• resmi ilanlar

ASKERİYENİN LİSTESİNİ TUTMUŞLAR

2018-04-13 11:00:12

Bolu'da askeri personele dini sohbet verdikleri ve askeriyedeki şahıslar hakkında malumat almaya çalıştıkları ifade eden FETO/PDY terör örgütüne bağlı askerlerin mahrem imamı olduğu iddia edilen 5 kişi hakim karşısına çıkarıldı. Tanıklar ifadelerinde sanık Hasan Salbaş'ın Tarık ismiyle sohbet verdiğini ve askeriyede bulunan şahısların zaafları, hobileri, alkol alıp almadıkları, kız arkadaşları olup olmadığı ve aile durumları ile ilgili genel bilgiler almaya çalıştığını ifade ettiler.

 

Haber: Ebru Eyvazoğlu

Bolu’da FETO/PDY yapılanmasında askerlerden sorumlu mahrem imamlar oldukları iddiasıyla “Örgüt yöneticiliği” suçlamasıyla haklarında ek iddianame hazırlanan 5 kişi Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktılar. Oğuz Demirer, Fatih Özdemir, Murat Mansur, Recep Batur, Hasan Salbaş haklarında iddianamede yer alan ifadelere karşı savunma yaptılar.

Sanık Oğuz Demirer, “Daha önce iddianameye karşı beyanda bulundum. İfade içeriği doğrudur. Murat Mansur, NazmiUysal, Fahrettin Talay,Mehmet Sadi Karayel, İlhan Silahdar isimli şahıslar hakkında ve diğer 20 kişi hakkında teşhis tutanağı tutuldu. Adı geçen şahıslar hakkındaki beyanlarımı da tekrar ediyorum. Murat Mansur’un kod adının ‘Rıfat’ olduğu ve askeri şahıslardan sorumlu mahrem imam olduğuna yönelik beyanlarım doğrudur. Mehmet Sadi Karayel’in kod adı ‘Barış’ idi. Serhat isimli müdür konumundaki şahsın talimatı ile askeri personelle ilgilenmesi için bir kısım askeri ona yönlendirdiğim doğrudur. Serhat kod adli kişi Kocaeli büyük bölgesinde bulunan müdür konumunda biridir. Bu mahrem yapıdan sorumludur.  Gerçek adını ve örgüt içindeki pozisyonunun ne olduğunu bilmiyorum. Daha doğrusu ben teşhis esnasında kendisini teşhis ettim. Daha sonradan isminin Mehmet Öztoprak olduğu ifade edildi” dedi.

Sanıklardan Murat Mansur da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini ifade ederek, “20 aydır tutukluyum. Bu süre içinde çok değişik şeyler yaşadım. Dolayısıyla bu süreçten kurtulmak istiyorum. Daha önce beyanda bulundum. Karabük’te Mümtaz isimli şahsın yönlendirmesi işe Bolu’da bir grup ile görevlendirildim. Bana ‘Rıfat’ kod adını kullanmamı söylemişti.  Anafen dershanesinde göreve başladım. Oğuz Demirer bana askerlerle iletişim kurmamı söyledi. 2013 yolunda tugayda görevli Subay rütbeli 3 kişiden sorumlu oldum. Daha sonraları 2 kişi de evime gidip geldiler. Son olarak İbrahim Arslan isimli şahıs bir dönem gidip geldi. Zaten sonra doğu görevi için buradan ayrıldı. Örgüt yöneticiliği suçlamasını kabul etmiyorum. Oğuz Demirer ve diğer şahıslar hakkındaki teşhis tutanağı içeriğini tekrar ederim” dedi.

Sanıklardan Fatih Özdemir, Hasan Salbaş ise iddianamenin kendilerine iki gün önce ulaşması nedeniyle süre talebinde bulundular. Recep Batur’un iddianamesinin ise mahkemeye ulaşmadığı ifade edildi.

“ASKERİYEDEKİ ŞAHISLAR HAKKINDA BİLGİ İSTEDİ”

Ardından tanıkların dinlenmesine geçildi. Sanıklardan Hasan Salbaş’ın askeriyede bulunan arkadaşları konusunda kendisinden gizli malumatlar istediğini belirten İ.Ö.Ö., “Bolu’da 2. KomandoTugayında askeri personel olarak görevliydim. E.Y. isimli bir arkadaşım beni Borazanlar Mahallesinde Ziraat Bankası şubesi civarında bir daireye götürüp Tarık isimli şahısla tanıştırdı. Bu sahsın cemaat olarak bilinen yapıya mensup olduğunu biliyordum. Bir kaçkez birlikte gittik. Daha sonra bu şahıs numaramı alıp benimle iletişime geçerek kendisiyle görüşmemi sağladı. Başta sohbet yapıyorduk, zamanla kurban ve fakir öğrencilere yardım adı altında para talep etti. Yine zaman ilerledikçe benden askeriyede birlikte çalıştığım diğer arkadaşlar hakkında malumat almak istedi. Arkadaşlarımın hangi konuda zaafları olduğunu, karı kız işi olup olmadığını, alkol alıp almadıklarını, namaz kılıpkılmadıklarını sormamı ve bir bir fotoğraflarını çekip getirmemi istedi. Fethullah Gülen’i övücü şeyler söyleyerek kitaplarını okumamızı istedi. Adamın doğru şeyler yazdığını söyledi. 17-25 Aralık’tan sonra devlete ve hükûmetekarsı tavır takındığı için görüşmedim. Zaten 2016’da Diyarbakır’a tayinim çıkınca irtibatım kesildi. Şahsın gerçek isminin Hasan Salbaş olduğunu öğrendim. Hasan Salbaş’ın evine girdiğimde Sinan isimli şahsı da görürdüm. O da zaman zaman benzer öğütlerde bulunurdu. Bu kişinin de Fatih Özdemir olduğunu görüp fotoğraflı teşhis tutanağında ifade ettim” dedi.

TARIK KOD İSMİNİ KULLANMIŞ

T.A., ifadesinde “Bolu’ya atandığımda cemaatin toplanmamızı istediğine  yönelik arkadaşların beyanı üzerine E. Y. ve İ.Ö.Ö. ile Borazanlarda bir eve gittik. Bu evde kendisini Tarık olarak tanıtan ancak daha sonra isminin Hasan Salbaş olduğunu öğrendiğimiz şahıs karşıladı. Zaman zaman beni sohbete çağırmak için sabit hattan arıyordu. Ben çoğu zaman bahane üreterek gitmedim. 17-25 Aralık’tan sonra en fazla bir ya da iki kez gittim. Bir daha da sohbetlere devam etmedim. Ben çok kısa süre sohbetlere devam ettiğim için bu süre zarfında genel konulardan bahsedildi. Fetullah Gülen videoları izlenmedi. Himmet ya da para talebi olmadı. Görev yaptığım askeri personelle ilgili de bilgi toplamamı talep etmedi. FatihÖzdemir’i de Sinan ismiyle tanımaktaydım. Bu şahıs bizi Hasan Salbaş’ın evine götüren kişiydi. Bir kaç sohbette yanımızdabulunmuştu. Yalnızca bir kez kurban parası istemişti. 150 TL’yi elden kendisine verdim.

MANEVİYAT YÖNÜNDEN YARDIM EDECEKLERMİŞ

U.U., “2012’de Bolu’ya geldiğimde biri beni arayıp İzmit’ten arkadaşım olduğunu söyleyip görüşmek istedi. KürkçülerTOKİ’de bir eve gidip burada isimleri Tarık ve Sinan olduğunu söyleyen iki kişiyle görüştüm. Bana maneviyat yönünden yardım edeceklerini, iş hayatında da yardımcı olacaklarını söylediler. Sonra Sinan isimli kişiyi görmedim. Tarık isimli şahısla bir kaç kez daha görüştüm. Tarık isimli şahıs çalıştığım yerde malum yapıyla bağlantılı olanlar hakkında bilgi getirmemi istedi. Tarık askere gidince Asım isimli kişiye yönlendirdi. Ama ben o kişiylegörüşmedim” dedi.

“TELEFONLARI HOLDE BIRAKIYORDUK”

Dini sohbet toplantılarında gizlilik kurallarının olduğunu belirten M.E.G., “Ben 2012’de geldiğimde kendisini Tarık olarak tanıtan kişinin genelinde gezi ve piknik organize ettiklerini söyleyip davet etti. Ancak bir dönem görüşemedim. 2013’te 4-5 kez bu şahsın evine gittim. Evde dini sohbet yapılmaktaydı. Bir keresinde Fethullah Gülen’i anlatan bir videoyu izletti. Eve girişte telefonlarımızı holde bırakmamızı isterdi. Tarık isimli şahıs benden birlikte çalıştığım askeri personel hakkında malumat istemekteydi. Elindeki listede isimleri yazılı şahısların ne iş yaptıkları, nereye gittikleri, aile yapılarının nasıl olduğu, kız arkadaşları olup olmadığı, alkol kullanıp kullanmadığı yönünde kendisiyle sahip olduğumuz bilgileri paylaşmamızı söylerdi. Biz kendisine istediği bilgileri vermedik. Yine ısrarlı olarak bizden öğrencilere yardım adı altında para talep ederdi. Kurban parası olarak da maddi talepleri oldu. Bir keresinde 200 TL verdiğimi hatırlıyorum. 2014’te ordudan ayrıldım ve irtibatım kalmadı. Fatih Özdemir’i Sinan ismiyle Tarık adlı şahsın evinde birkaç kez görmüştüm. Para gibi bir talebi olmadı” diye konuştu.

A.E. de ifadesinde “2011 Haziran ayında Bolu’da göreve başladım. Zeki ismiyle tanıdığım şahıs benimle iletişime geçti. Bir kafede oturup yemek yedik. Beni Tarık isimli şahısla tanıştırdı. Benim Tarık’la takılacağımı, Tarık’ın benle ilgileneceğini söyledi. Bu tarihten sonra Tarık isimli şahıs Borazanlardaki evine çağırdı. Bu görüşmelerde namaz kılıp, kuran okurduk. Bir keresinde Fethullah Gülen’den bahsetmiş olabilir. Benim teklifimle 150 TL parayı öğrencilere yardım için vermiştim. Himmet şeklinde aylık verilen bir aidat değildi. Tarik isimli şahıs beni Sinan isimli başka biriyle tanıştırdı. Bu şahısla çok fazla ilişimiz olmadı” dedi.

Ü.K. “Ben astsubay olarakgörev yaparken sabit telefonla arandım. Tarık ismiyle tanıdığımşahıs beni dini sohbetlere çağırdı. Borazanlar Mahallesindeolduğunu ve Tarık isimlişahsa ait eve giderek bu toplantılara katıldım. ToplantılardaSinan isimli sahsınbulunduğunu da hatırlıyorum. Genelde dini konular konuşuluyordu. Bu sohbetlerde Fethullah Gülen’e ait bazı konular da iletilirdi. Benden zaman zaman yardım adı altında para talep edildi. Ama ben vermedim. Zaman ilerledikçesohbetkonuları dini meselelerdençoksiyasi yine kaydı. Ben de gitmeyi bıraktım” dedi.

ÖRGÜTE BAĞLILIĞI SAĞLAMAK İSTEDİ

E.Y., “Askeri personel olarak çalışırkenTarık ve Sinanolaraktanıdığımızşahıslar dini sohbet adıaltındaBorazanlar Mahallesindeki bir eve çağırmaktaydılar. Sohbetlerdeikisi de bulunurdu. Bazen tek geldiklerimde olurdu. Burada namaz kılıp dini paylaşımlarda bulunurduk. Fethullah Gülen video ve vaazları izletilirdi. Kurban ve himmet adi altında para talep edilirdi. Ben para vermedim. Tarık ve Sinan isimli şahıslar zaman zaman bizden birlikte çalıştığımız personel hakkında bilgi talep etmekteydi. Şahısların zaafları, hobileri, alkol alıp almadıkları gibi konularda bilgi vermemizi istiyorlardı. Tarık ikili görüşmelerde bize en yakın arkadaşımız dahi olsa onların istemediği bir şahısla görüşmeyecek kadar bağlı olup olmadığımızı, sicil verecek olsak onların isteği doğrultusunda sicil verip veremeyeceğimizi sorar, en yakın arkadaşlarımızın isimlerini isterdi. Bunları muhtemel bağlılığımızı artırmak için yaptı. 2014 Ekimde mesleği bıraktım. 17-25 Aralık’tan sonra da örgütten soğumuştum. Bu tarihten sonra kendileriyle görüşmedim” dedi.  

Ö.R. de Hasan Salbaş hakkında ifade vererek, “2014’te Bolu’ya gelince Tarık isimli şahıs görüşmek istediğini söyledi. Borazanlardaki evine gittik. Ben girmek istemememe rağmen ısrar nedeniyle gittim. Dini ve genel konular üzerinde muhabbet ediyorduk. Askeri personel hakkında malumat talebi olmadı. 2014 son aylarında irtibatımı kestim” dedi.

B.K. ise, “Van’dan Bolu’ya geldiğimde Tarık isimli şahısla tanıştım. Sami beni arayıp Bolu otogarına çağırdı. Beni Tarık’la tanıştırmak için Van’dan buraya geldiğini söyledi. Bilali Habeşi cami yakınlarında bir eve beni çağırdılar. Ben örgütle bağımı koparmak istediğimi söyledim. Tarık’la 2 kez görüştüm. Beni yeniden cemaate kazandırmak için ısrarları oldu” dedi.

2 İTİRAFÇI TAHLİYE OLDU

 

Tanıkların dinlenmesinin ardından Bolu Ağır Ceza Mahkemesi ara kararını açıklarken Etkin Pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için başvuran Oğuz Demirer ve Murat Mansur tahliye edilirken, davanın firari sanığı Mehmet Sadi Karayel hakkında yakalama kararı çıkartılmasına karar verildi. Mahkeme heyeti bir sonraki duruşmanın 30 Mayıs 2018 tarihinde yapılacağını açıkladı. 

 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

Tasarım ve Programlama: Piskevit