• resmi ilanlar

Mesaj Defteri

Mesaj yaz
  • Yurdagül18.12.2010 00:00:00

    Bolu mevcut Belediye Başkanından çok şikayetci olmasın. Çünkü, "Her toplum hak ettiği şekilde yönetilirmiş" Bu kişiyi o makama Bolu halkı ikinci kez oturttu. Bu sürede ne oldu? Vaadettiği projeleri ya yapamadı, ya da çok eksik ve gecikmeli yaptı. Güya modern bir pazar yapacaktı. Öyle kaldı. Atatürk Parkı güzel oldu. Peki yanına yapmayı vaadetiği çok amaçlı tesis n’oldu? Öyle inşaat halinde bekliyor. Cici Taksi Alt Geçidi evlere şenlik. Şimdi de Hükümet Meydanını katlediyor. Kimse sesini çıkaramıyor. Ancak başkalarının bir şey yapması bekleniyor. Haa... Bir de yollarınıza ve kaldırımlarınıza ne demeli. Siz oralara yol mu diyorsunuz? Daha fazla uzatmayayım. Sorunlarına karşı duyarsız kalanlar işte böyel "ah, vah" derler. Kendi düşen ağlamaz. Bu başkanı siz seçtiniz ve bu sürede Bolu bence yıllarca geri gitti... Geçmiş ola...
  • Ümit ÇAKIRTEKİN18.12.2010 00:00:00

    Selamlar. Nasılsın Hüseyin Abi? Umarım afiyettesinizdir. Arada bir vakit buldukça hem Bolu ile ilgili haberlere göz atmak hem de eski günleri yaad etmek adına sitenizi dolaşıyorum. Şu değiştirilmez bir gerçektir ki; -Sizleri, Bolu’yu ve haber peşinde koşturmayı çok özledim. Keşke okul yıllarına ve Bolu’ya geri dönebilsem.... Saygılar....
  • Yusuf Altay18.12.2010 00:00:00

    Çok güzel yazdınız. Ama her yerde aynı. Velevki seçilmeye görsün birçoğunun çapı büyüyor, kapasitesi artıyor, zekalarına ilave bellek ekleniyor çok büyüyorlar canım. tabi ki ağızlarıda büyük laf yapacak Unreden Eda tur Yusuf Altay Saygılarımla
  • vatandaş hülya17.12.2010 00:00:00

    hükümet meydanı kapanıyor diye bir iki ses çıktı oda sessiz sesler.şimdi unutuldu çamuramı sıra geldi.Böyle halkın başına böyle belediye başkanı.Kim ne derse desin bolu halkı hakediyor.Bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetiyle hareket eden bolulular unutmayın o yılan sizi sokuyor aslında.Ne kadar duyarsız,ne kadar boşvermişsiniz hayretler içinde şaşkınlıkla izliyorum.Bazen utanç duyuyorum burda yaşadığım için.
  • Ayça Selen17.12.2010 00:00:00

    500 Evlerde oturuyorum. Bolu’da büyük bir mahalle olmasına karşın ne firmaların servisi uğruyordu ne de herhangi bir bilet satış noktası var. Ben de işim gereği sürekli il dışına çıkmak durumundym.Halk Otobüsleri terminale girdiğinden beri direk evimin önünden otobüse binip terminale ulaşıyrm.Döndüğümde de beklemeksizin otobüse binip evimin önünde iniyrm. Halk otobüslerinin terminale girişinden ve saatlerindn çok memnun kaldm.Çalışmalarından dolayı teşekkür ederis
  • şenol17.12.2010 00:00:00

    dün gece saat 2 de bolu terminaline geldim taksi tutacaktım baktım ki belediye otobüsü var bi sorayım dedim gitti memursen tokiye gidiyormusunuz diye sordum söfor bey tabi dedi beni memursen tokiye kadar bıraktı daha önce gece geç saatde sanayide bulunan terminale girdiğimizde mecburen taksi tutmak zorunda kalıyorduk sabaha meğer sabaha kadar belediye otobüsü terminalde çalışıyomuş. bu hizmetinden dolayı cok memnunum belediyeye teşekkür ediyorum.
  • vatandaş osman17.12.2010 00:00:00

    çok sevdiğim ve saygı duyduğum imdat beyin ilk defa görüşlerine biraz olsun katılamayacağım..bu silah ruhsatları konusunda önce insanın eğitimli olması gerekli diye düşünüyorum..gerisi boş silah ruhsatı namuslu düzgün yaşantısı olan insanlara tabiki verilmelidir..onca it kopuk etrafımızda fink atarken..saat 11 den sonra bolu gibi sakin bir kentte bile gezmek tedirginlik yaratırken ve namussuz adam zaten ruhsatsız silah edinebiliyorken bence her isteyen vatandaşa 1 haftalık bir eğitimden sonra silah alma hakkı verilmelidir diye düşünüyorum....yanlış bilmiyorsam ABD nin birkaç eyaletinde istediğin kadar silah ediniyor ve taşıyabiliyorsun...güvenliğin tam bir sorun olduğu ülkemizde bence insanlar biraz olsun kendi güvenliklerini saglayabilmeliler.. son bir kaç vali boluda taşıma ruhsatı vermemeyi huy edinmişti..bu da insanların güvenlik kaygısı varsa illegal yollara itebilmektedir..bırakın kardeşim serbest, koyunu güden kurdu gözetler..bu millet nelere alıştı silah taşımayamı alışmayacak ..alışır ..alışır...
  • Erva BAŞARAN16.12.2010 00:00:00

    Sayın İmdat Aslan yazınızı günlük takip eden bir okurum ve her gün olduğu gibi bu gün de yazdıklarınıza yürekten katılıyorum. Belediye Başkanının aklında eksikler olabilir de belediyede kimse tam düşünemiyormu? onca danışman ne işe yarıyor da maaş ödeniyor. Belediye otobüslerindeki dıt kart saçmalığı da insanları canından bezdirmiş durumda. Üç durak arası en az 5 kişi kartınızı kullanabilirmiyim diyor, kart sahiplerine. Çünkü misafir oluyor, il dışından hastanelere gelenler oluyor. Öğrenciler biniyor. Ama uygulama yerelde kalıyor, geniş kapsamlı düşünüp ona uygun uygulamalar lazım. Bunun içinde kafası çalışan başkan yada en azından eksikleri görüp tamamlayacak kapasitesi yüksek, ufku geniş, tecrübeli danışmanlar lazım. Takım elbise kravatla dolaşmakla ne başkan olur, ne danışman. Bolu’ya içi dolu şahsiyetlerin ihtiyacı var. Saygılarımla.
  • zeynep ozgur16.12.2010 00:00:00

    19 ARALIK Hayata Dönüs Operasyonuyla ilgili 19 Aralik 2000 tarihinden buyana her yil çesitli çevreler tarafindan bilinçli ya da bilinçsiz olarak olay gündeme tasiniyor. Bilindigi gibi F Tip Cezaevleri uygulamasina geçilene kadar mevcut ?Kogus sistemi?, cezaevlerinin bir terör okulu haline getirilmesine neden olmustu. Bu kapsamda cezaevlerinde kogus sisteminden hücre sistemine geçis sürecini izleyen İskencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi(CPT) Türkiye ile ilgili raporunda, (CPT/inf 2001-25. 1, Strasbourg-8 Kasim 2001), geleneksel E Tipi cezaevlerinin 1970-1980 yillarinda o günün kosullarina göre insa edildigini, ancak günün sartlarina cevap veremeyecek duruma gelmesi nedeniyle yeni bir cezaevi sistemine geçise karar verildigini belirterek uygulamanin basarisini tescil etti. Türkiye?deki cezaevlerini izleyen uluslar arasi diger kuruluslar da, DHKP/C, PKK ve benzeri organizasyonlarin yillar boyu cezaevlerini, ?Anarsiye? davetiye çikaran mekânlar haline getirdiklerini, ancak F Tipi cezaevlerinin hayata geçirilmesiyle bu faaliyetlerin engellendigini hazirladiklari raporlarla kamuoyuna duyurdular. Ancak 19 Aralik 2000 öncesi cezaevlerindeki yetersiz kosullardan nemalanan terör örgütü DHKP/C, Hayata Dönüs Operasyonu?nun ardindan baslattigi açlik grevi ve sonrasi ölüm orucu eylemiyle sesini duyurmaya çalisti. İlk baslarda belki bir seyler kapabiliriz umuduyla DHKP/C?nin yanindaymis gibi görünen diger sol örgütler ise, ölüm orucunun devam ettirilmesinin artik kendilerine zarar vermeye basladigini görerek desteklerini çektiler. Böylece DHKP/C, aymazligi ile 122 insanin hayatina mal olan bir fiyaskoya tek basina imza atmis oldu? Cezaevlerinde yasanan kesmekese bir son vermek isteyen yetkililer de sorunun kökten çözüme kavusturulmasi için, F Tipi yüksek güvenlikli kapali cezaevleri projesini, Birlesmis Milletler ve Avrupa Konseyi Cezaevi standartlarinda öngörülen kriterlere uygun olarak insa edilmesi yönünde karar aldi. Çagdas imkânlar yaratacak, sosyal, kültürel ve bedensel faaliyetlere elverisli ortamlar saglayan F Tipi cezaevleri, ilk kuruluslarinda bazi aksakliklar yasanmasina ragmen, zamanla bu eksikliklerini giderip, ihtiyaçlara cevap verecek sekilde bir yapiya kavusturuldu. Bu gün artik F Tipi cezaevleri örgütlerin beklentilerine cevap vermekten çok uzak bir yapida? Bu nedenle, terör örgütlerine karsi topyekûn mücadele etmenin gerektigi günümüzde, örgütlerin F Tipi cezaevleri olgusunu kisir bir yaklasimla her 19 Aralik?ta yeniden gündeme tasima girisimlerinin sonuç vermesi beklenmemeli. Zeynep Özgür
  • Meşküre KAYA Hak ve Eşitlik Pa16.12.2010 00:00:00

    Sayın H.Hüseyin Aykan bey, "Hırsıza hırsız demek suç değildlir" başlıklı yazınızı okudum. Ne güzel yazmışsınız efendim...Ellerinize, yüreğinize ve kaleminize sağlık.Ne denilebilir ki...? Çok güzel Ata sözlerimiz vardır bilirsiniz efendim... "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az" sanırım yerinde bir söz olur...
  • mağdur yolcu16.12.2010 00:00:00

    İmdat bey çok isabetli bir konuya değinmnişsiniz inanın bir haftadan beridir yolcular otobüslerin hareket saatinde terminalde olamıyor.İnsanlar diğer yolcuları beklemek zorunda kalıyor buda sorun yaratıyor.Servislerin acilen eski şekilde yolcuları terminale taşımasına izin verilmeli.Bu işin bu şekilde gideceğini sanmıyorum.TŞK.
  • Mehtap Güneşli15.12.2010 00:00:00

    Bolu’ya gelen misafirlerimiz gidecekleri yeri bulamamaktan ve yolların bozukluğundan çok şikayetçiler. Ayrıca yeni terminale ulaşımın halk otobüslerine bağlı olarak yapılması hiç doğru değil. Otobüs firmaları Türkiye’nin her yerinde bu hizmeti ücretsiz sunarlarken, Bolu halkının bundan mahrum edilmesi de hiç hoş değil. Üstelik özel firmalar bu işi ücretsiz yapıyorlar. Yoksa burada amaç halk otobüslerine kazanç sağlamak mı? Belediyenin bu konulara çözüm getireceğine inanmıyorum. Çünkü Belediye Başkanımız halkın görüşlerine kulak tıkamış, kendi bildiğinden şaşmıyor.
  • Serdar Koçak15.12.2010 00:00:00

    Bolu Belediye Başkanı "Artık Bolu’nun ana girişi Paşaköy olacak." diyor. Şimdi kendilerinden rica ediyorum. 15.12.2010 tarihi itibariyle Paşaköy girişinde bir tespit yaptırsınlar. Orası yol standardına uygun mudur? Her gün gelip geçtiğim o yoldan bir de kendileri geçsinler. Kamu kaynakları harcanırken "öncelik" kavramı vardır. Siz daha yolları bile yapamazken, kafanıza göre "Hükümet Meydanını" halka rağmen değiştirmek istiyorsunuz. Sizden asli işlerinizi yapmanızı bekliyoruz. Lütfen Bolu için artık proje üretmeyin.
  • Sedef Irmak14.12.2010 00:00:00

    Sayın milletvekilimiz Metin Yılmaz’ın son açıklamalarını doğru buluyorum. Halka rağmen yanlışlarda ısrarcı olan Sayın Belediye Başkanına, AKP İl Başkanlığının da gerekli tepkisini ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum. Bolu Halkının görüşlerini dikkate almayan Belediye Başkanını kınıyorum. Ayrıca "Makinist"in de köşesinde değindiği " Ha, canınız sıkıldı, gezmek istediniz, arkadaşlarınızı yanınıza alıp gidip gezersiniz ama inceleme gezisi dediğiniz gezilerin de bir zahmet hesabını verin. Yani yanınızda götürdüğünüz bir düzine insan, masraflarını kendi ceplerinden mi karşıladı yoksa belediye bütçesinden mi?" sorusuna da bir zahmet cevap verin...
  • Mert Başağır14.12.2010 00:00:00

    Bolu Belediye Başkanı Bolu halkının rahat etmesini istemiyor olmalı. Neden mi? Önce "Hükümet Meydanı" nı trafiğe kapatarak, trafiği altüst etti. Şimdi de otobüs firmalarının servislerinin yeni yapılan terminale girişini engelleyerek yolcuları halk otobüslerini kullanmaya mahkum etti. Şimdi ben bir öğrenci olarak soruyorum. Bana otobüs firmaları servis imkanını ücretsiz ve daha konforlu sundukları halde neden ücret vererek halk otobüsünü kullanmaya zorluyorsunuz. Halkın iyi hizmet almasından rahatsız mı oluyorsunuz? Yoksa "Bolu halkı tepki göstermez, ben istediğimi yaparım." diye mi düşünüyorsunuz? Sanırım bu halkın sırf sizin yüzünüzden AKP’ye de oy vermeyeceğini biliyorsunuzdur...
  • Aysel Karataş14.12.2010 00:00:00

    Halka eziyet edenleri kınıyorum. Lütfen artık Bolu’ya proje üretmeyin. Ürettiğiniz projeler saçmalıklarla dolu. Ama Belediye başkanımızın umurunda mı? Altında son model yabancı araçlar. Yollar, kaldırımlar bozukmuş umurlarında mı? Şimdi de otobüs servislerini kaldırıyorlar. Firmalar bu hizmeti bedava sunarlarken, bizleri neden halk otobüslerine binmeye mecbur ediyorsunuz. Artık yeter... Halkla uğraşmayın. Bir de su bağlama işlemlerinde alınan 400-500 lira civarındaki yüksek ücretler var... Buna da sonra değineceğim.
  • Akif Özüşen13.12.2010 00:00:00

    Bolu milletvekilimiz Sayın Metin Yılmaz Hükümet Meydanı projesi ile ilgili olarak Facebook sayfasında; ?Temel hedef insanların memnuniyetidir. Bütün Bolu’yu aynı anda memnun edebilmek belki mümkün değildir ama en azından yapılan hizmetlerde toplumun büyük bir tepkisi varsa zorlamamak gerekir. Hele halkı adam etmek gibi bir rol, hizmete talip olmuş birinin yakınında dahi durmamalıdır. Her türlü tepkiye kulak tıkayarak şehirde köklü değişiklikler yapmak doğru değil. Demokrasi sadece seçimlerde seçmek veya seçilmekten ibaret olamaz. Ben seçildim bir daha ki seçime kadar ne istersem yaparım, beğenmezlerse seçmezler mantığı demokrasinin bugün geldiği düzeye uygun düşmez. Öyleyse biz işimizi yaparken, seviyeli her türlü eleştiriyi dikkate alarak, sivil toplumun bütün temsilcileriyle istişare halinde olmalıyız. Bu konuda hep birlikte kaydettiğimiz olumlu ilerleme demokrasimize katkı sağlayacaktır? demiş. Siyasi görüşüne katılmıyorum ama tespiti son derece doğru. Halkın görüşlerine kulak tıkayan Belediye Başkanımıza duyurulur...
  • GÜLENYÜZ13.12.2010 00:00:00

    Otobüs firmalarının servislerini kaldırarak,sonunda başkan dediğini yaptı, Bolu halkını ve binlerce üniversite öğrencisini,halk otobüsüne mahkum etti.Türkiyenin hangi şehrinde böyle bir uygulama var.Bu uygulama insan haklarına aykırı değilmi.Diğer partilerin başkanları ve belediye meclisi üyeleri sizler neler yapıyorsunuz,hiç sesiniz çıkmıyor.Değerli bolu halkı başkanın yaptığı,anıt park düzenlemesini,yolların kazılıp aylarca asfaltlanmayışını,otobüs servislerinin kaldırılmasını,dırt kartlarıyla insanların zor duruma düşürülmesini,su aboneliğinin 700 tl ye yapılmasını unutmaz seçimlerde değerli oylarını bu yapılanlara gör kullanacaklarını umuyorum.Saygılarımla
  • helin demir10.12.2010 00:00:00

    TAŞ ATAN ÇOCUKLARA İLİŞKİN BİR PROJE PKK?nın eylemlerinde ?kitle psikolojisi? ile hareket eden çocukları istismar etmesi, hoşgörü ve insan ilişkilerini yok etmesi, henüz oyun çağındaki bu bireylerin propaganda malzemesi haline getirilmesi yönündeki hususlar maalesef terörün çelişkili ve acı gerçeğini ortaya çıkarıyor. ?Taş Atan Çocuklar? gerçeği, bugün Türkiye?nin çözümlemesi gereken sorunlar arasında ön sıralarda yer alıyor. Terörün önlenmesi ve öfke patlamalarının sindirilmesi için acilen rehabilite edilmesi gereken çocuklarla ilgili gerek devlet yetkilileri gerekse bilim aydınları tarafından çeşitli çalışmalar yapılıyor, projeler yürütülmeye gayret gösteriliyor. Bunlardan birisi de Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Nurdan Akıner?in ?Taş Atan Çocuk Fenomeni: Mersin?in Banliyölerinde Öfke Patlaması Projesi? konulu alan araştırması olarak kamuoyuna sunuluyor. Daha önce Milliyet Gazetesi?nde çalışan, 2 gazetecilik ödülü ve kitapları bulunan Doç.Dr. Nurdan Akıner?in yürütmüş olduğu çalışma ?Karakutu Yayınları? işbirliğiyle ?Mersin?in Banliyölerinde Öfke Patlaması? adlı kitapta toplanarak özellikle terörle ilgili çalışan ve araştırmalar yapanların bilgisine açılıyor. Etnik kimlik ekseninde ötekileştirilenlerin Mersin?in banliyölerindeki öfke patlamalarını konu edinen, çocuklarla devletin arasındaki uçurumun nedenlerini yüz yüze mülakatlarla sorgulayıp, saptamayı ve çözüm önerilerinde bulunmayı amaçlayan araştırma için, Mersin?in Şevket Sümer, Güneş, Gündoğdu, Siteler, Çay ve Çilek mahallelerinde 250 çocuk ve ailelerinin katıldığı, ad-soyad ve kimlik bilgilerinin istenmediği, rumuzların kullanıldığı 39 soruluk bir anket düzenlenerek ev ortamında bir araya gelindiği belirtiliyor. Araştırma sonuçlarının, çocukların şiddet eylemlerinin aktörleri haline gelmesi, henüz siyasal bilince erişmemiş yaştaki bu bireylerin ülke yönetimine, ?Biz de buradayız, bizi de görün, bizim de sıkıntılarımız var? mesajı vermesi gibi hususları gündeme getirdiği kaydediliyor. Öfke patlamalarının en büyük mağdurunun ise, sözü edilen mahallelerde yaşamını sürdürüp, fakirlik kokan evlerde imkânsızlıklar içinde okumaya çalışan çocuklar olduğu belirleniyor. Nisan-Ekim 2010 döneminde yapılan araştırmada, yerleşim bölgelerinin Türkçede genellikle oturma alanı niteliğinde olan ?banliyö? kavramıyla nitelendirildiği, Mersin?in mahallelerinde yaşayan özellikle kadın ve çocukların gelecekle ilgili kaygı duydukları, kadınların dayak mağduru oldukları, kız çocuklarının evlendirilme korkusuyla karşı karşıya bulundukları, Türkçeyi konuşamadıklarından ve sosyalleşebilecekleri çok fazla alan bulunmadığından çağa uyum sağlayamadıkları, gelinlik giymemiş, denizi görmemiş bu insanların öldürülme korkusuyla yaşadıkları, çoğunlukla evlerinde hapis hayatı yaşayan insanların medya kanallarına güvenmedikleri vurgulanıyor. Projenin yürütülmesi esnasında bir çocukla yapılan mülakatta; ?..Ne zaman eyleme gideceğimizi ROJ TV?den anlıyoruz. En son operasyonların durdurulması için eylem yaptık? şeklindeki cevabın alındığı, ROJ TV?de yayınlanan propaganda içerikli müzik kliplerinin bile siyasal bilinçten yoksun olarak izlendiği, girift aile yapısının parçalanmış durumda olduğu, uyuşturucu kullanan birçok insanın söz konusu mahallelerde ikamet ettiği, taş kelimesi denilince ?panzer?, ?eylemsellik?, ?Kürtlerin polise attığı şey?, Kürt denilince ise ?O da bir halk?, ?panzeri taşlayanlar? ve ?dağa çıkan? ifadelerinin akla geldiği, sonuç olarak çocukların büyüdükleri sosyal çevrenin etnik kökenlerine oranla davranışları üzerinde daha kuvvetli bir etki oluşturduğu tespiti yapılıyor. Bölgenin şartları da dikkate alınarak taş atan çocuklara yönelik faaliyetlerin yaşadıkları bölgeden kopuk olmaması, bölgeye gidecek öğretmenlerin devlet kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışabilecek seçilmiş kişiler olması, terörle ilgili haber yapan muhabirlerin eğitime tabi tutulması, hedefe yönelik çalışma yapılması gibi hususların çözüm önerileri olarak tartışıldığı çalışmanın sonunda ?Medya Ne Yapmalı?? konusunun da başlı başına bir tez argümanı oluşturabileceği üzerine duruluyor. Görmezden gelinen, basmakalıp yargılarla terör örgütü yandaşlığıyla etiketlenen, şiddete başvurdurulan, henüz anlayamadıkları siyasi bir çıkara hapsedilen ama her şeye rağmen yaşadıkları hayattan çekilip alınmasını isteyen çocuklara yönelik proje yürüten Doç.Dr. Nurdan Akıner?in tek bir ricası var: O da konuya ilgi göstereceklerin özellikle kitabın sayfalarını çevirmeye başladıklarında kendilerini tanımladıkları etnik köken, inanç, meslek, eğitim seviyesi gibi tüm etiketleri dışarıda bırakıp, son sayfaya kadar objektif ve insani verilerle düşünmeleri, sonuca değil nedenlere ve çözüme odaklanmaları? Helin Demir helindem@mynet.com
  • Hasan Hüseyin Emek10.12.2010 00:00:00

    Sayın İmdat Aslan’a güzel yazısı için teşekkür ederim. Eğer bu cumartesi günün Hükümet Meydanında imza kampanyası varsa hep beraber bu kampanyayya katılalım. (Hükümet Meydanının trafiğe kapatılması kampanyası) kar da yağsa, fırtına da olsa orada olalım. Bolu’muza sahip çıkalım... Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürler...
Mesaj yazın !
Sağdaki kodu buraya yazın!  Gerekli

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

Tasarım ve Programlama: Piskevit