adı altında hiçbir toplantı ve organizasyon gerçekleştirmedim. Adı geçen yapıyla hiçbir bağlantım olduğunu belirtmekle birlikte bu yapıyla mücadelenin sonuna kadar devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben çalıştığım dönemde AVM’nin bu yapıyla iltisaklı olduğunu bilseydim kesinlikle bu yönde mücadele ortaya koyardım. Atılı suçlamaların tamamını reddediyorum. Sabit ikamet sahibi oluşum, sabıkasız kişiliğim, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve aramızdaki husumetin varlığı da göz önüne alınarak çocuklarımın üniversite eğitimleri devam ettiği hususu dikkate alınmak suretiyle tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

Mahkeme Başkanı ifadenin ardından sanığa sorular yöneltti.

“TOPLANTILARI DÜZENLEMEMİ PATRONUM ADNAN DAYLAN İSTEDİ”

“Pek çok kişi Mehmet usta adlı işyerinde birtakım ikramlarda bulunarak dini sohbet yaptığınız iddia ediliyor. Sizin de çelişkili beyanlarınız var. Ne diyeceksiniz?”

Aleyhime verilen bu beyanların tamamının husumet sonrası gerçekleştirildiğini ifade etmiştim. Savcılık ve emniyette dayatma sonrasında bu ifadeleri kabul ettiğimi dile getirdim. Ben yukarıda da geçtiği üzere bu tur toplantıları kesinlikle düzenlemedim. Mehmet Usta adlı işletmenin üst katında gerçekleştirmiş olduğum toplantılar sorumlu mağaza müdürlerinin ciro düşüşlerine ilişkin şikâyetlerini dinlemek ve yönetime iletmek kastıyla yaptığım toplantılardır. Bu toplantıları gerçekleştirmemi de bizzat patronum olan Adnan Daylan istemiştir.

“15 TEMMUZ’DA GÖRÜLEN RÜYA NE?”

Murat Demiork’un beyanları okunmak suretiyle sanığa soruldu. Mahkeme Başkanı “15 Temmuz’da yıllık izindeymişsiniz. Ancak erken izninizi tamamlayıp dönmüşsünüz ve bir rüyadan bahsetmişsiniz?”

Ben tatildeyken işyerinden biri aradı ‘abi seni işten çıkaracaklar’ dedi. Ben tatilimi kesip döndüm. 15 Temmuz gecesi de AVM’yi aradım. Sonuçta bir yerden sorumluyum. Murat Demirok’la görüştüm ve ‘sıkıntı var mı’ diye sordum. Anlattı polis geldi- gitti diye. Ben de işyerine gitmem gerektiğini düşündüm. İsten çıkarılacağımı da duyduğum için gittiğim zaman “Hayırdır neden döndünüz” dedi. Ben de işten çıkarılacağıma yönelik imada bulunmak için “Bir şeyler hissettim de o yüzden döndüm” dedim. Rüya falan yok. Darbe girişiminde tatilden erken dönmüştüm ama darbeden iki gün önce işe başladığım iddialarını kabul etmiyorum.

“HATLARI ÇOCUKLARIM İÇİN ALDIM”

Mahkeme Başkanı “Neden üzerinize bu kadar çok GSM hat var ve sık hat değiştiriyorsunuz. Adınıza kayıtlı 8-9 hat var?” diye sordu.

Sanık Şentürk Çoban, “Ben çocuklarım adına sık sık hat alırdım. Onlar dönem dönem değiştirmek isterlerdi. Çeşitli kampanyalardan yararlanma niyetleri olurdu. Kullanmış olduğum sonu 6446 ile biten GSM hattını 2004 yılında almıştım. O tarihten bu yana aynı hattı kullanırım”

SİZİN BOSİAD’LA NE İŞİNİZ OLUR?”

İşadamı olmadan bankanın işadamlarına özel olarak verdiği Tuskon kartı nasıl aldığı hatırlatılarak “Siz BOSİAD formunu ne zaman doldurduğumu hatırlamıyorum diyorsunuz ama Jandarma İstihbaratta çalışan biri için bu hususu atlamanız normal mi?” diye soruldu. Şentürk Çoban “Gerçekten hatırlamıyorum. Benim BOSİAD’da ne işim olur”  dedi. Hakim bunun üzerine “İşte biz  de bu hususu size soruyoruz. BOSİAD’la ne ilginiz olabilir?” diye sordu.

Şentürk Çoban, “Evet BOSİAD formundaki imza ve yazılar bana ait. Ama ne zaman doldurdum hatırlamıyorum. Ben tamamen Bankasya’ya ait Tuskon kredi kartını almak niyetiyle bu formu doldurmuştum. İşadamı olmamam sebebiyle BOSİAD’a üyeliğim de söz konusu değildir” dedi.

 

Araçta bulunan evrak ve Zaman gazetesiyle ilgili olarak da Şentürk Çoban, “Ben 2013’ten 2015’e kadar bu aracı kullandım. Yönetime yeni genel müdür ve genel müdür yardımcısı gelince ‘bu araç dışarı çıkmasın, Highway içinde kullanılsın denilmiş. Ben de bu süreden sonra bir daha kullanmadım. Aracın içinde tespit edilen herhangi bir belge ile alakam söz konusu değildir.”

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit