• resmi ilanlar

VALİ ÖZÇİMEN'LE 800 TELEFON GÖRÜŞMESİ

2017-10-10 11:00:10

Bolu'da FETO/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunan öğretmen Çetin Özer, Bolu Valisi İbrahim Özçimen'le 800 kez yapılan telefon görüşmesini anlattı. Dönemin Valisi tutuklu Özçimen'in eşi Nezahat Özçimen'in çalıştığı okulda müdür olduğunu, bu yüzden görüşmelerin iş kapsamında yapıldığını söyleyen Çetin Özer, hakkındaki iddiaları reddetti.

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

 

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında 38’i tutuklu 71 öğretmenin yargılanmasına Karaçayırda bulunan Belediye Nikah Salonu’nda devam ediyor.

BİLAL ALTINDAŞ

“Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetliyorum. Örgüte üye olduğuma yönelik suçlamayı kesin bir dille reddediyorum. Ben 18 yıldır eğitimciyim. Mesleğe sınıf öğretmeni olarak başladım 2011’de Bolu’ya tayin oldum 15 sene öğretmenlik yaptım. Binlerce öğrenci yetiştirdim. Meslek hayatım boyunca kanun ve nizamların dışına çıkmadım. Devlet ve hükûmet politikalarına muhalif eylem ve söylemim olmadı. Adli ve idari bir soruşturmaya konu olmadım. Vatanım ve milletim dışında da hiçbir yapıya hizmet etmedim.

TUTUKLU POLİS İLE GÖRÜŞME

HTS kayıtlarında Bekir Mutlu (polis memuru), Mustafa Onur ve Tahsin Özdemir isimli şahıslarla irtibatım olduğu belirtilmiştir. Bekir Mutlu’yu tanımam. Kendisiyle görüşmem de olmadı. Soruşturma başladıktan sonra yaptığım araştırmada adı geçen şahsın kızı ile benim kızımın sınıf arkadaşı olduklarını öğrendim. Muhtemelen kızımın, arkadaşı ile iletişime geçmek için benim telefonumu kullandığını düşünüyorum. Mustafa Onur’u yapı market sahibi olarak tanırım. İnşaat yaptırırken buradan alışveriş yaptım.  Malzemeler karşılığı senet imzalanması için muhasebe elemanları ile görüşmeler yapmıştım. Görüşme buna ilişkindir. Tahsin Özdemir isimli şahsı da tanımıyorum. Kayıtların neye ilişkin olduğunu bilmiyorum.

“SIZINTIYA ABONE OLMADIM”

Benim Sızıntı isimli dergiye aboneliğim bulunmamaktadır. Ekran çıktısındaki adres eski adresimdir. Dergi bana kesinlikle getirilmemiştir. Avukatımdan dosya içindeki ekran çıktısının bir teslim fişi olduğunu öğrendim. Ben bu fişi kesinlikle imzalamadım. Birilerinin adresimi kullanarak böyle bir kaydı oluşturduğunu düşünüyorum. Bu durumun aleyhe kullanılmasını kabul etmiyorum. Kayıtta belirtilen telefon numarası da bana ait değildir. Aleyhime iddiaları kabul etmiyorum.

“KIZIM TEOG’DA TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU”

Kızım 2013 yılında o zamanki adıyla Melih Koleji olan okula kaydoldu. Okulun başarılı öğrencileri arasında olduğu için yüzde 80 indirimle kaydını yaptırdık. Okul ücreti ve yemek paraları için benden Bankasyada hesap açtırmam istendi. Ben de bu hesabı açtırmak durumunda kaldım, mevduat birikimi yapmadım. Hesabı sadece açtırma gayem doğrultusunda kullandım. Adı geçen okulu da Bolu’da en iyi eğitim veren okul olması nedeniyle seçtim. Kızım TEOG sınavından 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olmuştur. Hem kızımın okulda eğitim görmesi hem de adı geçen bankada hesabım olmasına yönelik iddia ve isnatları kabul etmiyorum. Kızımın ülkesine ve milletine hayırlı bir birey olarak yetişmesini sağlamaktı.

“DEVLETİN TESPİT EDEMEDİĞİNİ BENİM ETMEM BEKLENEMEZ”

Sendikal haklar anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmıştır. Demokratik bir hakkımı kullanmamdan dolayı suçlanmayı kabul etmiyorum. Sonra da örgüte müzahir olduğu bildirilen sendikaya üye olmamın hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılmasını kabul etmiyorum. Daha önce sendika temsilcilerinin yapmış olduğu tanıtımlar doğrultusunda Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen isimli sendikalara üye olmuştum. Amacım yalnızca mesleki menfaatlerimi korumaktı. Sendikaların faaliyetlerinin denetlenmesi gerekir. Benim vatandaş olarak böyle bir yükümlülüğüm yoktur. 15 Temmuz öncesi sendikanın illegal faaliyet yürüttüğüne şahit olmadım. Darbe girişiminden sonra sendikanın suç örgütü olarak görüldüğü söylenildi. Eğer öncesinde kamu kurumları illegal bir durum tespit etseydi ben de buradan ayrılırdım. Devletin yetkili kurumlarının tespit edemediği hususu bir vatandaş olarak benim tespit etmem beklenemez. Bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmemekteyim. Bolu Eğitim Sevenler Derneğine eğitim camiasına hizmet ettiğini düşünerek üye olmuştum. Dernek hakkında bir soruşturma yapıldığını duymadım. Sonra da derneğin müzahir olduğunu söyleyerek suç örgütü olarak görülmesinde benim bir suçum ve günahım bulunmamaktadır. Ben kesinlikle FETO/PDY terör örgütü üyesi değilim. Örgütle irtibat ve iltisakım bulunmamaktadır.  11 aydır tutukluyum. Kaçma ve saklanma şüphem yoktur. Mahkemenizden önce tahliyemi, daha sonra da beraatımı talep ediyorum. 

CEMİL TUNA ÖZMERCAN

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben aile, meslek ve sosyal hayatımda bugüne kadar hiçbir suçlamayla karşılaşmadım. Buna rağmen banka tercihim, çocuğumu gönderdiğim özel okul ve anayasal güvence altında bulunan kuruluşlar olan STK’lara üyeliğim nedeniyle sorgulandım ve akabinde de tutuklandım.

“BYLOCK KULLANICISI OLMADIĞIM TESPİT OLUNMUŞTUR”

İddianamede suçlamaya dayanak yapılan hususlar ayrı ayrı sayıldığı halde lehime olan hiçbir husustan bahsedilmemiştir. Örneğin bylock kullanmadığım iddianamede belirtilmemiştir. Halbuki sorgu aşamasında yargıç bana bylock kullandığımdan bahsetmişti. O zaman böyle bir suçlamayı gerektirecek delillerin ne olduğunu bilmediğimden savunma getirememiştim.  Yapılan araştırmada bylock kullanıcısı olmadığım tespit olunmuştur. Ben 14 yıldır devlet memuruyum. Sicilimde tek bir olumsuzluk yoktur. Devletimizin birlik ve dirliğine inanan biriyim. Öğrencilerime de bu bilinci aşılamaya gayret ettim. Vatan ve millet sevgisini ön planda tuttum.

“YANILGI NEDENİYLE TUTUKLU KALDIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM”

Bylock kullanmadığımı söylemiştim. Bankasya hesabıma ilişkin iddia yanılgıdan ibarettir. Zira sorgu sırasında bana Eylül 2014’te hesabımın 50 bin TL artış gösterdiği belirtilmişti. Fakat daha sonra bu iddianın hesabımın o anki bakiyesinde olan 6 bin 285 TL’nin kolluk personelince 62 bin olarak algılanmasından kaynaklı olduğunu öğrendim. Fakat bylock kullanıcısı olduğuma ilişkin yanılgı ve banka hesabımdaki yanılgı nedeniyle tutuklandım. 11 aydır da tutuklu bulunmaktayım. Aynı yanılgı sendika üyeliğim konusunda da yaşandı. Benim 17/12/2013 tarihinde sendika üyesi olduğum söylenerek malum örgütle hükümetin sıkıntılar yaşadığı tarihe denk geldiği anlaşılan üyelik manidar bulundu. Fakat benim başvuru tarihimin başka bir tarihe denk geldiğini izah edemedim. Başvuru tarihim 14/12/2013 tarihidir. Bu yöndeki algının da benim tutuklanmamda etkili olduğunu düşünüyorum. Banka hesap hareketlerine ilişkin evrak ve sendika başvurusuna ilişkin evrakını mahkemenize sunuyorum. Ben sendikanın örgüte müzahir kuruluşlarından olduğu belirtildikten sonra da üyelikten çekildim.

Bes-der isimli derneğe üye olduğum, hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılmıştır. Ben derneğin kurucu veya yöneticisi değilim. Öğretmenler arası mesleki dayanışmayı artırmak istemesi sonucu sakınca görmediğim için üyelik kaydı yaptırmıştım. Adı geçen dernek, futbol turnuvaları düzenlediği için bu durum da niyetimi perçinlemişti. Bunun dışında dernekte bir faaliyete iştirak etmedim. Örgütsel bir faaliyet yürütüldüğüne de şahit olmadım. Aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

“BANKA HESABIMI KAPATMAYIP PARA PUAN YÜKLEDİLER”

Bankasya hesabımı 2008’de açtırmıştım. Bankacılık işlemlerin de kolaylık sağlaması, kredi kartının otoban gişelerinde kullanılması ve oturduğum sitenin aidatının bu bankaya yatırılması nedeniyle hesabı açtırma gereği duydum. Hesapta 3-5 bin TL para bulunmaktaydı. Her ne kadar 2013 Aralık ayında hesapta para bulunmuyorken Mayıs ayına doğru hesabımda mevduat artışı gösterdiği belirtilmekte ise de bu durum bir tesadüften kaynaklanmaktadır. Banka 2013 Eylülde mevduat hesaplarına, hesap işletim ücreti tahakkuk ettirmeye başlamıştı. Başvurma durumunda bu ücretin para puan olarak iade edildiğini söylemişti. Ben bu sebeple bankaya kesilen hesap işletim ücreti iadesine başvurmuştum. Ancak kabul edilmeyince de hesabın kapatılmasını istedim. Daha sonra banka temsilcileriyle yaptığım görüşmede hesabımın kapatılmadığını, yalnızca dondurulduğunu öğrendim. Banka temsilcisi bana eğer istersem kesilen hesap işletim ücretlerinin para puan olarak hesabıma aktarılacağını söyledi. Bu dönem banka mudi kaybetmekteydi. Müşterileri elde tutmak istiyordu. Kestikleri parayı para puan olarak eklediler. Ben de Ocak’tan itibaren hesabımı kullanmaya devam ettim. Bankada birilerinin çağrısı veya yönlendirmesiyle para tutmuş değilim. Hesaptaki para da yalnızca ödemeler için lazım gelen paradır. Bu durumun başka şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum.

“İYİ BİR EĞİTİM ALMASI İÇİN ÇOCUĞUMU OKULA GÖNDERDİM”

MASAK kayıtlarında Polat A.Ş.’ye yapılan havale şüpheli işlem olarak nitelenmiştir. Havale ücretleri çocuğumun okul ücretleridir. Bu durumun aleyhe kullanılmasını kabul etmiyorum. Zamanında çocuğumun gittiği ve Erpiliç’e ait olan Papatya kreşi olan Bolu Belediyesi de adı geçen bankayla çalışmaktaydı. Çocuğumun örgüte müzahir okula gitmiş olması da bir başka suçlama konusudur. Ben yalnızca iyi bir eğitim alması için çocuğumu buraya gönderdim.

“KENDİSİ KATILMADAN BİZİ TOPLANTIDA GÖRMESİ İMKANSIZ”

Faruk Dinç’i bir dönem komşuluk yaptığımızdan tanırım. Bir müddet sonra Kütahya Tavşanlıya taşınmıştı. Niçin aleyhimize beyanda bulunduğunu bilemiyorum. Örgütün sohbet toplantılarına katıldığımızı söylemiş. Fakat kendisinin de böyle bir toplantıya iştirak etmeden bizi görmesi mümkün olamaz. Hakkında soruşturma yürütüldüğü sırada düğün için geldiğinde kendisiyle karşılaştım. Bana ihraç edildiğini söylemişti. Ben de ihraç edildiğimi söyleyince ‘bir sendikaya üye olduk başımıza gelmeyen kalmadı’ diye serzenişte bulunmuştuk. Daha sonra gözaltına alınınca kendisini kurtarma maksadıyla adımı vermiş olabileceğini düşünüyorum. Adımı bile beyanında doğru söylemediği görülecektir.

ADRES BİLGİLERİ İLE ABONELİK YAPILMIŞ

Benim Sızıntı aboneliğim yoktur. Aktif Eğitim Sen’e üye olduğumda kimlik bilgilerimi doğal olarak buraya bildirmiştim. Söz konusu sendikanın nt kırtasiye ile indirim anlaşması mevcuttu. Muhtemelen kimlik bilgilerimizi nt kırtasiye ile sendikanın paylaşmış olabileceğini düşünüyorum. Sızıntı ile nt kırtasiyenin Kaynak Holdinge ait olması sebebiyle abonelik kayıtlarının bilgimiz dışında oluşturulduğunu düşünüyorum. Adres bana ait değildir. Bu yöndeki iddiayı kabul etmiyorum. Bylock kullanıcısı olmadığım sabittir. Evimdeki aramada suç unsuruna rastlanmamıştır. Sabit ikametgah sahibiyim, kaçma şüphem yoktur. Tahliyeme ve beratıma karar verilmesini talep ediyorum.

ÇETİN ÖZER

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben özel eğitim kurumlarında 9 yıl öğretmen, 5 yılda müdür yardımcısı olarak görev yaptım. Severek yaptığım görevimden bir gece ansızın khk ile ihraç edildim. Hakkımdaki suçlamaları tümden reddediyorum.

“RESMİ BİR BANKAYA PARA YATIRMAK SUÇ DEĞİLDİR”

Bankasya isimli bankada hesabım olduğu doğrudur. Devletin izni ve kontrolü doğrultusunda çalışan resmi bir bankaya para yatırmış olmamın bir suçlama konusu yapılmasını hukuka aykırı bulmaktayım. Bunun suç olduğunu düşünmüyorum. Komşumuz Faruk Dinç ve eşinin önerisiyle otomatik ödemeleri buradan yapmıştım. Otomatik ödeme talimatım kadar paranın hesaba aktarıldığı ödemeden sonra aylar itibariyle bu döngünün devam ettiği görülecektir. Talimatla ve bankayı desteklemek maksadıyla para yatırmadığım ortadadır. Aynı bankadan çocuğumuz için bireysel emeklilik yaptırdık. Bir ara hesabı kapattırmak istedik ama BES’ten çıkarsak kesinti olacağı söylendi. Devletin kontrolünde herhangi problem çıkmayacağı söylendi. Bu yüzden hesabı kapatamadık. Başka bankalarda daha yoğun kullandığım hesaplarım mevcuttur. Diğer banka hesaplarımın dikkate alınmayarak belki en az kullandığım banka hesabımın suçlama bakımından göz önünde bulundurulmasını kabul etmiyorum. Bunun hukuki hata olduğunu düşünüyorum.

Bes-der isimli derneğe üyeliğim suçlamaya dayanak olarak gösterilmiştir. Komşumun engelli çocuğuna destek vermiştim. Dernekte engellilere yönelik faaliyetler yapılması fikri aklımıza geldi. Engellilere yönelik bir kısım faaliyet icra ettik. Bahsettiğim engelli çocuk ve ailesi Ankara’ya gidince o faaliyet de sonlandı. Üyeliğim bu tarihten sonra kağıt üzerinde kaldı.  Bu durumun suçlama konusu yapılmasını kabul etmiyorum.

“FETO İDDİALARI ORTAYA ÇIKINCA DA İPTAL ETTİRDİM”

Sendikal haklar anayasal güvence altına alınmıştır. Sendikaların denetimini devletin yapması gerekir. Vatandaş olarak benim böyle bir görevim bulunmamaktadır. Ben Aktif Eğitim Sen dışında başka bir sendikaya üyeydim. Şahsi problemler nedeniyle istifa etmek durumunda kaldım. Daha sonra da söz konusu sendikaya üye oldum. FETO iddiaları ortaya çıkınca da iptal ettirdim. Bunun terör örgütü üyeliği suçlamasına konu edilmesini kabul etmiyorum.

Sızıntı isimli dergiye 2011-2012’de üyeliğim mevcuttu. Daha sonra iptal ettirdim. Fakat kimlik ve adres bilgilerim kendilerinde olduğu için talebim olmamasına rağmen belirli dönemlerle bu aboneliği aktif hale getirmekteydiler. Bir kaç kez telefonla aradım, her defasında arayıp iptal ettirdiğim bir abonelikti. Benim böyle bir abonelik konusunda iradem mevcut değildir. İradem haricinde oluşturulan abonelik kaydının aleyhime kullanılmasını kabul etmemekteyim.

VALİ ÖZÇİMEN’LE 800 KEZ TELEFON GÖRÜŞMESİ

HTS kayıtları içeriğinde Adnan Daylan isimli şahısla görüşme yaptığım yönünde ayrıntı bulunmakta. Fakat ben Adnan Daylan isimli şahsı şahsen tanımam. Muhtemelen onun adına kayıtlı telefon ile iletişim sağlayan Highway isimli avm’nin müdürleridir. Çalıştığım okuldaki öğrencilerin çalışmalarını zaman zaman avm’de sergilemek için stand açma gereği duyuyorduk. Bu yüzden oradaki müdürlerle sıkça irtibat halinde oluyordum. Görüştüğümüz telefonun Adnan Daylan adına kayıtlı olduğunu bilmiyordum. Bu kapsamda yapılan görüşmelerdir.

Tahsin Özdemir isimli şahsın Cihan Medya çalışanı olduğunu zannediyorum. Aramızdaki görüşmeler tarafıma gönderilen dergilerin iptali kapsamında yapılan görüşmelerdir. Ben Vali İbrahim Özçimen’in eşi Nezahat Özçimen’le bir okulda birlikte çalıştım. Nezahat hanım okul müdürümüzdü. Bu yüzden kendisiyle sık sık irtibat kurduk. 800’e yakın telefon görüşmesi iş kapsamında Nezahat Hanımla yapılan görüşmelerdir. Vali beyle şahsen iletişim kurmuş biri değilim.

IŞIK YAYINCILIKTAN SAÇ BAKIM SETİ GELMİŞ

Yurtdışına çıkışlarıma ilişkin kayıtların benim şahsi seyahatim olmadığını belirtmek isterim. Okulumuzun iştirak ettiği projeler kapsamında çıktım.  Bunlardan ikisi ulusal ajansın projeleriydi. Birinde Budapeşte diğeri de duyma problemi için yaptığımız İtalya seyahatiydi. Seyahat özgürlüğü kapsamında bu gezilerin herhangi bir suçlamaya konu edilemeyeceğini düşünüyorum.

Şahsıma ulaşan bir kısım gönderilen suçlamaya delil olarak gösterildiği görülmektedir. Ups kargodan gelen gönderi hatırladığım kadarıyla kuaförlük merkezinden gelen saç bakım seti olduğunu zannediyorum. Niçin gönderi çıkış yerinin Işık Yayıncılık olarak görüldüğünü bilmiyorum. Benim adı geçen yayıncılık şirketinden gönderim gelmedi.

“2007’DE BOLU’YA GELDİM. 2006’DA TOPLANTIDA GÖRÜLMÜŞ OLAMAM”

Halil Yiğiter ve Faruk Dinç’in aleyhe beyanlarını kabul etmiyorum. Halil Yiğiter 2006’da bir toplantıda benim de bulunduğumu iddia etmiş. Halbuki ben Bolu’ya 2007’de geldim. Burada olmadığım bir dönemde toplantıya katılma imkanım bulunmamaktadır. Bunun bir yanılgı yada kasıtlı beyandan olduğunu düşünüyorum. İsmimi dernek nedeniyle bağlantı kurarak vermiş olabileceğini düşünüyorum.  Faruk Dinç ise komşumuzdu. İyi bir insan ve komşumuz olarak hatırlıyorum. Darbe teşebbüsü sonrasında ihraç edildiğini öğrendik. Sorgu sırasında korktuğu veyahut kendisini kurtarma adına adımızı vermiş olabileceğini düşünüyorum.  Beyanları doğru değildir.  

“İMEİ KOPYALAMA NEDENİYLE BYLOCK TESPİTİ YAPILMIŞ OLABİLİR”

Bylock isimli programı kullandığım iddiasını kabul etmiyorum. Kesinlikle reddediyorum.  Bir ara telefonum kapanmıştı. İsmini bilmediğim bir teknik ofise telefonu götürdüm. Bana yurtdışından gelen telefonun başka bir imei numarasını kopyalaması gerektiğini söylemişti. Eski bir telefonun imeisi benim telefonuma kopyalanmıştı.  Bu kopyalama işleminden sonra açıldı. Ama bir müddet sonra yine kapandı. Tekrar aynı yere gittiğimde imei çakışması nedeniyle telefonun kapandığını söyledi. Başka bir telefonun yada benim getireceğim eski bir telefonun imei numarasının yeniden kopyalanması gerektiğini söyledi. Ben eski telefon bulamayacağımı söyleyince başka bir telefonun imeisi kopyalandı. Bylock tespitinin kaydının bu şekilde oluşmuş olabileceğini düşünüyorum. Bu yanlışın tespitle ortaya çıkarılmasını talep ediyorum. Ben bugüne kadar trafik cezası bile almayan bir insanım. Silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması ile burada olmak bana ağır gelmektedir. Aileme bunu izah edecek kelime bulmakta zorlanıyorum. 9 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beratimi talep ediyorum.

DERYA EREN

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimini kınıyorum. Aleyhimdeki suçlama onurumu ve haysiyetimi derinden incitmiştir. Ben vatan ve milletini çok seven bir öğretmenim. Aleyhimdeki suçlamaları kabul etmemekteyim.

Her ne kadar iddianamede kamu görevinden uzaklaştırıldığım belirtilerek bu durum suçlamaya dayanak yapılmış ise de ben kamu görevinden ihraç edilmedim. Halen açıktayım. 10 yıldır mesleğini başarıyla icra etmekteydim.  Meslek hayatim boyunca vatanıma milletime bağlı öğrenciler yetiştirmeye çalıştım. Uzun suredir de açıktayım. Açığa alınmada Aktif Sen isimli sendikaya üyeliğim gerekçe gösterilmiştir. Adı geçen sendikaya üyeliğimi okula gelen iki bayanın üyelik sayısının artırılması konusunda yoğun ısrarı sonrasında yapmıştım ve kısa süre sonra da ayrıldım. Üyelik sürem 4 ay sürmüştür. Ağustos 2014’te üyelikten ayrıldığımı hatırlıyorum.

“DÜĞÜN TAKILARIMIZI BANKASYA’DA SAKLADIK”

Bankasya hesabım 17-25 Aralık süreci öncesi açılmıştı. Haziran 2013’te evlendim. Düğün takılarını değerlendirmek istedik. Katılım bankalarını araştırdık. Altının TL’ye tahvili sırasında en yüksek değeri Bankasya verdiği için tercih ettik. Bankayla ilgili o dönem olumsuz bir algı yoktu. Sonra da paramızı çekip ev aldık. Düğün davetiyesini ve tapu işlemlerine ilişkin evrakları mahkemenize sunuyorum. Örgütün çağrı veya telkiniyle bankaya para yatırdığıma yönelik iddia ve isnatları kabul etmiyorum.

Masak raporunda şüpheli işlem olarak görülen, benim hesabımdan ev aldığımız dönemde eşim tarafından yine eşimin hesabına yapılan para transferidir. Bu durumun şüpheli işlem olarak görülmesi olanaklı değildir. Rapor içeriğini kabul etmiyorum.

“TELEFONUMU EŞİM KULLANDI”

Murat Özkan, Şaban Bayram, Hakan Şakar isimli kişilerle görüşme kayıtlarım olduğu görülmektedir. Fakat ben adı geçen şahıslarla irtibata geçmedim. İsnat sonrasında durumu anlaya yönelik akıl yürütmesi yaptığımda eşimin adı geçen şahıslarla görüşmüş olabileceği sonucuna vardım. Şarj bitmesi yada telefonun yanında olmaması gibi sebeplerle telefonumu kullanmaktaydı.  Görüşmelerin çoğunun eşim tarafından yapılmış olabileceği ihtimalinin dikkate alınmasını talep ediyorum

 

3 buçuk yaşında engelli bir kızım bulunmaktadır. Bu rahatsızlık hayat boyunca devam edecektir. Bu sıkıntı nedeniyle hayatımın merkezine kızımın tedavi sürecini yerleştiren birisiyim. Başka herhangi bir işe vakit ayırmam mümkün değildir. Bu nedenle sendika üyeliği vesair üyeliklerin bir amacı bulunmamaktadır. Örgüt üyeliği suçlamasını hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum. 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit