• resmi ilanlar

Çatı sanıkları yargılanıyor (18)

2017-08-09 11:00:12

POLAT A.Ş., FETÖ EĞİTİM KURUMLARININ ÇATISI!

*FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamına savunma yapan Polat A.Ş. çalışanı Yasin Göçmen, Sakarya’da SED dershanesinde tanıştığı Bolulu hocasının kendisini Bolu’ya getirdiğini söyleyerek, Emniyette verdiği Polat Eğitim A.Ş.’nin Fethullah Gülen’e ait eğitim kurumlarının çatısı olan bir şirket konumunda olduğuna ilişkin beyanlarını da reddetti.

 

*Yavuz Selim Alcı da aleyhinde tanıklık yapan Savaş Yıldız’ın iddialarına cevap vererek “Kendisi benim iyi bir Fetocü olduğumu beyan etmektedir. Bu soyut ve mesnetsiz beyanı reddediyor ve kendisine aynen iade ediyorum” dedi.

 

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında Çatı davası sanıkları ifade vermeye devam ediyor. Bu hafta içine bitirilmesi planlanan duruşmalarda sanıklar haklarındaki iddialara cevap veriyorlar. Sanıklardan Polat Eğitim A.Ş. çalışanı Yasin Göçmen ve Yavuz Selim Alcı haklarındaki iddialar hakkında savunmada bulundular.

Yasin Göçmen

Bylock kullanıcısı olarak tutuklu yargılanan Polat Eğitim A.Ş. çalışanı Yasin Göçmen,

“Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Bunlara ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunmak istiyorum. Şahsıma ait olan sonu 8062 ile biten GSM hattı üzerinde Bylock tespiti yapıldığına ilişkin iddianamede husus yer almaktadır. Hangi kurumdan, hangi usulle, hangi teknik verilere dayanarak elde edildiği belli olmayan ve hiçbir resmi belge değeri taşımayan bu iddiayı reddediyorum. Ben bylock ve benzeri bir programı indirmedim, yüklemedim ve kullanmadım. Adli soruşturma yetkisi bulunmayan MİT tarafından ne şekilde elde edildiği belli olmayan tespitin mahkemelere bildirilmesi yasaya aykırılık teşkil etmektedir. MİT’in böyle bir yetkisi yoktur. İstihbarı bir bilgi, delil niteliği taşımaz. Bu sebeple bylock kullanıcısı olduğuma ilişkin tespitin kanuna aykırı olduğunu belirtmek isterim.

“BYLOCK İNDİRDİĞİMİ, KULLANDIĞIMI GÖSTEREN BİR TESPİT YOK”

Dosya içindeki araştırma tutanakları ve bylock sorgulama çıktıları incelendiğinde tespitin wifi tarafından yapıldığı ve bu ADSL hattının da sonu 8062 ile biten hatta ilişkin TTNET olduğu bildirilmektedir. Araştırma tutanakları tekrar incelendiğinde sonu 8062 ile biten GSM hattı üzerinden TTNET’ten bylock isimli programın kullanılmamış olduğu ibaresinin yazıldığı görülecektir. Bu hat üzerinden bylock kullanmadığım tespiti yapılmıştır. Adı geçen programı sanal ortamdan indirdiğime dair ve sonu 8062 ile biten GSM hattım ile kullanmış olduğuma ilişkin araştırma tutanakları mevcuttur. Bu tutanaklara rağmen GSM hattım üzerinde bylock tespiti yapılmış olmasını kabul etmiyorum. Eğer wifi veya sanal ortamda bu programı indirmiş olsaydım bunun için bir cihaz kullanmam gerekirdi. Burada ne GSM numarası, ne bir imei numarası, ne de bir tespit tarihi vardır. 8062 ile biten GSM hattı yalın bir internet hattıdır. Bu hatlarda sabit bir telefon kullanılmadığından kullanıcı olarak mobil hat yazmaktadır. Bu hat herkesin kullanımına açık bir wifi şifresiz bir ortak kullanım hattıdır. Birçok kişinin bu hattı kullanımı söz konusudur. Benim bu programı indirdiğimi, kullandığımı gösteren bir tespit yoktur. Araştırma tutanakları da bunu doğrulamaktadır. Bu yüzden üzerime atılı isnadı reddediyorum.

“BANK ASYA YASAL BİR BANKAYDI”

İddianamede Bank Asya hesabımın olması ve bu bankaya destek olmak amacıyla 2014 yılından itibaren hesabımı aktif kullandığım iddiası mevcuttur. Adı geçen banka tamamen yasal bankacılık faaliyetleri yürüten bir bankadır. BDDK tarafından para yatırma, hesap açma gibi bankacılık işlemlerini kısıtlayan bir karar mevcut değildir. Bu sebeple yasal mevzuata uygun çalışan bir bankada hesabımın olması hakkımdaki suçlamaya dayanak gösterilemez. Adı geçen banka terör örgütüne finansman sağlaması sebebiyle değil, imtiyazlı ortaklık sahiplerinin BDDK’nın talep ettiği bilgi ve belgeleri sunmaması sebebiyle faaliyetleri sonlandırılmış bir bankadır. Benim Bank Asya’daki hesabım çalıştığım şirketlerin maaşlarını bu banka üzerinden yatırmasından dolayıdır. Maaş hesabım olması, hesap işletim ücreti alınmaması, kredi kartı ücreti alınmaması, EFT ve havale işlemlerinin ücretsiz olması, internet üzerinden kolay ve hızlı bankacılık işlemlerini gerçekleştiriyor olmam sebebiyle tercih ettiğim bir banka olmuştur. Yapmış olduğum bankacılık işlemlerinin tamamı şahsi ve işyerine ilişkin işlemler olup adı geçen bankaya destek olmak amacıyla gerçekleştirilmiş işlemler değildir. Bu yüzden Bank Asya’da aktif bir hesabımın olmasını üzerime atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.

“POLAT A.Ş. ÇALIŞANI OLARAK HERKESLE GÖRÜŞMEM DOĞAL”

Hakkımda HTS kayıtları mevcuttur. Belirtmek isterim ki 8062 ve 5639 ile biten hatlar şahsıma aittir. Ancak HTS kayıtlarında yer alan 77 05 ile biten hat şahsıma ait değildir. Bu hatta ilişkin olarak daha önce e-devlet üzerinden sorgulamada bulunmuş ve bu hattın mevcudiyetini görmüş, ilgili GSM operatörüne hattın şahsıma ait olmadığını ve kapatılmış olduğunu belirtmiştim. 7705 ile biten hat şahsıma ait değildir. HTS kayıtlarında görüşmelerimin olduğu tespit edilen isimlerin büyük çoğunluğu çalışmış olduğum Polat A.Ş. çalışanları ve şirket yetkilileridir. Ben adı geçen şirkette muhasebeci olarak çalışırdım. Resmi işlemler ile alakalı kayıtlardaki şahıslarla görüşmüş olmam gayet doğaldır. HTS kayıtlarında Adnan Daylan ile görüşmem yer almaktadır. Kendisi çalıştığım şirketin yönetim kurulu başkanıdır. İş gereği görüşmüşümdür. Ahmet Özdemir üniversiteden arkadaşım. Asım Ateş Polat Eğitim A.Ş. çalışanıdır ve yakın mesai arkadaşımdır. Hasan Umur’u Highway AVM müdürü olarak bilirim Adnan Daylan’a ulaşamadığımız zamanlarda kendisiyle görüştüğümü hatırlıyorum. Murat Aktaş benim patronum statüsündedir. Bu sebeple kendisiyle çok sayıda görüşme gerçekleşmişimdir. Selman Akkaya şirketin yönetim kurulundadır. Murat Özkan Fatih Kolejinde kısa süreli çalışmış olduğum dönemden tanıdığım öğrenci velisidir. Muhasebe ile ilgili kendisiyle görüşmüş olabileceğimi düşünüyorum. Hakan Şakar’ı doktor olması sebebiyle tanırım. Rahatsızlığım sebebiyle görüştüm. Hayrullah Deniz Polat A.Ş. çalışanı ve yakın arkadaşımdır. İsmini saymış olduğum şahıslarla yaptığım görüşmelerin hiçbirinin suç içeriği taşımadığını belirtmek istiyorum. Aleyhime değerlendirilmesini kabul etmiyorum.

“O DÖNEM BU KURUMLAR TERCİH EDİLEN KURUMLARDI”

İddianamede aleyhime hususlardan biri de örgütle iltisaklı şirketlerde SGK kaydım olduğu iddiasıdır. Bahsi geçen şirketler Polat Eğitim A.Ş. ve Gökkuşağı Eğitim A.Ş.’dir. Ben Murat Akdaş’ın vasıtasıyla Polat A.Ş.’de çalışmaya başlamıştım. Ancak yaşanılan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla 2014 Aralık ayında bu şirketten ayrıldım. Daha sonra Edirne’de bir yakınım vasıtasıyla Gökkuşağı Özel Eğitim A.Ş.’de çalışmaya başladım. Örgüte müzahir olduğu iddia edilen şirketlerle alakalı benim çalıştığım dönemlerde olumsuz hiçbir algı mevcut değildi. Tam tersi bu kurumlar tercih edilen kurumlardı. Çalışmış olduğum dönemlerde adi gecem şirketlerin terör örgütüne muzahir olduğuna dair hiçbir somut delil veya mahkeme kararı olmadığını belirtmek istiyorum. Bu kurumlarda çalışanların otomatikman suçlu ilan edilmesini suçun şahsiliği ilkesine aykırı buluyorum.

“EFT’LER RESMİ ÖDEMELERE AİTTİR”

Dosya içerisinde bana ait şüpheli eft işlemlerinin bulunduğu hususu yer almaktadır. Hayrullah Deniz, Murat Aktaş ve Ercan Şenyer ile yapmış olduğum eft işlemleri tamamen resmi ödemelere ait işlemlerdir. Adı geçen şahıslar Polat Eğitim A.Ş. çalışanıdır. Ben adı geçen firmanın muhasebesinde çalışmış olduğum için bu işlemleri gerçekleştirmiştim. Ercan Şenyer, Hayrullah Deniz’le aynı şirkette çalışıyor olmamız dışında yakın arkadaşlığımız da mevcuttur. Aramızda olan eft ve havale işlemlerin bir kısmı şahsi borç alışverişine ilişkindir. Ben şüpheli işlem olarak gösterilen ve üzerinde kurban bedeli açıklaması bulunan eft işlemini yaptığımı hatırlamıyorum. Yaşar Demirer isminde tanıdığım kimse yoktur. İddianame içeriği incelendiğinde bu EFT’nin Yaşar Demirer’den gelmediği görülecektir. Bu EFT’nin kim tarafından geldiğine ilişkin bilgi mevcut değildir. Kurban bedeli şeklindeki kaydın sehven yazıldığını düşünüyorum. Bu eft işleminin gerçekleştirilme tarihi 23.10.2013’tur. Üzerinden yaklaşık olarak 4 yıl geçmiş bir işlemi hatırlamam mümkün değildir. Çalışmış olduğum işyeri ile alakalı olarak arkadaşlık ilişkilerime binaen eft ve havale işlemlerinin aleyhime bir husus olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum.

“YÜKSEK MİKTARDA DERNEKLERE BAĞIŞ YAPMAM MÜMKÜN DEĞİL”

Dosya içeriğinde Detay Mimar Mühendislik Ve Teknik Elemanlar Derneğine üyeliğim olduğu, Bolu Bahar Derneği ile Bolu İdareciler ve Emekliler Derneğine bağışta bulunduğum iddiası yer almaktadır. Bolu Detay Derneğine üye olduğumu hatırlamıyorum. Formdaki imza bana aittir. Büyük ihtimal arkadaşımın ricası üzerine üye olmuşumdur. Derneğin amacı ve faaliyetleri doğrultusunda bilgim söz konusu değildir. İsimlerini saymış olduğum derneklere de herhangi bir bağış yaptığımı hatırlamıyorum. Bir kaç derneğe bağışta bulunmuştum. Ama bu dernekler adı geçen dernekler mi bilemiyorum. Miktarlarını da dosyada yer aldığı kadar yüksek olmadığını belirtmek isterim. Aldığım maaş göz önünde bulundurulduğunda bu miktarda bağış yapmam söz konusu değildir.

“SOHBET ORTAMINA KATILDIM AMA FETO’YE AİT KİTAPLARIN OKUTULMASI VE VAAZLARININ DİNLETİLMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

Benim dini sohbet adı altındaki toplantılara iştirak ettiğim bilgisi yer almıştır. Ben emniyet ve savcılıkta birkaç kez sohbet ortamına katıldığımı samimiyetle belirtmiştim ama bu sohbetlerde Fethullah Gülen’e kitapların okutulması ve vaazlarının dinletilmesi söz konusu olmamıştır. Ben bu bilgiyi paylaşmış olmamama rağmen bu kitapların okutulduğu ve vaazların dinletildiği şeklinde geçmiştir. Benim bu doğrultuda bir ifadem söz konusu değildir. Dini sohbet adı altında örgütsel bir toplantıya katılmadım.

“10 AYDIR TUTUKLUYUM”

Sonuçta 10 aydır tutuklu olduğumu belirtmek isterim. Hiçbir legal veya illegal örgüt üyesi değilim. Tutukluğum tedbir olmaktan çıkıp cezaya dönüşmüştür. Mahkemenizden önce tutukluluğumun sonlandırılmasını ve yargılama sonrasında da beraatımı talep ediyorum.

Adınıza kayıtlı olan 14 tane GSM hattı görünüyor. Ne diyeceksiniz?

“Ben 8062 ve 5639 ile biten hatları kullanırım. Sormuş olduğunuz hatların üç tanesini hatırlamıyorum ama zaman içerisinde kullanmış olduğum hatlardır.

“BOLULU DERSHANE HOCAM BENİ BOLUYA GETİRDİ”

“Daha önce Emniyette Sakarya’da dershaneye giderken bu yapıyla tanıştığınızı ve hocanızın sizi Bolu’ya getirdiğini söylemişsiniz?”

 “Ben Sakarya’da sed dershanesine gittiğim dönemde Bolulu bir öğretmenle tanışmıştım. Bu kişi beni Bolu iline getirdi. Ancak emniyette geçtiği şekliyle yapıyla tanıştırdığına dair beyanım olmamıştır. Dershaneden hocamdır ve Bolu’ya gelme sürecinde bana refakat etmiştir.”

“POLAT EĞİTİM A.Ş.’NİN FETHULLAH GÜLEN’E AİT EĞİTİM KURUMLARININ ÇATISI OLAN BİR ŞİRKET OLDUĞUNU SÖYLEMEDİM”

“Emniyette Polat A.Ş.’nin bu yapıya ait tüm eğitim kurumlarının ayni çatı altında yönetildiği yer olduğuna ilişkin beyanınıza ne diyeceksiniz?”

“Emniyet beyanlarımda yer alan Polat eğitim A.Ş.’nin Fethullah Gülen’e ait eğitim kurumlarının çatısı olan bir şirket konumunda olduğuna ilişkin husus bana ait değildir. Bu şirkete ilişkin soru sorulduğunda ben herhangi bir bilgim olmadığını söylememe rağmen emniyet mensupları tarafından okumuş olduğunuz ifade zapta geçirilmiştir. Beyan bana ait değildir”

Yavuz Selim Alcı

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yapım itibariyle ve mesleğim sebebiyle çok geniş bir çevrem olduğu doğrudur.

“ÇEVREMLE İLİŞKİLERİM SEBEBİYLE HUZURUNUDA BULUNDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”

Satış yöneticiliği ve esnaflık vasıflarım sonrasında pek çok şahıs ve kurumla iletişim kurdum. Benim şu an huzurunuzda bulunuyor olmamın da bu çevremle ilişkilerim sebebiyle olduğunu düşünüyorum. Çok tanınan bir kişi olmam hakkımdaki beyanlara sebep olmuştur. Benim ve eşimin ailesi Bolu’da tanınan bilinen insanlardır. Ailemin vatana hayırlı bir evlat yetiştirmesine rağmen geldiğim noktada silahlı terör örgütü üyeliği ile suçlanıyor olmamı kabule edemiyorum.

“İYİ BİR FETOCÜ OLDUĞUM İDDİASINI KENDİSİNE AYNEN İADE EDİYORUM”

Aleyhime yer alan hususları tek tek açıklamak isterim. Serkan Özmarka isimli şahsın aleyhime beyanları olmuştur. Ben bu kişiyi bank Asya çalışanı olarak bilirim. Kendisi ticari işletmelerle ilgilenirdi. Oysa ben Bank Asya’nın bireysel bir müşterisi idim. Bahsettiği şekliyle aramızda bir diyalog geçmediğini belirtmek istiyorum ve şahsın aleyhime olan beyanlarını reddediyorum. Savaş Yıldız’ı tanırım. Ama samimiyetim yoktur kendisi benim iyi bir Fetocü olduğumu beyan etmektedir. Bu soyut ve mesnetsiz beyanı reddediyor ve kendisine iade ediyorum. Aleyhime beyanı olan Sertaç Türker’i tanırım.  Bu şahısla Bolu Dağı A.Ş. ve Narven Termal A.Ş.’de birlikte çalışmıştık. Kendisi benim şahsına kurban bağışı yapma konusunda baskıda bulunduğumu söylemiş. Beyanını tamamen reddediyorum. Bahsettiği yıl ben kendim bile kurban kesememişken ona baskı yapmak suretiyle referans olmam mümkün değildir.

“ADNAN DAYLAN İLE FİZİKİ TEMASA KADAR ULAŞAN BİR HUSUMET YAŞADIM”

Kurban bağışlarının bulunduğu listede benim Adnan Daylan’a referans olduğum görülmektedir. Ben Adnan Daylan’ı tanırım. Ancak Bolu Dağı A.Ş.’de çalıştığım dönemde kendisiyle fiziki temasa kadar ulaşan bir husumet yaşamıştım. Kendisi benim hakkımda icra takibi başlamıştır. Aramızda husumet yaşanan bu şahsa referans olup kurban bağışında bulunmasını sağlamak akla mantığa aykırıdır. Dosyada kurban bağışı listesi olarak görülen evrakta Vildan A. ve Fatih B. ismi de yer almaktadır. Bu şahıslar benim yanımda çalışan personeldir. Bu şahısların kurban bağışında bulunmasında dahlim olmamıştır. Uğur A. ve Berra D.’yi tanımam. Ben hem bu kurban listesini hem de Sertaç Türker’in aleyhe beyanlarını kabul etmiyorum.

“DÜĞÜN TAKILARIMI BANK ASYA’YA AİT KASADA SAKLADIM”

Bank Asya’da hesabımın olması iddianamede tarafıma isnat edilen suça dayanak olarak gösterilmiştir. Ben bu bankada 2008 yılında bir hesap açtırmıştım. 2011 yılında ise evliliğim sırasında takılan takıları saklamak için bir kasa kiralamıştık. Diğer bankaların bu yöndeki hizmetleri Bank Asya’ya göre dezavantajlı olduğu için kasa kiralama işleminde Bank Asya’yı tercih ettim. 2012 ve 2013 yıllarında işlerim ciddi anlamda bozulmuştu. Pek çok banka ile çalışmama rağmen kredilerimi ve kredi kartı işlemlerimi gerçekleştiremiyordum. Bu hesaplara yatan paralar bankalara borcum sebebiyle kesiliyordu. Ben bu süreçte inşaat mühendisi olan kayınpederimle yap sat işine başladım. Bu süreçte kazandığım paraları borcu olmayan tek banka Bank Asya olması sebebiyle bu hesabıma yatırdım. Bu bankadaki hesap hareketleri bankaya destek amacıyla gerçekleştirildiği iddiasını kabul etmiyorum.

“HER BLOK İÇİN BİR KURBAN”

Benim Bülent Özmen’le yapmış olduğum EFT işlemleri şüpheli olarak gösterilmiştir. Bülent Özmen’i Narven Termal Tesislerinin Genel Müdürü olduğu dönemden tanırım. Ben adı geçen tesislerin satış müdürü idim. Aramızda personel ilişkisinin dışında bir arkadaşlık ilişkisi mevcuttu. Benim Bülent Özmen’le yapmış olduğum EFT işlemleri bu arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde gerçekleştirilmiş işlemlerdir. Narven çok bloklu bir işletmedir. Bu işletmenin her bloğunun temel atılışı sırasında bir kurban kesilmiştir. Dosyada yer alan Bülent Özmen’le gerçekleştirilmiş ve açıklamasında kurban yazan işlem bu çerçevede yapılmıştır. Temel atma sırasında kesilen kurbanların bedelinin Bülent Özmen’le gerçekleştirilmiş olduğunu, diğer işlemlerin ise tamamen aramızdaki kişisel ilişkiye dayalı olduğunu belirtmek isterim. Adı gecen sahsın kredi kartından kendim için yapmış olduğum alışveriş sonrasında bu alışveriş tutarının geri ödemesine ilişkin işlemlerdir. Bu işlemlerin şüpheli olarak değerlendirilmesini reddediyorum.

“HİGHWAY VE NARVEN İÇİN OKTAY GÜNEŞ İLE GÖRÜŞÜRDÜM”

İddianamede aleyhime delil olarak gösterilen HTS kayıtları bulunmaktadır. Bu kayıtlarda Oktay Güneş ile yaptığım görüşmeler şüpheli olarak değerlendirilmiştir. Ben Oktay Güneş’i butik sahibi olarak bilirim. 3-4 ay süreyle de yanında çalışmıştım. Daha sonraki Highway ve Narven Termal A.Ş.’de çalışmış olduğumu belirtmiştim. Ben Highway ve Narven Termal Tesislerinin ilk çalışanlarındanım.  Bu iki işletme İl Özel idaresi sorumluluğunda olan alanlardır. Oktay Güneş’in de  İl özel idaresi genel sekreteri olması sebebiyle bahsetmiş olduğum tesislerde ortaya çıkan sorunların çözümü aşamasında kendisinden yardım talep ederdim. Oktay Güneş’le yaptığım görüşmeler bu sorunların çözümüne ilişkin görüşmelerdir. Bu hususun bu şekilde bilinmesini istiyorum. Ayrıca Oktay Güneş’in evinde çıktığı iddia edilen kurban himmet listesi ile de hiçbir alakam olmadığını belirtmek istiyorum. Referans olarak adımın yer almasının sebebini bilemiyorum. Listenin aleyhime delil olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum.

“DİJİTÜRK ÜCRETİNİ ÖDEMEMEM SEBEBİYLE YAYINI KESMİŞTİR”

Benim bir dönem Dijiturk aboneliğim olduğu doğrudur. Ancak ben bu abonelik sonrasında adı geçen platformu verimli olarak kullanamadım. Bu hususu adı geçen platformu defalarca arayarak dile getirmeme rağmen çözüm getirilmemesi sebebiyle almış olduğum hizmetle ilgili ücret ödemesinde bulunmadım. Bu sebeple hakkımda icra takibi de yapılmıştır. Ben bu platformdaki aboneliğimi sonlandırmadım. Platform, ücretini ödememem sebebiyle yayını kesmiştir. Bu hususun aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

“19 YAŞIMDA NEDEN BU DERNEĞE ÜYE OLDUM BİLMİYORUM”

İddianamede örgüte müzahir derneklere üyeliğim hususu yer almaktadır. Köy ve Kırsal kesimi Derneğini Kalkındırma Bilinçlendirme Derneği ile Detay Mimar Mühendis ve Teknik Elemanlar Derneği’ne üye olduğum iddia edilmektedir. Köy ve Kırsal Kesimi Kalkındırma ve Bilinçlendirme Derneğine 2003 yılında yapılan başvuru dilekçesindeki yazı ve imza bana aittir. Ancak 19 yaşında iken böyle bir derneğe hangi salikle üye olmayı istediğimi hatırlamıyorum.  Bu derneğe aidat adı altında ödemelerde bulunduğuma ilişkin dosya içinde kayıtlar mevcuttur. Belirtmek isterim ki ben bu derneğe hiçbir ödeme yapmadım. Detay Mimar Ve Mühendis Derneği’ne üye olduğum hususu doğru değildir. Bu üyelik formundaki yazı bana ait değildir. Bu formda şahsıma ait bir fotoğraf ve imza da mevcut değildir. Mesleğim gereği bu derneğe üye olmam mümkün görülmemektedir. Şahsımla alakalı olarak mevcut olan üyelik kaydını kabul etmiyorum.

“SIZINTI DERGİSİ ABONELİĞİM YOK”

Dosya içerisinde Sızıntı Dergisine abone olduğuma dair kayıtlar mevcuttur. Aboneliğimi gösterir ekran çıktısındaki adresin bana ait olmadığını belirtmek isterim. Bu ekran çıktısındaki telefon numarası çalıştığım şirkete ait bir numaradır. Ayrıca şahsımla alakalı 5 adet abonelik görülmektedir. Ben adı geçen dergiye abone olmadım. Bu husustaki iddiayı reddediyorum.

“2 BUÇUK YIL ANKARA’DA ZAMAN GAZETESİ’NDE ÇALIŞTIM”

Yine aleyhimdeki suçlamaya dayanak olarak gösterilen hususlardan biri de örgüte müzahir şirketlerde SGK kaydımın olması hususudur. Ben 2005 yılında 2 buçuk yıl süreyle Ankara’da Zaman Gazetesinin satış ve reklam biriminde çalıştığımı kabul ediyorum. Ancak bu hususun atılı suçlamayla ilişkilendirilip deli olarak kullanılmasını reddediyorum. Tarafıma isnat edilen eylemlerin hiçbiri benim 1 yıldır tutuklu kalmama ve ailemden ayrı tutulmama neden olabilecek nitelikte değillerdir. Bu açıklamalar doğrultusunda öncelikle tahliyemi ve beratimi talep ediyorum.

DETAY DERNEĞİNE BİN TL’LİK EŞANTİYON HAVALESİ

Mahkeme başkanı “Sizin Detay Mimar ve Mühendisleri Derneği Denetim Kurulu Başkanı olduğunuz ve aynı zamanda derneğe ait ajanda ve kalem için para havale ettiğiniz görülüyor. Ne diyeceksiniz?” sorusuna Yavuz Selim Alcı, “Adı geçem dernekte herhangi bir üyeliğim olmadığını ifade etmiştim. Ben bu derneğin denetim kurulunda da yer almadım. Sormuş olduğunuz havale ile ilgili 2014 yılının Mayıs ayında Oktay Güneş’in bir talebi sonrası ben bahsettiğiniz havaleyi yaptım. Yukarıda geçtiği sekliyle Oktay Güneş’in Highway AVM ve Narven A.Ş.’ye ilişkin sorunları çözme noktasında bize çok yardımı dokunmuştur. Kendisini kırmamak adına bin TL’lik bir havale yaptım. Sorduğunuz havalenin açıklama kısmında yazan Yusuf A. isimli şahsa yaptığım havalede Detay Der isimli derneğin ajanda ücreti bin TL’lik havaledir” dedi.

 

Mahkeme Başkanı bunun üzerine “Siz mühendis değilim demiştiniz ama Oktay Güneş’in evinde çıkan listede sizin mühendis olduğunuz yazıyor. Detay Der’le ilgili bir sürü bağlantınız ortaya çıkıyor” ifadesine karşılık “Ben mühendis değilim. Dernekle de bir ilgim yoktur” şeklinde savunma yaptı.  

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit