• resmi ilanlar

"Bizi satıyorsun. Döneklik mi yapıyorsun?"

2017-10-16 11:00:17

*FETO/PDY soruşturmaları kapsamında yargılanan öğretmenlerin 5. Duruşmaları Karaçayır Nikah Salonu'nda devam etti. Tutuksuz sanık Keziban Köse, çay toplantıları için Koza Eğitim Derneğini kurmak istediklerini söyleyince Mahkeme Başkanı “Çay kahve içmek için dernek mi kurulur. Çay kahve içecekseniz gidin evinizde için” dedi. *Ev hanımı Leman Temiz ise ifadesi sırasında hüngür hüngür ağlayarak eşinin tutuklu olması sebebiyle maddi zorluk yaşadıklarını söyledi ve “Yaz bitti bizim eve ancak 3 tane karpuz girdi. Elektrikleri yakamıyorum. Faturaları ödeyemiyorum” dedi. Leman Temiz'in telefonunda bylock, eagle, tango ve line programlarının yanı sıra tarihi eser fotoğrafları ortaya çıktı. *Mehmet Akif Tekin de Aktif Sen Derneğine olan üyeliği darbe girişimi sonrası bitirmek istediğini ancak baskı gördüğünü belirterek, “İstifa etmeyi düşündüm. Fakat Zeki Yıldıran'ın ‘Bizi satıyorsun. Döneklik mi yapıyorsun? Bu anayasal haktır. Neden korkuyorsun?” şeklindeki sözleri nedeniyle sendikadan ayrılmaktan vazgeçtim” dedi.

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında öğretmenler savunmalarını yapmaya devam ediyor.

KEZİBAN KÖSE

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben örgüt üyeliği suçlamasını kesin bir dille reddetmek isterim. Ortaöğrenimimi Ankara’da tamamladıktan sonra Selçuk Üniversitesi rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünü kazandım. Okuldan mezun olduktan sonra bir süre kpss sınavını kazanamadım. O nedenle 2007- 2011 arasında özel bir okulda çalıştım. Çalıştığım okulun sonradan örgüte muzahir okullardan olduğu söylendi.  Bu okulda çalışmış olmam özel bir seçimden kaynaklanmadı. Yalnızca kpss’yi kazanana kadar maaşımı çıkartmak için çalıştım. Bu okulda SGK kaydımın bulunmasının hakkımdaki suçlamaya dayanak olarak gösterilmesini kabul etmiyorum.

“EV ALMAK İÇİN SİSTEME DAHİL OLDUM”

Bankasya hesabım olduğu doğrudur. Özel okulda çalıştığım esnada maaşım bu bankaya yattığı için zorunlu olarak hesap açtırmıştım. Banka hesabı yalnızca maaş hesabı olarak kullanılmıştır. 2011’de Emin Evim isimli gayrimenkul edindirme sistemine dahil oldum. Şirket Bankasya ile çalışmaktaydı. Aylık 120 TL ödemeler yaparak ev sahibi olmayı düşündüm. Belki birkaç ay yatırmadığım olmuştur. Zira şirketin ücret durdurma imkânı da bulunmaktaydı. Masak raporunda yatırdığım rakam bellidir. 2014’te sistemden çıkmaya karar verdim. Paramı toplu halde adı geçen şirket banka hesabıma gönderdi. Şirketin örgüte müzahir olmadığı ve halen faaliyetini sürdürdüğü bilinmektedir. Bunun dışında söz konusu bankayla irtibatım olmamıştır. Bankaya örgütün talimatı ve telkiniyle para yatırmadım.

Aktif Eğitimciler Sendikasını öğretmenlik mesleğini icra ederken üye oldum. Sendika kurulduğu aşamadaki söylemlerinde alanımı ilgilendiren yenilikçi bir takım vaatlerde bulunmaktaydı. Bunun bir suç teşkil ettiğini düşünmüyorum. Bu yüzene hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum.

“ONAY VERİLMEDİĞİ İÇİN DERNEK TÜZEL KİŞİLİK KAZANAMADI”

Koza Eğitimciler Derneği isimli dernek hiçbir zaman tüzel kişilik kazanmadı. Arkadaşlarımızla bir araya gelerek çay toplantıları yapıp oturabileceğimiz çocuklarımıza birtakım eğitsel faaliyetler yapabileceğimiz bir dernek kurmanın uygun olacağı kanaatine vardık. Derneğin kurulma düşüncesi sosyal faaliyetleri resmi bir çatı altında yapma düşüncesinden ortaya çıktı. Eşimle birlikte derneğin kuruluş beyannamesini imzaladık. Fakat dernek tüzüğüne onay verilmediği için dernek tüzel kişilik kazanamadı ve faaliyet yapamadı. Adı geçen kurulmamış derneğin hakkımdaki örgüt üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasını kabul etmiyorum.”

“ÇAY KAHVE İÇMEK İÇİN DERNEK Mİ KURULUR?”

Mahkeme Başkanı Seyfi Han bunun üzerine “Kimse derneğin amacını bilmiyor. Çay kahve içmek için dernek mi kurulur. Çay kahve içecekseniz gidin evinizde için. Herkes sosyal etkinlik için kurulmuş dernekti diyor” dedi.

 Koza Eğitimciler Derneğinde aynı dosyadan yargılanan Ayşe Albuz, Şeyma Tosun, Figen Turhan gibi isimlerin de yer aldığının hatırlatılması üzerine “Ben rehberlik Araştırma bölüm başkanıydım. Bu kişiler de bana bir şekilde çocuklarını getirmiş kişilerdir. Hepsi beni tanırlardı.  Kendileriyle iletişimimiz doğdu dedi. Derneğin isminin neden Koza olduğu soruna ise “Şu an ne için olduğunu hatırlamıyorum ama koza kelimesi eğitimi de çağrıştırıyor. Kozadan kelebek çıkması gibi…” dedi.

ZAMAN  VE SIZINTI’YA FASON ABONELİK

Zaman ve sızıntıya aboneliğim bulunmamaktadır. Dosya da bulunan kolluk tutanağında örgüte müzahir herhangi bir yayına üye veya abone olmadığım açıkça belirtildiği halde iddianamede adı geçen süreli yayınlara abone olduğum belirtilmektedir. Bu durumun çelişki olduğu kanaatindeyim. Sızıntı Dergisine ait abonelik ekran çıktısının fason abonelik denilen yöntemle oluşturulduğunu düşünüyorum. Adres ve kimlik bilgilerimin ne şekilde ele geçirildiğini bilmiyorum. Söz konusu çıktının aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum. Suçsuzum. Beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.

“YAZ BİTTİ BİZİM EVE ANCAK 3 TANE KARPUZ GİRDİ”

LEMAN TEMİZ

Eşinin uzun zamandır tutuklu olması nedeniyle çok büyük maddi güçlükler yaşadıklarını söyleyen Leman Temiz, ifade verirken hüngür hüngür ağladı. “Yaz bitti bizim eve ancak 3 tane karpuz girdi. Elektrikleri yakamıyorum. Faturaları ödeyemiyorum. Eşim içerde olduğundan beri ailecek mağduruz” diyerek gözyaşı döken Leman Temiz, kendisinde çıkan bylock iddiasını da reddetti.

“EAGLE, BYLOCK, TANGO, LİNE KULLANILMIŞ”

Tutuksuz yargılanan ev hanımı Leman Temiz, “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain darbe girişimini kınıyorum.  Ben bir ev hanımıyım. Teknoloji ile doğrudan ilişkim yok. Hakkımda bylock isimli programı sonu 6006 ile biten GSM Hattı üzerinden kullandığım iddia edilmektedir. Fakat ben hiç bir şekilde adı geçen programı duymadım.  Nasıl indirileceğini kullanılacağını da bilmem. Söz konusu GSM hattımın takılı olduğu sonu 938 ile biten imei numarasına sahip telefonu 2016’da eşimin dayısının oğlundan aldım. Bundan önce eski model tuşlu telefon kullanmaktaydım. Bahsedilen programı indirip kullanma ihtimalim bulunmamaktadır. Bu hususta telefonu bana veren ve eşimin akrabası olan Murat Yıldız isimli şahsın el yazılı beyanını mahkemenize sunuyorum. Her ne kadar dosyada dijital materyal inceleme sonucunda telefonun bana verildiği tarihten sonra eagle, bylock, tango, line gibi programların kullanıldığı belirtilmiş ise de benim bahsedilen programları kullanmam olanaklı değildir. Belki çocuklarım merak saikiyle yanlışlıkla indirmiş olabilirler. Bu yöndeki iddiaları reddediyorum.

