• resmi ilanlar

İTİRAFÇI POLİS; “ÜLKÜCÜYDÜM, DEVŞİRİLDİM”

2017-11-09 11:00:14

FETO/PDY terör örgütünün Gerede Emniyet Müdürlüğü içindeki yapılanmasına ilişkin açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanarak örgüt hakkında bildiklerini anlatan polis memuru S.G., “Ocağıma ateş düştü. Aldandım aldatıldım. Şeytana uydum. Her şeyimi kaybettim. Darbe sebebiyle ahiretimin dahi tehlikede olduğunu düşünüyorum ve kahroluyorum. ‘Şevkat tokadı yersin', ‘korkuyor musun', ‘kaçıyor musun' gibi sözlerle tahrik ediyor ve devletle barışacağız diyerek kandırıyorlardı. Gökte uçtuğunu görüp bu evliya deseler artık kimsenin peşine takılmam. Allah'ım ve devletim beni affetsin” diye konuştu.

Haber: Ebru EYVAZOĞLU

FETO/PDY terör örgütünün Gerede Emniyet Müdürlüğü içindeki yapılanmasına ilişkin açılan davada 3’ü tutuklu 5 kişi hakim karşısına çıkarıldı.

MÜDAFA Ö.

İlk olarak tutuksuz olarak yargılanan Müdafa Ö., “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimini lanetliyorum. Ben Ankara Haymanalı, kürt kökenli bir ailenin çocuğuyum. Küçüklüğümde kürt kökenli olmam nedeniyle sıkıntılar yaşadım. Ancak daha sonra polis olarak mükafatlandırıldığımı da düşünüyorum. Vatanıma ve milletime bağlı bir vatandaşım.

“BANKASYA HESABINDA İMZAM YOKTUR”

Hakkımdaki iddianamede Bankasya hesabım olduğu iddia edilmiştir. Mahkemenize gönderdiğim belgelerden de anlaşılacağı üzere bankasya hesabının açıldığı Adıyaman ilinde bulunmadım. O tarihte Kastamonu’da polis okulunda öğrenciydim. Adıyaman Üniversitesi öğrencilerine açılan hesaplar sırasında her nasılsa benim adıma da bir hesap açılmıştır. Bu durumu hem Adıyaman Üniversitesine hem de bankasyaya sordum. Hesap açılışında imzamın olmadığı ortadadır. Yanlışlıkla bu hesabın adıma açıldığını değerlendiriyorum. Zaten hesapta hiçbir hareket olmadığı da sabittir. Benim hayatim boyunca ziraat vakıf ve garanti bankasında da hesaplarım olmuştur. Saydığım nedenlerle bu iddiayı reddediyorum.

“CEMAAT EVİNDE KALDIĞIM DOĞRUDUR”

Yine hakkımda bazı tanık beyanları iddianameye delil olarak ibraz edilmiştir. Sefa B. benim hem polis okulundan oda arkadaşım sınıf arkadaşım olmaktadır. Birlikte Bolu’ya tayin olduğumuz için ev arkadaşımdır. ilk geldiğimizde benim bir alakam olmadığını bilmesine rağmen Sefa cemaat evinde kalmamızı teklif etmişti. Ben bu duruma yanaşmadıysam da masrafları düşürebilmek için bu teklifi daha sonra kabul ettim. Evde ben Sefa, Latif ve ismini Ahmet olarak hatırladığım bir arkadaş olmak üzere 4 kişi kalıyorduk. Bu acıdan cemaat evinde kaldığım doğrudur. Fakat bu şahıslarla hiçbir bağlantım yoktur. Kendileri de bu durumu teyit edeceklerdir. Emre K.’in beyanları tamamen gerçek dışıdır. Evimize Çevik kuvvetten gelen arkadaşlar oluyordu. Bunlarla sohbete katıldığımı zannetmiş olabilir. Oysa bunlar geldiğinde ben kendi odama çekilip şahsi işlerimle uğraşıyordum. Yaptıkları dini sohbet veya benzeri toplantılara iştirak etmiyordum. Yine Hüseyin C.’nin feto’den dolayı Tem’de çalıştığımı söylemesi de gerçek dışıdır. Polis okulundayken mülakatlar yapılmıştı. Burada bilgisayara bolumu mezunu olduğumu yine kürtçe bildiğimi beyan etmiştim. Bolu’ya atandıktan sonra önce karakolda görev aldım.  Bahsettiğim özelliklerim nedeniyle 2013 ekim ayında beni Bolu TEM Şube müdürlüğüne almışlardı. 17 25 Aralıktan sonra ise bir kısım personelin bu şubelerden gönderilmesi esnasında beni de Gerede’ye tayin ettiler.

Sosyal medya hesapları üzerinde yapılan araştırmalarda lehime olan hiçbir husus tutanaklara geçmemiştir. Ben milletine ve devletine bağlı bir polis memuruyum 17-25 Aralıktan sonra da bu özelliklerimi belirtecek şekilde paylaşımlarda bulunmuştum. İncelendiği takdirde bunlar da nazara alınabilecektir.

Benim bu örgütle yakından uzaktan hiçbir alakam yoktur. Hiçbir tarihte okullarına yurtlarına gitmedim. Bağlantı kurmadım. Sadece Bolu’ya atandıktan sonra 6-7 ay sureyle arkadaşım Sefa’nın yönlendirmesiyle evlerinde kaldım. Dosya kapsamında S.G. itirafçı olmuştur. Kendisine benim bu yapıyla bağlantım olup olmadığının sorulmasını talep ediyorum. Beraatımı talep ediyorum.”

GÖMME DOLAPTAN ÇIKAN ÖĞRENCİ LİSTESİ

Ev arasında ortaya çıkan öğrenci listesi okunarak soruldu. Sanık Müdafa Ö. “Haziran 2016’da İdil’e tayin oldum. Yaptığımız araştırmalar neticesinde bir ev bulduk. Bizden önce bir öğretmenin kaldığı güvenilir bir evdi odaları ev arkadaşım Nuri Ş. ve Afyonlu ismini hatırlayamadığım devre arkadaşım ile paylaşmıştık. Benim odamda gömme dolap bulunuyordu. Yapılan ev aramasında bu dolabın içinden söz konusu liste elde edilmiştir. Ben kesinlikle listeden haberdar değilim. Ne amaçla bulunduğunu bilmiyorum. Bir bilgisayar çıktısı ise yazıcının üzerinde bırakacağı işaretler nedeniyle bana ait yazıcıdan çıkıp çıkmadığının da araştırılmasını istiyorum.

S.G.

“ALDANDIM, ALDATILDIM, ŞEYTANA UYDUM”

Bolu KOM Şubede iken 17-25 Aralık sürecinden sonra Gerede’ye gönderildiğini belirten polis memuru S.G., etkinlik pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için bildiği her şeyi anlattı. S.G. ülkücü bir geçmişe sahip iken malum yapının üyeleri tarafından örgütün içine çekildiğini söyleyerek “Aldandım, aldatıldım. Şeytana uydum. Her şeyimi kaybettim” dedi.

“AHİRETİMİN DAHİ TEHLİKEDE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM VE KAHROLUYORUM”

Tekrar tekrar pişman olduğunu söyleyen evli ve 3 çocuklu S.G., Ankara’dan SEGBİS’le ifade verdi. S.G. ifadesinde, “Malum yapının amacını görmediğim için pişmanım. Malum adamın da isteği gerçek oldu ve ocağıma ateş düştü. Aldandım aldatıldım. Şeytana uydum. Her şeyimi kaybettim. Darbe sebebiyle ahiretimin dahi tehlikede olduğunu düşünüyorum ve kahroluyorum. Malum yapı gerçek amacını perdelemiştir. Bu husus kandırılmanın en büyük belirtisidir” dedi.

‘ŞEVKAT TOKADI YERSİN’ DİYEREK TAHRİK EDİLDİM

Örgüt hakkında bildiği her şeyi Savcılık huzurundaki ifadesinde anlatan S.G., “Çıkmak istedim çıkamadım. ‘Şevkat tokadı yersin’, ‘korkuyor musun’, ‘kaçıyor musun’ gibi sözlerle tahrik ediyor ve devletle barışacağız diyerek kandırıyorlardı. Okullarında okumadım. Evlerinde kalmadım. Feto ile kan uyuşmazlığı yasayan bir siyasi görüş içinde yer aldım. Mersin Ülkü Ocağı Başkanlığı yaptım. Polislik sınavında ülkücü geçmişimden dolayı elendim. Ülkücü abilerimin araya girmesiyle polis olabildim” dedi.

“TABİRİ CAİZSE BENİ KAFALADILAR”

Ülkücü camia içindeyken asi, başkaldıran biri iken örgütün hedefi olduğunu söyleyen S.G., “Ben diğer feto’culer gibi çekirdekten örgüt üyesi değilim. Beni yapım nedeniyle kullandılar ve kendi aralarında devşirdiler. Batmanda kom şubede çalışmaya başladıktan sonra malum yapı bana yakın oldu. Tabiri caizse beni kafaladılar. Hastalık geçirdiğimde benle yakından ilgilendiler ve gönül borcuna neden oldular. Malum yapı içinde en bastan bildiğim her şeyi anlattım” diye konuştu.

“ARTIK KİMSENİN PESİNE TAKILMAM”

Güç şartlarda okuduğunu anlatan S.G., “Okuma yazması olmayan bir anne ve pazarcı bir babanın oğluyum. Devletime hizmet edecekken meslekten ihraç edildim. Hatamın farkındayım. Keşke bir tankın altında kalsaydım da ailemi bu duruma düşürmeseydim. Gökte uçtuğunu görüp bu evliya deseler artık kimsenin peşine takılmam” dedi

“ALLAH’IM VE DEVLETİM BENİ AFFETSİN”

Bylock kullanıcısı olan S.G. son olarak “Devlet anadır, babadır. Affedicidir. Bir yanağına tokat atarken, diğer yanağını okşayıcıdır. Devletimin adaletine sığınıyorum. Vatanımdan başka yurdum yoktur. Allah’ım ve devletim beni affetsin” diye konuştu. 

ERKAN D.

Tutuklu olarak yargılanan Gerede ilçe eski emniyet amiri Erkan D., “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hain darbe girişimini kınıyorum. Şehitlere rahmet gazilere ise acil şifalar diliyorum. Ben FETO/PDY üyesi değilim. Hakkımda bugüne kadar hiçbir kimse FETO PDY üyesi olduğuma dair beyanda bulunmamıştır. Zaten bulunması da mümkün değildir. Hayatımın hiçbir safhasında bu hain örgütle bir arada olmadım. Hiçbir eylemine hiçbir faaliyetine katılmadım. Dikkat edilecek olursa berber yargılandığım diğer sanıklar dahi bu konuda bir beyanda bulunmamaktadır. Diğer yargılamalardan yansıyacak bir beyan da bugüne kadar tespit edilememiştir. Örgüte hiçbir surette yakın dahi durmadım. Hakkımdaki suçlamaları reddediyorum.

“OPERATÖR HATASI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

İddianamede üzerime kayıtlı sonu 2911 ile biten GSM hattında bylock tespit edildiği ve bu şekliyle benim bylock kullandığım iddia edilmiş ise de ben böyle bir program kullanmadım, indirmedim buradan herhangi bir kimseyle yazışma veya görüşme yapmadım. Abonesi olduğum Türk Telekom operatörünün teknik bir hatasından kaynaklandığını değerlendiriyorum. Zira basına da yansıdığı kadarıyla bu operatörün ilk tespitlerinde ciddi hatalar mevcuttur. Bu nedenle bylock kayıtları güncellenmek zorunda kalınmıştır. Kullanmadığım bir programın gözükmesini bu hataya bağlıyorum. Güncel bylock tespiti yapılmasını, hataların giderildiği listelerin dosyaya dahil edilmesini kullanmadığım bir programı kulanmış gibi gözükmem nedeniyle tutukluyum. Listeler güncellendiğinde bu hatadan dönüleceğini düşünüyorum.

Bankasya hesabım olduğu yönünde iddia bulunmaktadır. Hesabım ve kredi kartım çocuklarımın okul taksitlerini ödemek amacıyla kullanılmıştır. Kredi kartı açma tarihi ile okul kayıt tarihi aynı gündür. 17-25 Aralık sürecinden sonra örgüte ait olduğunu bildiğim bu bankayı hiçbir şekilde kullanmadım. sadece okul taksitleri bu hesaplar üzerinden ödenmiştir.

“STRATEJİK ŞUBELERDE GÖREV YAPMADIM”

İstanbul’da görev yaptığım dönemde herkesin güvendiği ve bildiği Fatih kolejine çocuklarımı yolladım. Bu okullara devam etmelerindeki tek amaç vatan ve millete uygun birey olarak yetişmelerini sağlamak idi. Başka bir amaç yoktu. Bunun dışında FETO PDY ile hiçbir bağlantım, ilgim, alakam olmamıştır. Zaten bu tip bir insan olsam polis teşkilatı içinde de istihbarat TERÖR KOM ve mali suçlar gibi stratejik şube müdürlüklerinde görevli olurdum. Ben hiçbir zaman bu tip bir şubede görev yapmadım. İstanbul’da görev yaparken hiçbir örgüt mensubunun gitmek istemediği Şemdinli’ye atamam yapıldı. Burada ilce emniyet müdürlüğü yaptım. 2013 2015 arasında yaptığım görev nedeniyle feto’ya ait dershane ve yurtları kapattım. Aksi düşünülerek bu kanıya nasıl verildiğini anlayamıyorum.

“MASUM VE MAZLUMUM”

Cemaat toplantılarına katılıp katılmadığım belirli olmamakla birlikte personele bu toplantıların günlerini haber verenler arasında olabileceğim belirtilmiş ise de nereden kaynaklandığı kimin tarafından verildiği belli olamayan dilekçeye istinaden hakkımda suçlama yapılmasını kabul etmiyorum. Masum ve mazlumum. 16 aydır tutukluyum.

HÜSEYİN Y.

Hakkındaki iddiaları reddeden Gerede İlçe Emniyetinden eski polis memuru Hüseyin Y. “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 1993 yılında polis okulunu bitirerek İstanbul’a atandım çevik kuvvet ve asayiş birimlerinde görev aldım. 1998’de Midyat’a 5 yol sonra da 2003’te Gerede’ye atandım. 18.7.2016 itibariyle açığa alındım. 23.7.2017’de yakalama emri çıktığını öğrenince bizzat gidip teslim oldum ve tutuklandım.  Ben hiçbir örgütün üyesi değilim. Tüm hayatım alenidir. Darbe gecesi de görevimin başındaydım. Darbe yapanlarla hiçbir alakam yoktur. Kendilerini tanımam bilmem.

“KIZIM AYNI DERTLERİ ÇEKMESİN DİYE ÖZEL OKULA GÖNDERDİM”

Edirne’de zorluklar içinde büyümüş dar gelirli bir ailenin evladayım. Kızım aynı dertleri çekmesin diye onu özel okullarda okutmak istedim. Bolu’da o tarihte bütün bürokrat siyasi ve işadamlarının çocuklarını gönderdiği Melih Kolejine kızımı gönderdim. Tek amacım vatana millete faydalı evlat yetiştirmekti.  Yine anaokulunda da benzer düşüncelerle evime yakın anaokuluna çocuğumu göndermek istemiştim. Bu okulların örgüte muzahir olup olmadığını bilmiyorum. Tek amacım iyi bir eğitim almalarını sağlamaktı. Bankasya hesabı açtırmam da bu döneme denk gelir. Zira okul taksitleri Bankasya’dan vade farksız ödenebiliyordu. Yine kredi kartı Bolu’daki toplu taşıma araçlarında geçiyordu. Ben kredi kartımı ve banka hesabını bu nedenlerle açtırdım. Zaten devletin olarak bildiğim veyahut devletin desteklediği olarak bildiğim bu bankadan herhangi bir şüphe duymadım. Vakıf ve garanti banaksında da hesaplarım vardı. Bolu’dayken oturduğum Memursen Toki site yönetim giderlerini de yönetimin bankasya hesabına yatırıyordum. Bankasyadaki hesap hareketlerim incelendiğinde örgütün herhangi bir talimat doğrultusunda değil birikimlerimi değerlendirme amacıyla katılım hesapları açtırmıştım.

“HAKKIMDA TUTUKLAMA KARARI VEREN SULH CEZA HAKİMLİĞİNDE MEMUR”

Üzerime kayıtlı 4732 ile biten ve 2906 ile biten hatlar üzerinde her ne kadar bylock isimli program tespiti yapılmış ise de ben kesinlikle bu iddiaları kabul etmiyorum. Ben böyle bir program kullanmadım. Hatta kullandığım telefonun imei numarası ile tespiti yapılan imei numaraları uyuşmamaktadır. Kullanmadığım bir programın hakkımda iddia yapılmasını kabul etmiyorum. 

Salih G. isimli sanığın hakkımdaki yanlı tanıklığını da reddediyorum. İddialar tamamen gerçek dışıdır. Kendisinin eşi benim hakkımda tutuklama kararı veren sulh ceza hakimliğinde memurdur. Kendisi dosyadaki bilgilere bu şekilde vakıf olmuş olabilir. Bylock kullanıcısı olarak o tarihte sadece Salih ve ben görünüyorduk. Diğer bilgileri nasıl edindiğini bilmiyorum. Kesinlikle örgütsel bir bağlantımız yoktur. Kendisi örgüt üyesi olduğunu kabul etmektedir. Ben ise kabul etmemeyim yine kendisi bylock kullandığını itiraf etmiştir. Ben kullanmadım. O serbest ilen ben tutuluyum. Bu durumu takdirlerinize sunuyorum. Temmuz 2016dan beri tutukluyum. Tutuklanma sebebiyle yeni doğan oğlumun büyüdüğünü, hastalandığını üzülüp sevindiğini göremedim. Kızımı dahi ayda bir görebiliyorum. Benim ve tüm ailemin hayati alt üst olmuştur. Sosyal güvencesi olmayan anne babam isten çıkarılmam nedeniyle güvencesiz kalmışlardır. Adalete güveniyorum. Beraat edeceğime inancım tamdır.”

“HALA NASIL FETOYU SAVUNUYOR ANLAYAMIYORUM”

Dosyada itirafçı olan S.G. ise bu ifadeleri karşılığında “bylocktan yazıştık. Gerede’den Hüseyin abiyle yazıştım. Ben kimseye iftira atmıyorum. Hüseyin vatanini milletini seven bir kişidir. Bana çok da yardımı dokunmuştur. Ama hala daha nasıl oluyor da bütün iddiaları reddediyor anlayamıyorum. Kendisiyle bylockyan yazıştım. Kendisi de bylock kullanıcısıydı. Çocuklarını düşündüğü kadar itirafçı da olsa kendisi açısından daha iyi olur diye düşünüyorum. Darbe gecesi vatan tehlikede görevine dön diye mesaj atan insan hala fetoyu savunuyor anlayamıyorum” dedi.

MURAT B.

Kısa bir savunma yapan Murat B. “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Esim adına Bankasya hesabı olduğu iddia edilmiştir. Bu doğrudur. Evlendikten sonra düğün altınlarını faizsiz bankacılıkta değerlendirmek için Bankasyada hesap açmıştık. Birikimlerimizi burada değerlendirdik. Akabinde araba aldığımız için bir kısmını çektik. Fakat küçük birikimlerimizi yine bu bankada değerlendiriyorduk. Medyadaki haberlerde üzerine 2015 şubat ayında hesabı kapattık. Albaraka Türk’te katılım hesabı açtırdık.

Hakkımda Murat U. ve Zafer Ö.’nın beyanları bulunmaktadır. Murat U.’ı en son İzmir’deki polis okulunda gördüm. Bir daha da görmedim. 2007 yılına denk gelmektedir. Zafer Ö’yü de uzun yıllardır görmüyorum. Hakkımda nasıl iddialarda bulunuyorlar anlamış değilim. Tüm iddiaları reddediyorum.

Ben bylock isimli programı kullanmadım. FETO PDY üyesi değilim. Hakkımda çıkan yakalama üzerine gidip kendim teslim oldum ve ardından tutuklandım tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.

3 SANIĞIN TUTUKLUK HALLERİNE DEVAM

Duruşma sonunda 3 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Müdafa Ö. hakkında ise adli kontrol şartıyla devamına pazartesi günleri imza atmak seklindeki tedbirin kaldırılması kararlaştırıldı. Duruşma 6 Şubat öğleden sonraya ertelendi. 

YORUMLAR  (Toplam 1 yorum)

  • Ahmet çelik  (11.11.2017 13:09:46)

    Çok karanlık bir yapı insanları mahvettiler

  • Yorum yazın!
     1250 karakter yazabilirsiniz
    Sağdaki kodu buraya yazın! 

    Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

    Tasarım ve Programlama: Piskevit