• resmi ilanlar
M. Cengiz Poyraz m.cengizpoyraz@gmail.com

EVVEL ZAMAN İÇİNDE BİR BAŞKA ZAMAN VARMIŞ.

06.05.2014 00:00:02

    Ahiret ve Dünya kavramlarını sıkça kullanırız ve fakat pek çoğumuz bu iki kavramın mahiyetlerini tam olarak kavrayamamışızdır.

    Bu iki kavramın ilmi gerçekleri bizim kısmen bildiğimiz bilimsel kurallardan çok farklıdır. Bu iki âlemin değerlerini birbirleriyle kıyaslayarak anlamaya çalışmak zaman, zaman çelişki olarak karşımıza çıkar ve inancımızı zedeleyecek kuruntulara sebep olur.

    Bu sebepledir ki bazı şeyleri kavrayabilmek için perdenin öteki tarafıyla ilgili bazı temel bilgileri aklın ve izanın sınırları içinde tanıdık bilimin verileri ile izah ederek mümkün olabildiği kadar anlamak ihtiyacı vardır.

    İnsanın zahiri formu, perdenin öteki tarafını anlamasına asla izin vermeyecek bir gen programına sahiptir. Anlayabilmenin bir tek yolu var, bunu da ancak biyolojimizi içimizde var olan ruhsal tarafımızla dengeleyerek başarabiliriz.

   Zira insanın ruhsal yanı arı duru bir haldedir. Zaman, zaman üzeri tozlanıp kapansa da asla dejenere olmaz bozulmaz. Ruhsal yanımızın sağlayacağı denge, biyolojik yapımızın anlayış alanındaki sınırını kaldırır ve biz öteleri algılayıp anlayabilir hale geliriz. İşte biz bu dengeye “Kemalât” ya da “aydınlanma, Nirvana” diyoruz.

    İnsan bilincine yaratılış programında bazı sınırlamalar konulmuştur. Örneğin, hepimize hiçbir şeyin yoktan var olamayacağı, her şeyin bir başlangıcı ve sonu olduğu inancı aşılanmıştır. Bu yüzden bize bir şeyin daima var olduğu söylendiği zaman bunu anlamakta zorlanırız.

    Zamanı doğrusal (lineer), ileriye ve geriye doğru, sadece iki boyutlu olarak algılarız. Zaman hiç duraklamadığı için de asla “şimdi” de olamayız.

 

    Albert Einstein’in zamanın rölatif (göreceli-izafi ) olduğunu keşfinden sonra zamanın farklı boyutlarda farklı değerlerde olabileceğini öğrendik, ama hala onun üçüncü boyutu hakkında hiçbir bilgi derinliğine sahip değiliz.

   Aslında bizim bildiğimiz şekliyle gerçek bir zaman yoktur. Kesintisiz olarak akıp giden, durdurulamaz ve asla geri dönülemez zaman bir dünya kavramıdır. Perdenin öbür tarafında çok farklı bir zaman vardır. Orada her şey şimdi’de bulunur.  Onun üçüncü boyutu dikeydir. O zaman boyutunda geçmiş ve gelecek yoktur, sadece sürekli bir şimdi vardır.

   Dünya zamanının lineer yani doğrusal olduğunu söylemiştik.  Bu doğrusal zamanı düz bir çizgi olarak düşünün. Onun ortalarında bir yere “0” noktası koyun. İşte bu nokta Bizim sürekli olarak üzerinde olduğumuz ama asla içinde yaşayamadığımız bir yerdir.

   Bizler bu noktada durur fakat yaşam olarak daima bir ya da birkaç salise öncesini algılayabiliriz. Bizim kavrayabildiğimiz her olay daima geçmişte kalan bir hadisedir. Bu yüzden bizim zaman boyutumuzda asla algılayabileceğimiz bir şu an dilimi yoktur, daima geçmiş vardır.

    Perdenin öbür tarafında gerçek zaman tamamen farklı bir yapıdadır. Orada zaman doğrusal değil, daireseldir ve dikey boyutludur. Aslında bu dairesel tanımını anlama kolaylığı olsun diye söylüyorum. Aslında durum daha farklıdır. O değişken boyutlu ve küresel bir yapıdadır. Bunu sonra daha geniş ifade edeceğiz.

   Perdenin öbür tarafında, gerçek zaman boyutunda doğrusal zamanın tersine dünyada algıladığımız manada geçmiş ve gelecek yoktur. Sürekli bir şu an vardır. İşte bunu anlayıp bilebildiğimizde Allah’ın ezeli ve ebedi oluşunun sırrını da kolayca kavrayabiliriz.

    Geçmiş ve gelecek kavramlarını ihtiva etmeyen bir zaman olgusu içinde,  dünyada geçerli olan doğrusal zamandaki gibi bir ilk başlama veya bitiş noktası aramak, geçersiz ve manasız olur.

    Kur’an-ı Kerim’de ifade edilen ve birbiri ile çelişiyor gibi görünen bazı ayetlerde, bu izahına çalıştığımız bilgilerin ışığında kolayca anlaşılacak onlara zorla, ayağı yere basmayan yorumlar yapılmasının da önüne geçilecektir.

     Bir sonraki yazımızda bu konuda örnekler verecek ve meseleyi daha da iyi anlaşılabilir bir noktaya taşıyacağız inşallah.DEVAM EDECEK

     Gam ve telaş sizlerden uzak olsun efendim.

     Huzur bulun, hayırla kalın.

 

 

İlk yorum yapan siz olun!
 1250 karakter yazabilirsiniz
Sağdaki kodu buraya yazın! 

Yazarın son yazıları

Yazarın TÜM YAZILARI
Vefat edenler

KÖŞE YAZILARI

TÜM YAZARLAR

EN ÇOK OKUNANLAR

Site içi arama

Karamanlı Mahallesi Parkalan Sokak No:11 Bolu   Tel: 215 5 000   Faks: 215 0 666

Tasarım ve Programlama: Piskevit