“UMRE PARASINI BANKASYA’DA BİRİKTİRDİK”

Bankasya’da 2015 yılında bir hesap açtırdığım doğrudur. O dönemde umre seyahati yapmayı planlamıştık. Eşimle bunun için para biriktiriyorduk. Eşim bu parayı benim adıma bankada hesap açarak yatırdı. Zannedersem 5 bin TL’yi aşan bir miktardır. Daha sonra 2 ay biriktirdikten sonra parayı bankaya yatırdık. Benim bu bankada bireysel emekliliğim de bulunmaktaydı. Hain darbe girişiminden sonra bankadaki emeklilik poliçemi iptal ettirdim. Bankadan 2016’da adıma yatırıldığı bildirilen 730 TL bu nedenle tarafıma gönderilmiştir. Tamamen doğal bankacılık işlemleri olarak görülebilecek hesap hareketleri nedeniyle hakkımdaki örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum.

Hts kayıtlarında birtakım şahıslarla irtibat bulunduğu belirtilmiş ise de Erol Altıntaş, Gürbüz Yavuz ve Tahsin Ödemir isimli şahısları ben tanımam. Eşim bir okulda yönetici olduğundan çok fazla görüşme yapmaktaydı. Zaman zaman hattının tarifesi görüşmeler için yeterli olmamaktaydı. Bu nedenle benim ve çocuğumun telefonunu da kullandığı oldu. Bu görüşmelerin eşim tarafından yapılmış olabileceğini düşünüyorum. Ben eşimin de aynı dosyada tutuklu yargılanmasından dolayı asılsız iddia nedeniyle son derece mağdurum. Ciddi maddi zorluklar yaşamaktayım. Bu nedenle beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.”

TARİHİ ESER FOTOĞRAFLARI BULUNDU

Mahkeme Başkanı Leman Temiz’in kullandığı telefonda tarihi eser fotoğraflarının bulunduğunu söyleyerek, “Murat Yıldız adlı şahsa ait telefon üzerinden tarihi eser fotoğrafları çıktı. Bylockla beraber. Bu yüzden onunla ilgili de suç duyurusunda bulunacağım. Tarihi eser kaçakçısı olduğunu düşünüyorum. Kendisi de bu telefonun kendisine ait olduğunu kabul etmiş durumda” dedi.

MEHMET AKİF TEKİN

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben Mimar İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde elektronik öğretmeni iken önce açığa alınıp sonrasında da KHK ile ihraç edildim. Hayatımın hiçbir aşamasında bir terör örgütüne üye olmadım, sempati de duymadım. 22 yıllık mesleki yaşamımda vatanını, milletini seven, demokrasiye inanan ve sorumluluklarımın bilincinde bir insan olarak yaşadım. Hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılan iddiaları kabul etmiyorum.

“TERÖR ÖRGÜTÜ İLE BAĞLANTILI OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEDİM”

Örgüte muzahir STK’lara üye olduğuma yönelik isnat doğru değildir. Ben 2010 yılında Bolu Eğitim Sevenler Derneğine üye oldum. O dönemde Milli Eğitim Müdürlüğü’nde proje koordinasyon ekibinde görevlendirilmiştim. İl genelindeki tüm proje çalışmaları için sendikalara eğitim vermekteydik. Yine birlikte çalıştığımız arkadaşların bir kısmını dernekte üye olarak bilmekteydim. Benden kendilerine proje hazırlama için yardım talep ettiler. Talebi kabul ettikten sonra derneğe üye oldum. Eğitimle alakalı olduğu için bir sakınca görmedim. Bir terör örgütü ile bağlantılı olabileceğini de düşünmedim. Derneğe bir proje çalışmadı yapmadım. Herhangi bir faaliyetine de iştirak etmedim. Proje ekibinden ayrılıp okuluma döndüm. Adı geçen derneğe aidat ödemediğim gibi, bağışta da bulunmadım. 2016 Haziran ayında da istifa dilekçemi gönderdim. Fakat dilekçemi mahkemeye sunmak için istediğimde evrakların kolluk ekibinde olduğu söylendi. Mahkemece bu konuda gerekli tahkikatın yapmasını istiyorum. Örgütsel bir faaliyetim olmadı.

 

“AMACIM SUÇ İSLEMEK DEĞİLDİ”

Ben Aktif Sen üyeliğinden önce Eğitim Bir Sen’e üyeydim. Sendikanın yönetici atamalarındaki haksızlık ve yan tutumuna karşı bir tutum içinde olduğum için sendikadan ayrıldım. Aktif Sen’in öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve mesleki haklarını daha iyi savunacağı yönündeki söylemleri nedeniyle 2014’te üye oldum. sendikanın bir terör örgütü ile bağlantısını bilmemekteydim. Herhangi bir faaliyetine de katılmadım 2026’da da üyelikten çekilmeye karar verdim. Buna ilişkin belgeyi mahkemenize sunuyorum. Sendika ve derneğe üye olmaktaki amacım suç islemek değildi. Yasal haklarımı kullanma anlamına gelecek tercihlerim aleyhime delil olarak kullanılmasını kabul etmiyorum.

HTS kayıtlarında adi gecen Tahsin Özdemir’i kesinlikle tanımıyorum. Hangi sebeple görüştüğümü de bilmiyorum. Hanefi Üzüm’ü de doğrudan tanımıyorum. Bu kişinin üniversite havuzundan sorumlu kişi olduğunu öğrendim. Kızım 2 yıl yüzme kursuna gitmişti. Görüşmenin bu kapsamda yapıldığını düşünüyorum. Adı geçen şahsın halen üniversitede çalıştığını da belirtmek istiyorum.

“BİR ÖRGÜTE ÜYELİĞİM YOKTUR”

Benim 4 adet yurtdışı çıkış kaydım bulunmaktadır. Üçü AB projesi kapsamında planlı gezilerdi. Bir tanesini de Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşireler haftası nedeniyle yapılan Karadeniz Turu kapsamında günübirlik Batum gezisidir. Bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum. Ben hiçbir zaman suç isleme amacıyla hareket etmedim. Bir örgüte üyeliğim de bulunmamaktadır. Bu suçlamadan dolayı beraatime karar verilmesini talep ediyorum.

“BİZİ SATIYORSUN. DÖNEKLİK Mİ YAPIYORSUN?”

Aktif Sen’den 15 Temmuz darbe girişimi öncesi ayrılmak istediğini, ancak baskı yapıldığını söyleyen Mehmet Akif Tekin’e kolluktaki ifadeleri hatırlatıldı. Mehmet Akif Tekin, “Ben 15 Temmuz öncesi Aktif Sen’den istifa etmeyi düşündüm. Fakat Zeki Yıldıran’ın ‘Bizi satıyorsun. Döneklik mi yapıyorsun? Bu anayasal haktır. Neden korkuyorsun?” şeklindeki sözleri nedeniyle sendikadan ayrılmaktan vazgeçtim. O dönemde istifa etmek isteyen şahıslar için sendika baskısı nedeniyle Ankara’dan avukat geldiği doğrudur. Fakat bu avukatın Ankara’dan mı gönderildiğini yoksa Zeki Yıldıran’ın mı getirdiğini bilmiyorum. Zeki Yıldıran sendika temsilcisiydi” dedi.

MEHMET SALİH KARAYEL

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain darbe girişimini lanetliyorum. Yıllar geçse de unutamayacağım menfur darbe girişimi bende de unutulmayacak izler bırakmasına rağmen olaydan sonra çok sevdiğim mesleğimden uzaklaştırıldım. Bu aşamada suçsuz olanların geri iade edileceği söylenmekteydi. Bunu anlayışla karşılayarak masumiyetimin ortaya çıkacağını düşündüm. Fakat önce ihraç edildim, arkasından da tutuklanma karar verildi. Güneydoğu’da çalıştığım dönemde öğrencilere terörün sakıncalarını anlatan biri olarak şu an örgüt üyeliği suçlamasıyla suçlanmaktayım. İddianamede 9 adet suçlama yöneltilmiş fakat isnatların tamamı soyut ve şüpheye dayalıdır. At izinin it izine karıştığı bu dönemde doğruyu yanlıştan ayırma kudretine sahip mahkemenizin  bu yanlışı düzelteceği kanaatindeyim.

“BİR HUSUS HEM SONUÇ HEM DE SEBEP OLAMAZ”

Bylock iddiası dışındaki tespitlerin tamamı doğrudur, fakat iddialar bir suç konusunu teşkil etmemektedir. Khk ile ihraç olmam hakkımdaki suçlamaya dayanak yapılmıştır. İhraç edilmiş olmam nedeniyle hakkımda suç soruşturmasına başlanmıştır. Öbür taraftan da hakkımda suç soruşturması yapıldığı için ihracıma karar verilmiştir. Bir hususun hem sonuç hem de sebep olmayacağı ortadadır. Bunun aleyhime delil olarak alınmasını kabul etmiyorum.

“15 YILDAN ÖNCE ÇALIŞTIĞIM OKUL ALEYHİME KULLANILAMAZ”

Ben 2001 yılında mezun olduktan sonra nafakamı temin için iş başvurusunda bulundum. Manisa’da bir özel okul talebimi kabul etti. İzmir’e yakınlığı nedeniyle ben de sıcak baktım ve 1 buçuk yıl kadar ismi dosya içinde sabit olan sonradan örgüte müzahir olduğu bildirilen okulda çalıştım.  2002’de hayat görüşlerimiz uyuşmadığı için ciddi bir tartışma yaşadım. 2002’de de kovulmak suretiyle ayrıldım. Yaz aylarına kadar 6 ay işsiz kaldım. Buna rağmen 15 yıldan önce çalıştığım bir okula ilişkin SGK kaydımın hakkımdaki suçlamaya delil olmasını kabul etmiyorum.

“EŞİME PARA TRANSFERİ YAPMAM DOĞAL”

Masak raporunda eşimle aramdaki para transferinin şüpheli işlem olduğu belirtilmiştir. Bu yöndeki tespitin hiçbir şekilde suç teşkil etmediğini belirtmek isterim. Para transferine neden olan hususu da açıklamak isterim. Eşim ev alabilmek için Türkiye Finanstan kredi kullanmıştı. Kredi ödemeleri adı geçen bankadan eşim hesabından yapmaktaydı. Fakat ben düzenli olarak bu hesaba kredi miktarı kadar parayı göndermekteydim. Raporda belirtilen ve şüpheli olduğu iddia edilen işlem bundan ibarettir. Bu durumun örgüt üyeliği suçlamasına delil olarak görülmesi olanaklı değildir.

Bankasya hesabımı kredi kartı aldığım dönemde zorunlu olarak açtırmıştım. Kredi kartı harcamalarım dışında 2012’ye kadar mevduat hareketi olmamıştır.2012’de altın hesabı açtırdım. 2014 Ağustos dönemine kadar altının gram fiyatı üzerinden sabit kaldı. Yine her ne kadar dosya içerisindeki tutanaklarda 2014 Ekimde hesap bakiyemin 111 bin TL olduğu söylenmiş ise de bu rakam 11 bin 40 TL’dir.  Bunun bir hatadan kaynaklandığını düşünüyorum. Mahkemenin bu yöndeki eksikliği gidermesini istiyorum. Örgüte destek amacıyla bir işlem tesis etmedim. Bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

“ANNE ADIM BİLE YANLIŞ YAZILMIŞ”

Bylock isimli gizli haberleşme programını kullandığım iddiasını da kabul etmemekteyim. Adı geçen programı 15 Temmuz darbe girişiminden sonra basından öğrendim. GSM hattımın adı geçen programla nasıl ilişkilendirildiğini bilemiyorum. Teknik yada insani bir hatadan kaynaklandığını düşünüyorum. En son görev yerimin dosyada Gerede olduğu belirtilmiştir. Halbuki ben Gerede’de hiçbir zaman çalışmadım. Anne ismim de yanlış olarak yazılmıştır. Hesap bakiyemin de yanlış anlaşılıp tutanağa bağlandığını az önce ifade ettim. Böyle önemli bir davada bu tarz basit yanlışlıkların yapıldığı ortadadır. Hakkımdaki bylock tespitinin de bu tarz bir hatadan kaynaklandığını düşünüyorum. Kaldı ki ben telefonu tespit tarihinden sonra almıştım. Faturaya ulaştığımda mahkemenize ibraz edeceğim. Bir telefonu satın almadan program yükleyemeyeceğim göz önünde bulundurulacaktır. Tutukluluğum uzun suredir devam etmektedir. Bu durum ben ve ailem için cezaya dönüşmüştür. Tutukluluğumun sonlandırılmasını ve devamında beraatime karar verilmesini talep ediyorum.

 

 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit