• resmi ilanlar

Öğretmenler neler anlatıyor (6)

2017-10-17 11:00:11

ŞİİR OKUYARAK SAVUNMA YAPTI

FETO/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yargılanan öğretmenlerden Mehmet Fatih Yıldırım, Nazım Hikmet’in siyasal nedenlerde yıllarını hapiste geçirdiğini söyleyerek, “Sabahattin Ali, Nazım Hikmet ve Necip Fazıl benzer sebeplerle hapiste yaşamıştır. Nazım Hikmet şiirlerine özenen bir şahsın ona duyduğu hayranlık Nazım’ın hapiste geçirdiği 18 yılını geri vermemektedir” dedi. Sanık savunmasında zaman zaman Nazım Hikmet’in dizelerine de yer verdi.

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY soruşturmaları kapsamında savunmalarını yapmaya devam eden öğretmenler, haklarındaki iddialara tek tek cevap verdiler.

ŞİİRLİ SAVUNMA

MEHMET FATİH YILDIRIM

Türkçe Öğretmeni olan Mehmet Fatih Yıldırım, şair ve yazarlardan örnekler vererek bir savunma yaptı. Mehmet Fatih Yıldırım “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçlanıyorum. Hakkımdaki iddiaların tamamına tüm şeffaflığımla cevap verebileceğimi düşünüyorum. Ben ortaöğrenimimi İslâhiye’de tamamladım. Liseyi Nizip’te bir dönem okudum. 2008’de Atatürk Üniversitesi Türkçe öğretmenliğinden mezun oldum. Liseden itibaren duygusal ilişki yaşadığım ve daha sonra da eşim olan Hacer Yıldırım ile üniversitede de birlikteydik. Kendisi 2009’da mezun olacaktı. Bu nedenle aileme okulu uzattığımı söyleyip bir yıl kadar eşimle Erzurum’da kaldım. Bu dönemde bir internet kafede çalışma imkânı buldum. 2009 Mayıs’ta eşimin mezuniyet töreni için ile gelen abisiyle tanıştım. Eşimin anne ve babası kanser nedeniyle vefat etmişti. Aramızda duygusal bağ olduğunu söyleyip evlenmemize müsaade etmesini istedim. Abisi doğal olarak işim olup olmadığını sordu. Ben kamuda çalışmayı düşünmüyordum. Bu sebeple başvurabileceğim her yere başvurup iş sahibi olmaya çalıştım.

ARTVİN’DE ETÜT MERKEZİNDE MÜDÜRLÜK

O sırada Artvin Yusufeli nüfusuna kayıtlı bir arkadaşım ilçelerinde bir etüt merkezi olduğunu söyleyip çalışabileceğimi söyledi. İsmi yıllar itibariyle değişen etüt merkezinde 2009 Eylülde çalışmaya başladım. Belki sigorta girişim sonradan yapılmış olabilir. Ağustos’ta düğünümü yaptım, eşimle buraya geçtik. Normalde asgari ücret üzerinden ücretlendirmeyi düşünüyorlardı. Fakat ben görüşmeye gidince bana ihtiyaç olduğunu gördüm. Asgari ücretin üzerinde bir ücreti vermeye razı ettim. Benimle birlikte bir kişi çalışmaktaydı. O da yurtdışındaki bir üniversiteden mezun olmuştu ama denkliği olmadığından 2013’te Ahmet ismiyle tanıdığım etüt merkezinin resmi işleriyle uğraşan şahıs müdürlük teklif etti. Ben de kabul etmek durumunda kaldım. Aslında etüt merkezinin işlerini daha çok denkliği olmayan, bu nedenle etüt merkezi müdürlüğü için teklif edilemeyen Abdullah isimli şahıs yürütmekteydi. Ben resmi işlemlerde adı kullanılan kişiydim.

ADAY ÖĞRETMEN İKEN İHRAÇ EDİLDİ

2013 Mayıs’ta İslâhiye’de iş buldu. Ben de istifamı verip buradan ayrıldım. Eşim sosyal yardımlaşma dayanışma vakfında çalışmaya başladı. O sırada eşimin kardeşi İslâhiye’de mobilya dükkânı açmıştı. Ben de onlara yardım etmeye başladım. Fakat işletme kısa süre sonra battı. Eşime babasından kalan malvarlığı, satılarak borçların kapatılmasında kullanıldı. Burada kalamayacağımı düşünerek eşimin görev yapabileceği başka bir vakıf aradık. Bolu alternatifi mantıklı geldi. 2013 Ağustos ayında Bolu’ya taşındık. Eşimin çalışmaya başlamasıyla ben bir süre ticaretle uğraştım. Memleketten getirttiğim yöresel ürünleri sattım. İkinci el araç ticareti ile uğraştım. Bir süre sonra eşim kpss’ye hazırlanmamı istedi. Israrları ile sınava hazırlanıp belli bir puan aldım. 2016’da Gaziantep Merinos İlköğretime atamam yapıldı. Fakat ben adaylık dönemimi bir İmam Hatip Ortaokulunda geçirmeye başladım. Sonra da yaşanan süreç nedeniyle hakkımda ihraç kararı verildi.

BANKADAKİ PARA BEDELLİ ASKERLİK İÇİNDİ

Her ne kadar Bankasya’ya talimat doğrultusunda para yatırdığım iddia edilmiş ise de bu isnadı kabul etmiyorum. Hesabı 2010’da açtırmıştım. Tamamen bankanın mevduat hesabını kullanmak için böyle bir girişiminde bulundum. Faiz hassasiyetim gibi önceliğim de olmadı. 2014’te artış bedelli askerlik söylentileri nedeniyle babamdan aldığım 10 bin TL borcun hesaba aktarılması sonucu oluştu. Eşimden gelen 2 bin TL ile mevduatı buraya aktarmıştım. 2015 başlarında cebimdeki 6 bin TL’yi de buraya ekleyerek bedelli askerlik ücretini yatırdım. Evraklar mahkemenize ibraz edilecektir.

“ETÜT MERKEZİNİN ADININ ANAFEN OLUP OLMADIĞINI BİLMİYORUM”

Anafen dershanesinde Türkçe öğretmenliği yaptığıma yönelik iddia tamamen bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanmaktadır. Benim çalıştığım etüt merkezi değişik isimler altında faaliyet göstermiştir. Sultan Selim Özel Eğitim Ve Yurt İşletmeciliği Turizm LTD ŞTİ de çalıştığım etüt merkezinin bağlı olduğu ya da bağlantılı olduğu şirketin ismidir. Anafen isminin etüt merkezinde kullanıp kullanılmadığını bilmiyorum. Bu yöndeki isnadı kabul etmiyorum.

Bylock isimli programı darbe teşebbüsünden sonra duydum. Açıkça bylock programı indiren ve sonu 0884’le biten GSM hattını kullanmadığımı ifade ettim. O esnada bu GSM hattının takılı olduğu bir kaç imei numarası, telefon marka ve modeli söylendi. Ben de önceki dönemde iphone marka telefon kullandığımı söyledim. Yine bir ara iphone 5 model telefonu internet üzerinden ismini Ömer olarak bildiğim bir şahsa sattığımı söyledim. Buna ilişkin faturayı da dosyaya ibraz ettim. Belki benim sattığım telefona takılan hat ile bu program kullanılmış olabilir. Belirtilen 0884’le biten GSM hattının bana ait olmadığını söyledikten sonra abonelik sözleşmesi temin edilerek tahkikat yapıldı. Uzmanlık raporunda yalnızca abonelik sözleşmesindeki imzanın benim elimden çıkmış olması mümkün muhtemel görülmüş iken raporun bu kısmı cımbızla çekilerek, sonu kısmında sözleşmenin benim tarafımdan oluşturulmadığına ilişkin sözlere de itibar edilmemesini doğru bulmuyorum. Ben ne bu hattı kullandım ne de bylock programını indirdim. Bu hususun mahkemece teknik inceleme ile açıklığa kavuşturulmasını istiyorum.

“SABAHATTİN ALİ, NAZIM HİKMET VE NECİP FAZIL BENZER SEBEPLERLE HAPİSTE YAŞAMIŞTIR”

Eşimin anne babası kanser nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Tutuklanmam nedeniyle bir yakınının yanında yaşamak durumunda kalmıştır. Vertigo rahatsızlığı yaşadığını öğrendim. Tarih boyunca yapılan bu tür siyasi yargılamalar neticesinde birçok tanınan şahıs tutuklu bırakılmıştır. Sabahattin Ali, Nazım Hikmet ve Necip Fazıl benzer sebeplerle hapiste yaşamıştır. Bugün bu şahıslar mahkum olmalarına sebep olan olanlarla değil, toplum yaşamına kazandırdıklarıyla anılmaktadırlar. Fakat bugün onlar hakkında düzülen methiyeler onların cezaevinde kalmış olması durumunu değiştirmemektedir. Kısaca Nazım Hikmet şiirlerine özenen bir şahsın ona duyduğu hayranlık Nazım’ın hapiste geçirdiği 18 yılını geri vermemektedir. Ben de mahkemenizden masumiyetimin ortaya çıkmasına binaen hemen tahliyemi talep ediyorum. Sonradan ortaya çıkan bir durumun hiçbir şekilde telafi edilemeyeceğini düşünüyorum.

FİGEN TURHAN

Ben 1975te üç çocuklu memur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. 1997’de AİBU sınıf öğretmenliğini bitirdim. Meslek hayatım boyunca vatanına ve milletine faydalı öğrenciler yetiştirmeye çalıştım. Bu nedenle hakkımdaki isnatları kabul etmiyorum. Her ne kadar kamu görevinden ihraç edilmiş olmam hakkımdaki suçlamaya gerekçe yapılmış ise de doğru olmadığını düşünüyorum. İhracıma Aktif Sen adlı sendikaya üye olmam gerekçe gösterilmiştir. Halbuki söz konusu sendika devletin izni ve onayı doğrultusunda yasalar çerçevesinde kurulup, MEB yazısıyla okullara duyurulmuştu. Sendika aidatları devlet tarafından karşılanmaktaydı.

Ben önceleri Türk Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen üyeliğinde bulunduktan sonra yeni kurulan sendikanın mesleki ve sosyal menfaatlerimi koruyacağı düşüncesiyle üye olmuştum. Bir sendikaya üyeliğin suç olarak nitelendirilmesinin olanaklı olmadığını düşünüyorum. İhracıma ilişkin kararın yasal olmadığını düşünüyorum. Bu konuda yasal yollara başvurdum.

“KURULMAMIŞ DERNEK HAKKIMDA SUÇLAMA KONUSU YAPILMIŞTIR”

Besder isimli derneğe sosyal hayatıma ve eğitim faaliyetlerine katkısı olur düşüncesiyle üye olduğum süre boyunca illegal bir faaliyetine şahit olmadım. Tamamen mevzuat çerçevesinde faaliyetlerini icra etmekteydi. 2015 ortalarında faaliyet anlamında eksik kaldığını düşünerek istifa ettim fakat isleme konup konulmadığını bilemiyorum. Bir kaç arkadaş bir araya gelerek bir dernek kurmayı düşündük. Aramızda resim ve rehber öğretmenler de bulunmaktaydı. Hiperaktif çocuklara eğitim verebileceğimizi düşünüp sanatsal faaliyetler yapalım düşüncesindeydik. Koza Eğitim Derneğini kurmayı düşündük. Derneğin tüzükteki eksikleri gerekçe gösterilerek derneğin kuruluşu onaylanmadı. Bizim de şevkimiz kırıldığı için takip etmedik. Kurulmamış bir derneğin niçin hakkımda suçlama konusu yapıldığını bilemiyorum.

Bankasya hesabım Memursen Toki adresine taşındığımız dönemde açılmıştı. Zira oturduğumuz yerin aidatları bu bankaya yatırılmaktaydı. Belediye otobüslerinden de bankanın temassız kartı kullanılıyordu. Mevduat yatırmadığım görülecektir. Masak raporundaki hesap hareketleri eşimle aramdaki aile içi para transferleridir.

“TANINMIŞ İNSANLARININ ÇOCUKLARI BU OKULDA EĞİTİM GÖRDÜ”

Kızım 8. Sınıftayken SBS sınavından iyi puan aldı. Anadolu lisesine yerleşti. Fakat Düzce’deki sonradan adını Fatih Koleji olarak değiştiren okul, yüzde 60 burs imkânı sunabileceğini söyledi. O dönemde Düzce ve Bolu’nun tanınmış insanlarının çocukları bu okulda eğitim görmekteydi. Biz de bu durumu menfaatimize görerek çocuğumuzu buraya gönderdik. İyi bir eğitim alma dışında başka gayemiz olmadı. 

“EŞİNİ İHBAR EDECEK KADAR İDDİALARINI İLERİYE GÖTÜRMÜŞTÜR”

Mustafa Haydar Taşkın isimli şahsı eşi Sevgi Taşkın vasıtasıyla tanırım. Kendisi ilk atandığında tanışmıştık. Umre sonra eşimle bir kez evlerinde ziyaret etmiştik. Bu ziyarette de ayrı odalarda oturmuştuk. Görsem kendisini tanımam. Fakat Sevgi Taşkın çocuklarının iletişimini önemsiyordu. Bu nedenle görüşüyorduk. Mustafa Haydar Taşkın, eşini ihbar edecek kadar iddialarını ileriye götürmüştür. Ben bu durumun manidar olduğunu düşünüyorum. Somut bir isnat bulunmamaktadır. Soyut ve mesnetten uzak beyanlarının dikkate alınmamasını istiyorum. Mehmet Bahar ve Mehmet Yazıcı’yı tanımam. Adı geçen şahısların çocukları kızımın okul arkadaşlarıdır. Kızım ile onların çocukları arasında geçen görüşmeler sebebiyle yapılan görüşmelerdir. Murat Özkan eşimin arkadaşıdır. Görüşmeler bana ait değildir. Bekir Mutlu’nun eşini tanırım. Bu kapsamda görüşmüş olabiliriz.

“BASKI NEDENİYLE BYLOCK KULLANDIĞIMI KABUL ETTİM”

15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamu görevimden ihraç edilip gözaltına alındım. Eşim de aynı soruşturma kapsamında tutuklandı. Ben salıverildikten sonra Kayseri’ye taşındım.  Bir ara Kayseri’ye gelen kolluk görevlileri ile 6-7 saatlik yolculukla Bolu’ya getirildim. Bir kolluk görevlisi bana esimin tutuklu olduğunu benim de bir isim vermezsem tutuklanabileceğimi, bu durumda 18 yaşından küçük çocuğumun yetiştirme yurduna verileceğini söyledi. Zaten ciddi anlamda manevi sıkıntı çekiyordum. Çocuğumdan ayırılıp tutuklanabileceğim korkusuyla bir ara çocuklarıma ders vermek için gelen Dilek E. isimli kişinin ismini kendilerine verdim. Bylock’u bu şahsın telefonuma yüklediğini, 6 ay bu programı kullandığımı söyledim. Savcı huzurunda da bu beyanlarımı tekrarladım. Fakat bu yönde beyanda bulunmama neden olan sebep olan kolluk görevlisinden görmüş olduğum baskıdır. Dilek E.’nin örgüt üyesi olup olmadığını bilmem. Tutuklanma korkusuyla verdiğim beyanı düzeltmek isterim. Suçsuzum. Beraatıma karar verilmesini talep ederim.

MUSTAFA DAŞTAN

Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain terör örgütünü lanetliyorum. Hayatımın hiçbir döneminde silahlı silahsız hiçbir terör örgütün üyesi olmadım.

“BYLOCK OLUP OLMADIĞI SAĞLIKLI TESPİT EDİLMEDİ”

Bylock kullandığım iddiasını kabul etmiyorum. Tespitin nasıl yapıldığını bilmiyorum. 2015 Ağustos ayında ilk defa kullandığım belirtilmişti. Ekim 2016 tarihinde yapılan sorgulamada bylock kullanmadığım belirtilmiş ve bu durum tutanakla tespit edilmiştir. Fakat Ocak 2017’de yapılan tespitte yeniden bylock kullanıcısı olduğuma yönelik iddia ortaya atılmıştır. Tespit hususunda bir kargaşa bulunmaktadır. Kesin olmayan bu hususun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

Bankasya 2005 yılında açılmıştı. Faizsiz bankacılık medeniyle tercih ettim. Maddi menfaat dışında başka bir şey düşünmedim. Biriken paramla 2013’te ev aldım. 2014 başlarında yeniden tasarruf yapmaya başlayınca yine aynı bankada biriktirdim. Bankaya para yatırmam ve çekmem zaman zaman ekonomik şartlarımla alakalıdır. 2014’te toplam 7 bin TL’yi geçmemiştir. Bu mevduat hareketlerinin örgütü finansal olarak desteklemek amacıyla gerçekleştirildiğini söylemek imkânı bulunmamaktadır.

BESDER’E 13 BİN 400 TL HAVALE

Besdere yapılan 13 bin 400 TL havale makbuz karşılığı üye aidatlarıdır. Ben bu aidatları dernek hesabına aktardım. Bu para sahsıma ait değildir.

Çocuğumun bir dönem Fatih Kolejine gittiği doğrudur. Devlet okullarında yeterli eğitim ve başarı olmadığını görünce bir özel okula göndermeye karar verdik. O dönem iki okul vardı. İçlerinden daha uygun olan okulun Fatih Koleji olduğunu düşünerek böyle bir tercihte bulunduk.

Besder isimli derneğe üyeliğim olduğu doğrudur. Bu dernek yasal faaliyet yürüten ve milli eğitim müdürlüğü ile ortak proje yapan bir dernekti. Ben de eğitim alanında yaptığı faaliyetleri yararlı bulduğumdan üye oldum. 15 Temmuz’a kadar da gayri yasal bir faaliyetine şahit olmadım. Derneğin örgüte müzahir olduğunu da bilmemekteydim. Sonradan yapılan tespitin aleyhime kullanılması doğru değildir.

15 TEMMUZ SONRASI İSTİFA ETMİŞ

Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olmam diğer suçlamadır. Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınan sendikal haklarımın bir suç olarak gösterilmesini hukuki bulmuyorum. Daha önce Eğitim Bir Sen üyesiydim. Sendikadan istifa ederek Aktif Sen’e üye oldum. Sendikanın illegal bir faaliyetine şahit olsam ayrılırdım. 15 temmuz sonrası bu durumu öğrenince de hemen istifamı verdim. Bu durumun aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

Adnan Daylan’ı doğrudan tanımam. Kızı ile kızımın aynı okulda öğrendim. Kızımın o dönem telefonu bulunmamaktaydı. Adnan Daylan’ın kızı telefonundan beni aradığını öğrendim. Tahsin Özdemir’i zaman zaman okuldaki öğrencilere Zaman Gazetesinin vermiş olduğu deneme dergilerinden temin etmek maksadıyla aradığım olmuştu. Sızıntı’ya aboneliğim bulunmamaktadır. Dergiyi hiç almadım abonesi de değilim. İletişim bilgilerim temin edilmek suretiyle bilgim dışında abonelik kaydı oluşturulduğunu düşünmekteyim. Aleyhime kullanılmasını kabul etmiyorum.

“2013’TE BOLUYA GELDİM, DOLAYISIYLA 2012’DE SOHBETE KİMSEYİ ÇAĞIRMIŞ OLAMAM”

İsmail Şener, 2012’den sonra cemaat denilen yapı ile bağlarını kopardığını belirtmiş olmasına rağmen benim kendisini sohbete çağırdığımı, fitre ve zekât istediğimi beyan etmiştir. Halbuki ben Bolu’ya 2013 Şubatta geldim. Daha önce Erzurum’daydım. Bu sebeple kendisinden herhangi bir şey istemem olanaklı değildir.

“İNŞAAT İŞÇİLİĞİ İLE YAŞAMIMI SÜRDÜRÜYORUM”

 

Ben 1996 yılında mesleğe atandım. Malum yapı okullarında okumadım. Ev ve yurtlarında kalmadım. 20 yıl boyunca ifa ettiğim mesleğimde takdir ve teşekkürler ile ödüllendirildim. Toplumda itibar sahibi iken bu yapı nedeniyle terörist ilan edilerek dışlandım. 2016 Ekimden beri inşaat isçiliği ile yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum. 15 Temmuzdan sonra nihai hedefi ortaya çıkan bu yapıyla irtibatlı olan kurum ve kuruluşlarla yollarımın kesişmiş olması benim bu yapıyı tanıyamamamdan ve amacını kestiremememden kaynaklanmıştır. Nihai hedefini bilerek bu yapı ile birlikte olmam söz konusu değildir. Ben ve benim gibi örgütün nihai hedefini bilmeyen şahısların örgüt üyeliği suçuyla mahkum edilmelerinin ağır bir karar olacağımı düşünüyorum. Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum. 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit