• resmi ilanlar

İL İMAMI DEDİLER PAZARLAMACI ÇIKTI!

2017-08-08 11:00:10

FETÖ/PDY Silahlı Örgütü'nün Bolu il İmamı olduğu iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konulan Şevket Kahraman savunmasını yaptı. Kahraman huzurlu bir kent olduğu için Bolu'ya geldiğini ve Polat A.Ş.'de ki öğrenci sayısının arttırılmasına yönelik çalışmalarının yönetim tarafından kabul edilmemesi sonrası işten ayrıldığını belirtti. İl İmamlığı iddiasını kesin bir dille kabul etmediğini belirten Kahraman, “Okullar kapanıncaya kadar burada çalışmak üzere Büro Time(coşkun mobilya) ile anlaştım. 6 ay boyunca pazarlamacı olarak burada görev yaptım. Bu süre zarfında müşteri ziyaretleri ve iş yerine gelenlere ürün tanıtımında bulundum” dedi. Ayrıca mahkemede Şirin Ceyhan, Tahsin Özdemir ve Tarık Dağ isimli sanıklarda savunma yaptı.

Haber: Hakan Aydın

ŞEVKET KAHRAMAN

Cuma Kartal’dan sonra FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından İl İmamı olarak Bolu’da görevlendirildiği iddia edilen Şevket Kahraman tüm suçlamaları kabul etmedi. Bolu’da son olarak mobilya pazarlamacısı olarak çalıştığını belirten Kahraman savunmasında şunları söyledi;

HER TÜRLÜ VESAYETE KARŞIYIM

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Maddi ve manevi anlamda ağır bir suçlama ile karşı karşıyayım. Hayatımın hiçbir döneminde cebir ve şiddet kullanmadım. Millet iradesini baskı altına alan her türlü vesayete karşıyım. Silahlı terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği suçlamasını kendi adıma zul sayıyorum. İddianamede darbe yapanlar ile iştirak içinde olduğum yazılmış. Hain darbe girişimini gerçekleştirmek isteyen askerlerin mahkemeleri sonuçlanmadan tarafıma yapılan örgüt yöneticisi iddiasını hukuksuz buluyorum.

İDDİALAR KURGUDAN İBARET

İddianamede geçmişten bu yana FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı şirketlerde SGK kaydımı bulunduğu, Cuma Kartal’ın yerine il imamı olarak Bolu’da görevlendirildiğim, değişik illerde örgüt adına çalıştığım hususları gösterilerek örgüt yöneticiliği suçlaması tarafıma yapılmaktadır. Bu suçlamaların dayanak noktası Ertuğrul Fatih Tıraş ve Necati Durukan’ın aleyhime olan beyanları gösterilmiştir. Ancak bu iki şahıs emniyet ve savcılık aşamasında verdikleri beyanları geri çekmişlerdir. Lehime olan bu durumun kullanılmasını istiyorum. Hakkımdaki iddiaların bir kurgudan ibaret olduğunu belirtmek isterim. Soyut ve Mesnetsiz iddialar nedeni ile 11 aydır tutuklu bulunuyorum.

HANGİ CEBİR VE ŞİDDETLE ANAYASAL DÜZENİ YIKMAYA ÇALIŞTIM

Üzerime atılı suçlamaya dayanak olan konulardan biri örgüte yakın okullara çocuklarımı göndermem gösterilmektedir. Devletin izni ile yasal bankacılık faaliyetleri yöneten Bank Asya’da hesabımın olması ve bylock iddiası gibi hiçbir şekilde örgüt üyeliğine esas alınamayacak hususlar dosyamda yer almaktadır. Ben hangi cebir ve şiddet içeren eylemle anayasal düzeni yıkmaya yönelik faaliyette bulunduğumu anlayabilmiş değilim.

ÖĞRETMENLİK YAPMAK AYRICALIKTI

İddianamede geçmişten bu yana örgüt ile iltisaklı şirketlerde SGK kaydımın olduğu yer alıyor. 1978 yılında Bulgaristan’dan göç eden bir ailenin çocuğuyum. İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldum. Mezun olunca dershanelerde öğretmenlik yaptım. Zaman içerisinde bu kurumlarda halkla ilişkiler ve öğrenci verimliliği üzerine çalışmalarda bulundum. Yurtdışındaki eğitim şartlarına ilişkin araştırmalarım olup, velilerin talepleri doğrultusunda yurtdışı seyahatleri organize ettim. Dershanede öğretmenlik yaptığım dönemde Akis Gazetesi’nde yazılar yazdım. Şahsım ile ilgili örgüte müzahir gösterilen kayıtlardan biri de gazetedir. 2015 yılı içinde Polat A.Ş’de kısa süreli SGK kaydım oldu. Benim çalışmış olduğum eğitim kurumları herkesçe takdir edilen ve dönemin önde gelen kişilerince teveccüh gösterilen kurumlarıydı. Bu kurumlarda illegal faaliyet görmedim. Bahsettiğim dönemlerde bu kurumlarda öğretmenlik yapmak ayrıcalıktı. Devletin izin verdiği ve denetlediği eğitim kurumlarında çalışmamın örgüt üyeliği ve yöneticiliği suçlamasına dayanak yapılmasını kabul etmiyorum. Bir şeyin suç olmasını konjektör veya iktidarın fikirleri belirleyemez.

ÖĞRENCİ SAYISINI ARTTIRMAK İÇİN ÇALIŞMA YAPTIM

İddianamede son yıllarda değişik illerde ‘Kamu Görevlisi’ gibi görevlendirilmek sureti ile çalıştığım belirtiliyor. Ancak kim tarafından görevlendirildiğim iddianamede belirtilmemiş. Ben 2015 yılında İstanbul’da yeni açılan Fatih Koleji’nde halk ve ilişkiler sorumlusu olarak çalışmaya başladım. O dönemde azalmış olan öğrenci sayısını arttırmak üzere çalışmalar yapmak için şirket yönetimiyle anlaşarak işe girdim. Ancak bu okulun yeni olması ve yapıya yönelik genel tavır nedeni ile öğrenci sayısında istenilen artış olmadı. Bunun üzerine okulun bağlı bulunduğu yönetim personel azaltımına ve maaş düşürme yöntemlerine başvurdu. Bu dönemde Ali Topaloğlu isimli arkadaşımın tavsiyesi ile Bolu’da personel arandığını öğrendim. Yaptığımız incelemeler sonrası eşim ile birlikte o an için iki çocuğumuzu Bolu’da daha rahat ve huzur içerisinde yetiştirebileceğimize kanaat getirdiğimiz için Polat A.Ş’ye iş başvurusu yaptık. Eşim Polat A.Ş bünyesindeki okulda rehber öğretmen olarak işe girdi. Ben de Polat A.Ş’ye bağlı okullarda dörtyüzden iki yüze düşen öğrenci sayısını arttırmak üzere çalışmalar yapmak için anlaştım.

POLAT A.Ş.’DE 26 GÜN SGK KAYDIM VAR

Ben Bolu ilinde hiçbir kimsenin yönlendirmesi ve görevlendirmesi olmadan kendi iradem ile çalıştım. Benim işe girdiğim dönemde okullar boğazdaydı. Gemi batmak üzereydi. Öğrenci sayısını arttırmak üzere yapılmasını istediğim bazı projeler masraflı olduğu gerekçesi ile kabul görmedi. Okulların geleceği konusunda belirsizlikleri de göz önüne alarak istifa ettim. Eylül 2015’te Polat A.Ş’de başlayan iş hayatım kasım 2015’te son buldu. Polat A.Ş’de ki SGK kaydım bu nedenle oluşmuştur. 26 günlük bir çalışmam vardır. Polat A.Ş’den ayrılınca aile reis olmam sebebi ile iş bulmam gerekti. Bu sebeple D-100 kenarında bulunan Büro Time’da(Coşkun Mobilya) gördüğüm personel ilanı sonrası buraya başvurdum. Yaptığım başvuru sonrası iş yeri sahipleri üniversite mezunu bir pazarlamacı aradıklarını söylediler. Halkla ilişkiler konusunda kendimi yetiştirdiğim için bu işe girdim. Okullar kapanıncaya kadar burada çalışmak üzere Büro Time(coşkun mobilya)  ile anlaştım. 6 ay boyunca pazarlamacı olarak burada görev yaptım. Bu süre zarfında müşteri ziyaretleri ve iş yerine gelenlere ürün tanıtımında bulundum. Aksine olan iddiaları kabul etmiyorum.

ŞİRKETİN SONRADAN ÖĞRENİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Kendimi gizlemek için SGK kaydı yaptırmadığımı aksine 6 ay çalıştığımı söylemek isterim. Büro Time isimli iş yeri çalışanları buna şahittir. Gerekirse sorulabilir. Kendimi gizlemek isteseydim Polat A.Ş’ye SGK kaydı yaptırmaz ve kendimi ifşa etmezdim. Kaldı ki Polat A.Ş gibi bir şirketin sonradan öğrenilmesi mümkün değildir. Şirket birçok alanda 1995 yılından bu yana Bolu’da faaliyettedir.

CUMA KARTAL’LA İLİŞKİLENDİRİLMEYİ KABUL ETMİYORUM

İddianamede Bolu eski il imamı olarak belirtilen Cuma Kartal’dan görevi devraldığım söyleniyor. Ben şahsı tanımam. Bu şahıs ile ilişkilendirilmemin sebebi olarak şahsım Polat A.Ş’den ayrılmasından kısa süre önce kurumda işe başlamamın sebep olduğunu düşünüyorum. Benim Polat A.Ş’deki kısa süreli çalışma hayatımı il imamı olduğu söylenen Cuma Kartal ile ilişkilendirilmesini kabul etmiyorum.

BU NASIL BİR ÖRGÜT Kİ ÇİFT BAŞLI YÖNETİM OLSUN

Yine iddianamede Adnan Daylan ile örgütün amaçları doğrultusunda ortak hareket ettiğimiz ve örgütü ikimizin yönlendirildiği iddia ediliyor. Ancak bu durumun ispatına yönelik dosyada herhangi bir delil yoktur. Bahsedilen şahsın ismi ile benim ismimin ilintilendirilmesinin iddianameye renk katmak amacı ile yapıldığını düşünüyorum. Bu nasıl bir örgüttür ki çift başlı bir yönetim sistemi belirlemiş. Adnan Daylan’la bir kez çalıştığım okulda öğrenim gören çocuğunun sıkıntısı nedeni ile eşi ile birlikte gelmesinden dolayı tanıdım. Bunun dışında herhangi bir görüşme yapmadım. Adı geçen örgütün tüm faaliyetlerinde ve karar almada yönetici olduğum belirtiliyor. Ancak bu faaliyetler ve karar verilen konuların ne olduğu belirtilmemiş. Bu neden ile iddiaların soyut ve mesnetsiz hezeyanlar olarak gördüğüm için kabul etmiyorum. 

SERDAR KOD İSMİNİ KULLANMADIM

Aleyhime beyanda bulunan Ertuğrul Fatih Tıraş mahkemede verdiği ifadede daha önce verdiği beyanları baskı ve yönlendirme ile yaptığını belirterek emniyet ve savcılık ifadesini kabul etmediğini söylemiştir. Ben şahsı işe girmek için Polat A.Ş’ye evraklarımı teslim alan kişi olması sebebi ile tanırım. SGK kaydımı bu kişi yapmıştır. Bu kişi emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerde benim “Serdar” kod ismini kullandığımı söylemiş. Tüm şahsi bilgilerimi teslim alan şahsa kendimi nasıl Serdar olarak tanıttığım hayatın akışına aykırıdır. Kod isimle kendimi tanıttığım iddiasını kabul etmiyorum.

YEREL MEDYANIN İFTİRA VE KARALAMALARI SONRASI…

Aleyhimde ifadeleri bulunan bir diğer isim ise Necati Durukan’dır. Bu şahıs beyanlarında Cuma Kartal’dan sonra örgütün başına ‘Şevket Hoca’ isimli bir şahsın geldiğini duyduğunu belirtiyor. Serdar kod isminden bahsetmiyor. Şahıs Polat A.Ş’nin 9 milyon liralık sermayesinin 1milyona düşürülmesini benim yönlendirmem ile olduğunu söylemiş. Benim sermaye azaltmaya yönelik fikir ve birilerini yönlendirmem eşyanın tabiatına aykırıdır. Yine bu şahsa göre örgütün bütün parasını ben yönlendirmişim. Atılan iftiraları, renklendirmek için bunu söylediğini düşünüyorum. Kaldı ki Necati Durukan’da sonradan ifadesini geri çekmiştir. Şahıs Cuma Kartal’dan sonra il imamı olarak Şevket Hoca isimli birinin geldiğini duyduğunu ve bu kişinin Şevket Kahraman olabilir demiş. Kendisini tanımıyorum. İfadesini kabul etmiyorum. Gözaltına alındıktan sonra algı yaratmak için yapılan haberler sonrası fotoğraflarımın şahıslara gösterilerek benim ile ilgili kurulan kumpasın sonucu olduğunu düşünüyorum. Tanık beyanları izlenimler ile olmaz. Başkasından duyduğunu şahit olmuş gibi anlatamaz. Oysaki benim il imamı olduğumu duyduğunu belirtiyor. Ben bu kişinin de yönlendirildiğini düşünüyorum. Yerel meydanın iftira ve karalama kampanyaları sonrası Cuma Kartal’dan sonra il imamı olarak şahsımın seçildiğini düşünüyorum. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum.

HİÇBİR DELİLİN HUKUKİ GEÇERLİLİĞİ YOKTUR

İddianamede şahsımın bylock kullandığı belirtiliyor. Net bir şekilde söylemek istiyorum ki; ben bu programı kullanmadım. İndirmedim. Dosyada bulunan bylock tespitinin MİT’in istihbari çalışmaları olduğu belirtiliyor. İstihbari yollarla elde edilen hiçbir delilin hukuki geçerliliği yoktur. Bu tespitler geçerli olsun diye 2016 yılında mahkeme kararı alındı. Mahkeme kararı alınmadan önce bylock sorusu ile karşılaştım. Bu durum hukuksuzdur. Hukuki olmayan delillerin aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum. Kaldı ki olmayan bir şeyin, olmadığını ispatlayamam. Bunu iddia makamının ispatlaması lazımdır. Ayrıca belirtmek isterim ki whatsapp da dahil olmak üzere tüm haberleşme programları gizlidir. Bylock’un algı operasyonunda bir materyal olarak kullanıldığını düşünüyorum.

MAAŞ HESABIMDIR

2001 yılından bu yana Bank Asya’da maaş hesabım vardır. Bu hesabı öğretmen olarak çalışırken açtım. Ayrıca bankanın kredi kartını kullanırım. Tüm yaşamım boyunca ne Bank Asya’da ne de başka bir bankada birikimim olmadı. Banka hesabımın aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

DELİL SAYILMASINI KABUL ETMİYORUM

Çocuklarım ilkokulu milli görüşe ait bir okulda bitirdi. Ben Fatih kolejinde çalışınca çocuklarım da eğitimine bu okulda devam etmiştir. Benim çalıştığım okulda çocuklarımın okumasını örgüt üyeliği ve yöneticiliğine iddiasına delil sayılmasını kabul etmiyorum.

FİKRİ İŞTİRAK İÇİNDE OLAMAM

Gün ışığı almayan nezarethanede 17 gün gözaltında tutulduktan sonra tutuklandım.

Silah doğrultan bir yapı ile fikri iştirak içinde olamam. Hukuki hiçbir tespit yokken bu suçlama ile karşılaşmayı kabul etmiyorum. Aleyhime yöneltilen soyut ve mesnetsiz iddiaların tarafınızca dikkate alınmasını, mağduriyetimin giderilmesini bu nedenle önce tahliyemi yargılama sonrasında da beraatımı istiyorum.

 

Ertuğrul Fatih Tıraş’ın Polat A.Ş.’nin 9 milyon olan sermayesini 1 milyona indirilmesi ve gayrimenkul satışlarının sizin yönlendirmeniz sonrasında yapıldığını belirtiyor. Bu hususlarda ne diyeceksiniz?

Ben adı geçen şirkette sadece öğrenci sayısını arttırmak için çalışan bir sorumluydum. Şirketin yönetiminde görevim yoktu. Benim iddia edildiği gibi gayrimenkul satışları ve sermaye azaltılması süresince dahlim olmadı. Yetkim ve görevim de yoktu.

 

Yine Ertuğrul Fatih Tıraş’ın beyanlarında Polat A.Ş.’de projede olmayan bir oda da(gizli oda) çalıştığınız ve Adnan Daylan ile faaliyet yürüttüğünüz belirtiliyor. Bu hususta ne diyeceksiniz?

Ben Adnan Daylan’ı çalışmış olduğum kurumda çocuğunun eğitim görmesi nedeni ile tanıdım. Eşi yanında iken bir kez görüştüm. Şahısla bir daha görüşmem olmadı. Periyodik görüşmeler yapmadım. Tıraş’ın beyanlarında geçen binaya iki veya üç kez gittim. Görev alanım okul binasıdır.

 

İl imamı olduğunuz, il il görevlendirilmeniz, farklı kurumlarda çalıştığınız söyleniyor. Bu hususlar ile ilgili ne diyeceksiniz?

Ben iddia edildiği gibi hiç kimseyi yönetici sıfatı ile görevlendirmedim ve yönlendirmedim. İl imamı olduğum hususunu reddediyorum.

 

Polat A.Ş hissedarlarını tanır mısın?

Polat A.Ş yönetim kurulu üyelerinden İbrahim Ergül harici kimseyi tanımam. Çalıştığım okulun müdürlerini tanırım. İl imamı olduğum gerekçesi ile yargılanıyorum. Ama dosyada yargılanan diğer sanıklar ile tanışıklığım ve ilişkim yoktur.

 

Cuma Kartal ve Ahmet Polat Önal’ı tanır mısın?

Polat A.Ş’de çalışmaya başlayınca Cuma Kartal ismini duydum. Önal’ın ismini ilk defa iddianamede gördüm. Şahıslar ile hiçbir tanışıklığım yoktur.

 

Hasan Umur’u tanır mısın?

 

Bu şahsı da yargılama sürecinde tanıdım.

 

2009-2015 yılları içerisinde yurtdışı giriş çıkışlarınız var. Bunlar hakkında bilgi verir misiniz?

 

Ben Balkan muhaciriyim. Bu ülkeler ile gerek akrabalık gerek ise kültürel bağlarım bulunuyor. 3-4 kez Umreye gittim. Eğitim amacı ile gittiğim yerler vardır. Ancak bu gezilerimde iddianamede bahsedildiği gibi örgütsel faaliyetim olmadı. Makedonya, Kazakistan, Kosova gezilerim kültürle alakalıdır. Bu gezilerim sırasında şahıs ve kurumlar ile temaslarım olmuştur. Bunu da yüreklilik ile ifade etmek istiyorum.

 

Telefon ve bilgisayarınızda yapılan incelemelerde terör örgütü lideri Fethullah Gülen’e ait vaaz videoları ve örgüte ait şiirler tespit edilmiştir. Bunlar hakkında ne söyleyeceksiniz?

 

Bahsedilen bilgisayar babamın evinde çocuklarımın kullandığı bilgisayardır. Bahsedilen videoları ve şiirleri indirdiğimi, dinlediğimi ve okuduğumu hatırlamıyorum. Kaldı ki, vaazları dinlemiş ve indirmiş olabilirim. O dönem bahsedilen tespitler suç unsuru sayılmıyordu. Kaldı ki bahsedilen arama savcılık kararı ile yapılmıştır. Halbuki bu aramanın hakim kararı ile yapılması gerekiyordu. Aramanın usulüne uygun yapılmadığı için bu aramada elde edilen hiçbir verinin aleyhime delil sayılmasını kabul etmiyorum.

 

ŞİRİN CEYHAN

Ev hanımı olduğunu belirten ve kocasıyla aynı dosyada yargılandığını söyleyen Şirin Ceyhan savunmasında şunları söyledi;

GAZETECİLERE TEŞHİR EDİLDİM

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştirenleri lanetliyorum. Terör örgütü üyesi değilim. Eşimin de yapılan yargılamada sanık olması nedeni ile hakkımda iddianame hazırlandığını düşünüyorum. Kötü koşullarda beş gün gözaltında kaldım. Adliyeye götürülürken gazetecilere teşhir edildim. Şahsımın ve eşime yönelik bu davranışları onur kırıcı buluyorum.

OKUL EVİMİZE YAKINDI

İddianamede aleyhime yer alan hususlardan biri olan çocuğumun örgüte müzahir Birinci Lisesine gönderdiğimiz yer alıyor. Bu okul evimize çok yakındı. Yemek ve servis ücreti olmaması ve devlet teşviki nedeni ile çocuğunuzu bu okula gönderdik. Okulun eve yakın olması ve diğer masrafların olmaması tercih sebebimizdir. Örgüt üyeliği suçlamasına bu durumu dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

İDDİANAMEYE SEHVEN GEÇTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

Zaman ve Sızıntı Dergisine abone olduğum belirtiliyor. Fakat dosya içerisinde bu hususla ilgili hiçbir belge yer almıyor. Bu durumun iddianameye sehven geçtiğini düşünüyorum. Suçlamayı kabul etmiyorum.

SGK KAYDIM MESLEK EDİNDİRME KURSUNDAN

Örgüt ile iltisaklı SGK kaydım olduğu yer alsa da ben aslında ev hanımıyım. Bu kaydı emniyette öğrendim. Ben 2011 yılında Bolu İş Kur aracılığı ile Aşçı Yardımcılığı ve Meslek Edindirme Kursuna katılmıştım. Bu nedenle 6 aylık bir çalışmam olmuştu. Kursun bir diğer ortağı Highway şirketi idi. Bu nedenle SGK kaydımın çıktığını düşünüyorum. Meslek edinmek ve bu nedenle çalışmam dışında bu kaydın başka bir amacı yoktur. Bu dönemde şirketin FETÖ/PDY ile iltisakının olduğu bilgisi de yoktur. Örgüt üyeliğine delil sayılmasını kabul etmiyorum.

ANNESİNİ TANIRIM

HTS kayıtlarında Yasemin Yurttaş ile yaptığım görüşmeler şüpheli diye değerlendirilmiş. Ben şahsı tanımam. Ancak annesini tanırım. Bu kişinin de akrabalarından birinin bizim tanıdığımız genç bir bayana talip olmasından dolayı görüştüm. Başka bir görüşmem de yoktur.

NET BİR ŞEKİLDE REDDEDİYORUM

Benim adı geçen yapınım düzenlediği sohbetlere katıldığım belirtiliyor. Bu hususu net bir şekilde reddediyorum. Ben böyle bir toplantı ve sohbete katılmadım. Aleyhime tanık beyanı da yoktur. İddiayı kabul etmiyorum.

ANCAK NE ZAMAN, NE ŞEKİLDE ÜYE OLDUĞUMU HATIRLAMIYORUM

Yapıya müzahir Gölyüzü Gençlik ve Spor Derneğine üyeliğim aleyhime delil olarak gösteriliyor. Ben derneğe üye olduğumu hatırlıyorum. Ancak ne zaman ne şekilde üye olduğumu hatırlamıyorum. Hiçbir faaliyetine katılmadım. Bağış yapmadım. Derneğin kurucu üyesi olduğum belirtilse de net olarak söylemek isterim ki bu dernekte aktif bir görevim olmadı. Kağıt üzerinden pasif bir üyeliğim mevcuttur. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği iddiasını reddediyorum. Aynı suçlama ile eşim tutuklandı ve görevinden ihraç edildi. Aleyhimdeki iddialar soyuttur. Yargılama sonrası beraatımı talep ediyorum.

 

Tarafınızca kullanılan ve sonu 4339 ile biten hattınıza ait HTS kayıtlarında Ömer Baday, Adnan Daylan, Zaman Gazetesi İl Temsilcisi Ahmet Özdemir ve Tahsin Özdemir ile görüşmeler yaptığınız belirlenmiş. Bu hususlar hakkında ne diyeceksiniz?

 

Highway’de gördüğüm kurs nedeni ile bir dönem çalıştığımı söylemiştim. Kursiyerlik sırasında asgari ücret alıyorduk. Yarısını İş Kur karşılarken yarısını Highway karşılıyordu. Ancak Highway’in ödemelerinde zaman zaman sıkıntılar yaşıyorduk. Bu nedenle tarafıma verilen telefon numarasını aramıştım. Bu numara Adnan Daylan adına kayıtlı bir hat olabilir. Ancak ben kendisi ile hiç görüşmedim. Bahsettiğiniz diğer şahısları ise tanımıyorum.

 

 

TAHSİN ÖZDEMİR

Cihan Medyada dağıtım ve büro görevlisi olarak geçmişte çalıştığını belirten Tahsin Özdemir, bir dönem kullanıp kapattığı telefonun 16 kişinin abonelik kaydına nasıl yazıldığını bilmediğini söyledi. Özdemir yaptığı savunmada şunları söyledi;

ÖRGÜTSEL FAALİYETTE BULUNMADIM

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hakkımdaki iddiaların tamamı asılsızdır. İddianamede örgüt ile iltisaklı Cihan Medya Dağıtım ve Polat A.Ş’de uzun süre SGK kaydım yer aldığı belirtiliyor. Ben 2008 yılında evlendim. Sigortamın olmadığı bir işte çalışıyordum. Eşimin hamile olduğu bir dönemde iş aradım bu nedenle Cihan Medya’da iş başvurusu yaptım. 15 Ay burada gazete dağıttım. Ancak farklı sebepler ile bu işi bırakarak Gerede’de bir işe girdim. Burada 1 yıl çalışmama rağmen 3 ay sigortamı yatırmışlar. Bu nedenle işten ayrıldım. Sözleşmeli öğretmenlik yaptım. Yaz tatillerinde ücret alamayınca 2.5 yıl sonra gazete dağıtımına geri döndüm. 6 ay sonra Cihan Medya’da büro işlerinde görevlendirildim. Bu süreçte sigorta kaybım Cihan Medya’dan bilgim dışında Polat A.Ş’ye geçirildiğini öğrendim. Ben Polat A.Ş’de hiçbir şekilde çalışmadı. 15 Temmuz hain darbe girişiminden 13 ay önce Cihan Medya şirketinden çıkartıldım. Adı geçen işletmede sadece geçimimi sağlamak amacı ile çalıştım. Örgütsel faaliyette bulunmadım.

TİCARİ BİR ALIŞVERİŞ SONRASI TARTIŞTIK

Dosya içerisinde aleyhime beyanları olan Ayhan Demirci’yi tanırım. Kendisi ile bir ara ailecek görüşmelerimiz oldu. Ancak 2013 yılında aramızda ticari bir alışveriş sonrası tartıştık. Bir husumetimiz oldu. Örgüte adam kazandırdığım, kurban ve himmet paralarını Cuma Kartal ve Murat Aktaş’a ilettiğim şeklindeki beyanlarını kabul etmiyorum. Bu şahıs bu iddialarını ispatlamak zorundadır. Yargılama sonucunda bu kişiyi mahkemeye vereceğimi bilinmesini istiyorum.

MAAŞ HESABIMDIR

Bank Asya hesabım olduğu ve 2014 sonrası bu hesabımda artış yaptığım iddialar arasındadır. Benim bu bankada hesabım olduğu doğrudur. Cihan Medya’da çalışırken maaşım bu hesaba yatardı. Hesabımdaki para trafiği maaşımla ilgilidir. Cihan medya beni işten çıkartınca tazminatımı bu hesaba yatırmıştır. Tazminatım nedeni ile yatan para bankaya destek amacı ile yatırıldı iddiasını kabul etmiyorum.

BU KONUDA HİÇBİR BİLGİM YOKTUR

Zaman ve Sızıntı Dergisine abone olduğum söyleniyor. Ben bu iki yayın organına da abone olmadım. 2008 ve 2009 yılları arasında kullandığım hattım kapatıldıktan tam 6 yıl sonra 16 kişiye ait sızıntı ve zaman gazetesi aboneliklerinde kullanıldığı belirtiliyor. Bu konuda hiçbir bilgim yoktur. Hattı 2009 yılında kapattım. Hattı 16 kişi abonelik formunda benim eski hattımın ne şekilde kimler tarafından kaydedildiğini

BERAATIMI TALEP EDİYORUM

Suçsuzum. 6.5 ay tutuklu kaldım. Darbe’nin mağdurlarından biri de benim. 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetliyorum. Bu girişim sırasında şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazilere şifa diliyorum. Yargılama sonucunda beraatımı talep ediyorum.

 

Şahsınıza ait sonu 2200 ile biten GSM hattından Oktay Güneş, Emrullah Sarı, Davut Alcı gibi isimlerle görüşmeleriniz tespit edilmiş. Bilgi verir misiniz?

 

Ahmet Özdemir, Emrullah Sarı ve Erhan Uyman Cihan Medya’da benden sorumlu olan kişilerdir. Görüşmeler normaldir. 2012 yılında büro içerisinde görevlendirildiğimi daha önceden belirtmiştim. Bu süre zarfında şirket, müşteri memnuniyeti ve yeni abone kazandırılması için beni görevlendirmişti. Diğer görüşmeler de bu sebepten kaynaklanmış olabilir.

 

TAHSİN SARAÇ

Köyüm Der isimli derneğe kendisine ait daireyi kiraya verdiğini belirten Tahsin Saraç, ilkokul mezunu olduğunun altını çizdi. Saraç yaptığı savunmada şunları söyledi;

HAYRIM OLACAĞINI BELİRTMİŞ

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain darbe girişimi sırasında yaşamını yitiren şehitlere rahmet, gazilere acil şifalar diliyorum. Yıllarca gurbette çalışarak emekli oldum. İkametimin altında bulunan daire de bana aittir. Bu daireyi 2012 yılında Köyümder isimli derneğe kiraladım. Kiralama sonrası dernek işlerini yürüten şahıs benim de derneğe üye olabileceğimi bunun karşılığında aylık 5-10 lira arası aidat ödeyeceğimi söyledi. Ödediğim aidatın benim hayrım olacağını belirtmiş. Bu teklifi kabul ederek derneğe üye oldum. 1500 lira emekli maaşı alan biri olarak Köyümder Derneğine 5-10 lira aidat ödemesi haricinde bağışta bulunmadım. Bu derneğin hiçbir faaliyetine katılmadım. Dernek üyeliğinin suç olduğunu bilmiyordum. Bu nedenle üye olmamın suçlamaya dayanak olmasını kabul etmiyorum.

ZAMAN GAZETESİNE ABONE OLDUM

Ben tam tarihini bilmemekle birlikte zaman gazetesine abone oldum. Bu aboneliği hatırladığım kadarı ile 2013 yılında sonlandırmış olmam lazım. Aboneliğimin güncel haberleri okumak ve gündemi takip etmek amacı dışında başka bir nedeni yoktur. Gazeteye abone olduğum süreçte Sızıntı Dergisi 1-2 defa hediye amaçlı gazetenin içinden çıktı. Bu 2 yayın organının terör organı olduğunu bilmiyordum. Devlet de bilmiyormuş ki bunca yıl bu 2 yayın organının yayınlanmasına izin vermiş. Üzerime atılı suçlamada delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

SUÇ OLDUĞUNU BİLSEM BANKANIN KAPISINDAN İÇERİ GİRMEZDİM

Bank Asya’da hesabım olduğu doğrudur. Bahse konu dernek dairemi kiralayınca bedelini bu hesabını yatırıyordu. Kira gelirim dışında yatırdığım paralar tamamen biriktirdiğim ufak meblağlardır. İlkokul mezunuyum. Başka bankalar ile uğraşmamak için kira hesabımın olduğu Bank Asya’ya paramı yatırdım. Kaldı ki bankada işlem yapacak emeklilere incelik tanınıyordu. Suç olduğunu bilsem bankanın kapısından içeri girmezdim. Ben terörist değilim. Hiçbir suçum yoktur. Beraatımı talep ediyorum.

 

HTS kayırlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Serkan Çakır, Yusuf Ataoğlu, Hayrullah Deniz ve Erhan Uyman’ı tanımıyorum. Uğur Karaca, Oktay Güneş, Murat Aktaş, İbrahim Ergül ve Ahmet Nuri Gürsoy’u tanırım. Hastalık ve çeşitli nedenlerle birkaç kez görüşmüşlüğüm vardır.

 

TARIK DAĞ

Bolu İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde bulunan İstihbarat Şubeden astsubay olarak emekli olan Tarık Dağ, bir yıl boyunca Anafen Dershanesi’nde kantin işlettiğini belirtti. Dağ yaptığı savunmada şunları söyledi;

2013 YILINDA EMEKLİ OLDUM

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben 1991 yılında Astsubay olarak göreve başladım. Görev sürem boyunca İzmir, Şırnak, Ankara, Diyarbakır, Malatya,Bingöl ve Bolu’da görev yaparak 2013 yılında emekli oldum.

TEKNİK İSTİHBARATIN KOMUTANI OLARAK ÇALIŞTIM

İddianamede bylock kullanıcısı olduğumun tespit edildiği yer alıyor. Ben adı geçen programı indirdiğimi daha önceki ifadelerimde samimiyet ile söyledim. Ancak bu hususlar tam olarak zapta geçmemiş. Jandarma Astsubay olarak görev yaptığım son 11 yılda teknik istihbaratın komutanı olarak çalıştım. Emekli olduktan sonra sanal ve siber suçlar ile alakalı adliyelerde bilirkişi olmayı düşünüyordum. Kendimi geliştirmek için bazı programlar indirdim. Bylock, ICQ Messenger ve Whatsapp gibi programları inceledim. Diğer programlardan farklı olarak bylock kullanıcılarının birbirlerini eklemesi gerektiğini anlayınca, programı 2 gün sonra kullanmadan sildim. Ben bu programı hiçbir şekilde kullanmadım. MİT raporu ile adı geçen programın indirilmesinin masum bir hareket olduğu önemli olanın programın aktif bir şekilde kullanımının olması belirtiliyor.

PARA YATIRMANIN SUÇ OLAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

Bank Asya’da hesabım vardır. Ben DIT kart nedeni ile 2012 yılında bu hesabı açtırdım.Hesabı açtırmayanlar kart çıkartamıyordu. Emekli olduktan sonra bir süre emekli maaşımı Bank Asya’dan çektim. Devletin denetiminde faaliyetlerini icra eden bankada hesap açtırmanın veya para yatırmanın suç olamayacağını düşünüyorum. Suçlamaya dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

1 YIL KANTİN İŞLETTİM

Ben emekli olduktan sonra kantin işletmek istedim. Ancak devlet okullarına ilişkin hiçbir ihaleyi kazanamadım. Bu dönemde Anafen Dershanesi’nin kantin için ihaleye çıkacağını öğrenince dershane idaresine teklifte bulundum. Sonrasında ihaleyi kazandığım bana iletildi. Dershanede o dönemde fual ve dönemin önde gelenlerinin çocuklarının eğitim aldığı bir kurumdu. Ağustos 2013- haziran 2014 tarihleri arasında kantini çalıştırdım. 1 yıl sonra memleketim Denizli’ye taşındım. Bu durumun aleyhime suçlamaya dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

KURBAN VE HİMMET VERMEDİM

Ben 23 yıllık meslek hayatımca terörün ne olduğunu çok net olarak müşahede ettim. Korkmadan ve yılmadan görevimi yaptım. Ülke zararına olacak hiçbir faaliyetin de içinde olmadım. Malum yapı ile kantin işletirken tanıştım. Bu işletmeciliği bırakınca yapı ile bağım da kesildi. Kurban ve himmet vermedim. Samimi açıklamalarım sebebi ile öncelikle tahliyemi yargılama sonrası beraatımı talep ediyorum.

 

HTS kayıtlarınızdan bahseder misiniz?

Kendime ait olan hat ile Adnan Daylan ile 29 kez görüştüğüm belirtilmesine rağmen ben bu şahsı tanımıyorum. Kaldı ki bu şahsında benimle bir işi olmaz. Asım Ateş isimli şahısla 6 aydır düşünmeme rağmen ne görüşmüş olabileceğimizi bulamadım. Şahsı sımayan gördüm. Ancak yüz yüze görüşmedim. Murat Aktaş, Mustafa Onur, Hayrullah Deniz, Tahsin Özdemir, Arif Duran ve Hakan Çakar isimli şahısları çeşitli nedenlerden dolayı tanırım. Görüşmelerimde hayatın normal akışından kaynaklanır. 

 

Adınıza kayıtlı 29 hat gözükmektedir. Neden bu kadar çok hattınız vardır?

Görevim nedeni ile sürekli çalıştığım iller değişiyordu. Her değişiklik sonrası gittiğim illerde yeni hat alırdım. Benim adıma kayıtlı 29 hat görülüyor. Bu hatların tamamını zaman içerisinde ben kullandım. Şu anda aktif olan iki hattım mevcuttur.

 

Savcılık ve emniyet ifadelerinizde cemaat toplantılarına katıldığınızı söylemişsiniz. Bu toplantılara Uğur Aktaş, Şafak Teke, Harun Savcı gibi isimlerin katıldığını belirtmişsiniz. Şu andaki ifadenizde bunlardan bahsetmediniz. Hatırlatarak toplantı içeriklerini ve katılımcıları anlatır mısınız?

 

 

Kantin işleticisi olarak çalışırken öğretmenlerin tanışma amaçlı toplantı davetlerine gittim. Mesleğim sebebi ile öğretmenlerin bana olan tedirginliklerini gidermek için bu davetleri kabul ettim. 17-25 Aralık sürecinden önce Erdem Yurdu’nda 1-2 kez bu tür toplantıya katıldım. Buralarda örgütsel faaliyet olmadı. Herhangi bir isim altında para toplanmadı. Tanışma amacı ile Allah rızası için katıldığım toplantılardı. Bu toplantılarda Fethullah Gülen’in kitaplarını okuduğumuzu söylemedim. Zapta neden böyle geçti bilmiyorum. Emniyette bana gösterilen fotoğraflardaki şahısları teşhiste bulundum. Ancak teşhis ettiğim kişiler ile toplantıya gittiğimi söylemedim. Bu şahıslar ile aynı toplantıya katılmadım.

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel:   Faks:

Tasarım ve Programlama: Piskevit