• resmi ilanlar

Mesaj Defteri

Mesaj yaz
  • HÜLYA ÖZDEMİR (HEPAR)24.06.2010 00:00:00

    SAYIN GENEL BAŞKANIMIZ VE EŞİ EMEL HANIMIN SAĞLIK DURUMLARI GAYET İYİDİR.GENEL BAŞKANIMIZ AYAKTA EŞİNİN İSE KALÇA KEMİĞİNDE BİR KIRIK VARDIR.RABBİM OSMAN PAMUKOĞLUNU TÜM TÜRKİYEYE BAĞIŞLADI ŞÜKREDİYORUZ.BİLİYORUZKİ KEM OLAN OLMAYAN BÜTÜN GÖZLER GENEL BAŞKANIMIZIN ÜZERİNDE BU ARALAR. RABBİM KEM VE KÖTÜ GÖZLERDEN KORUSUN .HASTANEDE BİZLERİ ZİYARETE GELEN BÜTÜN VATAN SEVER DOSTLARIMIZA TEŞEKKÜRLERİMİZİ BİR BORÇ BİLİRİZ.SAYGILAR..
  • Vatansever Türk24.06.2010 00:00:00

    SAYIN KÖŞE YAZARI YAŞAR AKSAN’A TEŞEKKÜR EDİYORUM KÖŞESİN OSMAN PAMUKOĞLUNU KALEME ALMIŞ ÇOK GÜZEL BİR YAZI YAZMIŞ.
  • kurtcebe noyan24.06.2010 00:00:00

    Ali Ercoşkuna sormak lazım mengen yolunda Osman PAMUKOĞLU nun kaza yaptığı yoldaki mıcırları kim döktü ?mutlaka Ergenekoncular dömüş der.pardon o yolu valilik il özel idareye yaptırmıştı.o zaman onlarda AK ergenekonculardır.Bolu adına üzülüyorum böyle aklı ile fiziki yapısı ters orantılı birisinin ikdidar partisinin temsilcisi olduğu için.Gazze olaylarında yapılan iki kişilik gösterilerde bile birisi Ali Ercoşkun du.Hadi bakalım şehitlerle ilgili bir protesto mitingi düzenlede şehitlere olan saygını ve vatan sevgini görelim
  • Ferda Biçel 24.06.2010 00:00:00

    Mavi Marmara Baskını olduğunda tam 15 Saat gemi ile bağlantı koptu. Koskoca gemi Akdeniz’in sularında buhar olup uçtu. Bırakın gemiyi bölgeden tek bir sinyal dahi alınamadı. Nedeni İsrail’in uyguladığı "elektronik karartma"ydı. İsrail bu teknoloji sayesinde yardım filosunun bulunduğu bölgeyi manyetik bir ağ ile kapatmış ve dış dünya ile bütün bağlantıyı koparmıştı. Elektronik Karartma yeni harp sisteminin en önemli unsurlarından biri.Aynı teknolojiyi ABD’de Irak savaşında kullandı. "Elektronik Karartma" ile Irak ordusunun bütün radarlarını bozdu, frekanslarını karıştırdı, telsiz bağlantılarını kopardı, iletişim sistemlerini boşa çıkardı. CNN, BBC gibi kanallar Bağdat’ın göbeğinden canlı yayın yaparken, Iraklı komutanlar kendi bölüklerine emir bile veremedi! Sonuç ortada. Bağdat 1 günde düştü. Gediktepe saldırısına gelirsek. 53 tane terörist ellerini kollarını sallayarak geldi. Karakola, bölüğe değil koskoca birliğimize saldırdı. Gece görüş dürbünleri, termal kameralar, heronlar, neronlar bir işe yaramadı. 11 tane canımız gitti.Aynı şey Dağlıca Baskını’nda da olmuştu. Elbette üç-beş PKK’lı çapulcunun böyle bir teknolojiye sahip olduğu düşünülemez. Ama birilerinin bu çapulculara teknolojik destek verdiği aşikar. Bu desteklerden biri de elektronik karartma olabilir mi! Elektronik harp sistemleri uzmanlarına göre bu öyle menem bir teknoloji ki: bu teknoloji ile düşman kuvvetleri dost, dost kuvvetleri düşman olarak gösterebilmek mümkün! Bu durumda insanın aklına gelmiyor değil; Acaba 53 tane teröristin çoban sanılması bu yüzden olabilir mi! Yüreğimiz yanıyor. Kimse kusura bakmasın. "Acaba askeri darbeler için harcadığımız enerjiyi savunma teknolojilerine harcasaydık böyle olur muydu?"
  • Vural Kadıoğlu23.06.2010 00:00:00

    SAYIN hun bu kadar olumsuz olmaya gerek yok devlet kitapları ücretsiz verdi doğru ama okulların diyer ihtiyaçlarını velilerin desteğiyle karşılıyorlar okulun VELİ toplantıları oluyor zahmet edipte gelirseniz sıkıntıları görürsünüz cahil olmak ayıp değil ama cahilliği aileye yansıtmak ayıptan ÖTE
  • reklam23.06.2010 00:00:00

    okulların reklamını yapmak için mesaj defterini kullanıyorlar. okul tanıtılıyor ama .......
  • bir öğrenci velisi23.06.2010 00:00:00

    sayın Elif Güneş ve Hun adlı ziyaretci arkadaşımız ın çocukları varmı bilmiyorum galiba yok çünkü yazdıklarından bu anlaşılıyor.Hun arkadaşım sigara benzetmeydi.öğrenci velisi sigaraya bile para bulurken çocuğuna para bulmuyor anlamındaydı.Elif Güneş adlı ziyaretci kardeşimizinde çocuğu yok yada evli değil anlaşılan.Okulda çocuklara kitapların yanında testler verilir bu test çalışma kağıdı adı neyse Türkiye de hangi okula gidersen git vardır.Ve bunun kağıt+toner+fotokopi makinasının bakım masrafları vardır.Tabiki bunları müdür ve müdür yardımcıları ile öğretmenler cebinden karşılayacak hali yok.Kimden karşılanır Öğrenci velilerinden.Bunu çocuğu olupta okula gönderen her veli bilir Bu bir Türkiye gerçeğidir.Bu Sayın Valimizde bilir Sayın Milli Eğitim Müdürümüzde ,BAKANIMIZDA,VELİLERDE BİLİR.Ama sorun herşeye para bulupta sıra çocuğa geldimi para yok diyen velilerde.Sayın Vural kadıoğlu nun dediği gibi çocuğunu okula yazdırdıktan sonra bir daha okula uğramayan öğrenci velilerinde.Yapılan toplantılarda bu konular hep konuşuluyor.Bunun için okullarda kermesler yapılır.Okullarda 1 tane kadrolu hizmetli vardır o da varsa.onlarca sınıfı,tuvaletleri,koridorları okul aile birliğince tutulan elemanlar tarafından temizlenir.Kimin için öğrenciler için.Ama bunları toplantılara gelmeyen veliler yada sizin gibi okulla ilgisi olmadığı anlaşılan kimseler anlayamaz.Diyelimki sizi müdür yada müdür yardımcısı yaptık.hani diyorsunuz ya ne yaptıklarını pek anlayamadığım bir sorun oluştuğunda çözüm üretmeyen ler diye.Diyelimki müdür oldunuz.sınav yapacak öğretmenler fotokopi çekecekler fotokopi makinanızda kağıtta yok tonerde yok.hatta fotokopi makinanız da yok.Mem e gittiniz .ordan size bize yazın dediler.yazdınız 1 ay geçti cevap yok yada cevap geldi 4 ay sonra fotokopi makinası vereceklerini söylediler.zaten devlet toner vermez onu siz alırsınız ve fotokopi makinasının 3 ayda yılda bakımları vardır buda en az 300/400 tl den başlar.ama o sırada öğretmen ve öğrenciler hala sizi bekliyor.öbür okullar 2 yazılıyı bitirdiler siz hala bekliyorsunuz.bu nasıl aşılır.Bütün Türkiye de olduğu gibi veli toplantılarında karar alınır.Bir miktar belirlenir.onlar toplanarak bu sıkıntılar giderilir.bunu yapmayan okul yoktur.hun kodlu ziyaretci karne parası falan yoktur okullarda sadece okul aile birliğince öğrenci velileriyle birlikte alınan kararlar vardır.birde bu kararlara uymayan veliler.devlet parasız diyor zaten bulsun okul şeklinde okul nerden bulacak Allah aşkına.iLKÖĞRETİM OKULLARININHiçbirine nakdi yani para verilmez mem tarafından.şöyle bakın okullara mesala merkez 50 yıl gibi bir okulda bile okul aile birliği kararları gereği okula harcamalar için toplanacak miktarı vermeyenlere bile baksanız hep durumu iyi olanlar bu zihniyet meselesi.dışarıdan tutulan hizmetlilere bile aylık sigortasıyla birlikte 1 kişiye verilen miktar 1300 lirayı geçen okullarımızda toplanan paraların bir kuruşu bile okul için harçanırken bunlardan habersiz tuzu kuru olanlar(hun) bol bol konuşurlar ama çözüm üretmezler.
  • elif güneş23.06.2010 00:00:00

    toner parası vermediği için karnesi verilmeyen öğrenciler olayıyla ilgili herkes bir şeyler yazmış,çoğu da açık konuşmak gerekirse saçmalamış.velinin sigara içmesi iyi bir şey olmayabilir ancak konuyla bir alakası yoktur.insanlar çocuklarını devlet okuluna gönderdiğini sanıyorlar.zaten durumu elverse çok şükür(!)bir sürü özel okul var,oraya gönderir.ayrıca devletin okula yatırım yapmaması velinin sorunu olmamalı.okul müdürü ve diğer ne yaptıklarını pek de anlamadığım yardımcıları bir sorun oluştuğunda çözüm üretmeyecekse ya da üretemeyecekse ne diye koltuk işgal ederler?toner parası vermeyen çocuk neden bu şekilde cezalandırılıyor?ya da çocuk neden cezalandırılıyor?zaten halk olarak psikolojik açıdan pek de iyi olmadığımız bir dönemde bu çocuğun yaşadığı psikolojik travmadan kim sorumlu tutulacak,ya da tutulacak mı?çocuğu akranlarının önünde zengin-fakir diye ayırmak ne kadar demokratik?hele de bunları yapan eğitimcilerse(!)gerçekten üzülüyorum,sonra da diyorlar ki "Neden ülkemizde insanlar illegal yollara başvuruyor?" Al işte, eğitimden yoksun,hayatı boyunca aşağılanmış ve küçük düşürülmüş bir bireyden daha ne beklersiniz ki?
  • HAK VE EŞİTLİK PARTİSİ BOLU 23.06.2010 00:00:00

    sayın yaşar ibiş amcamızı bende takdir ediyor sevgilerimi sunuyorum.....tugay komutanımıza gelince ....sayın komutanım biz parti olarak siyasi kimliğimizden öte bir vatandaş bir bolu ve türkiye sevdalısı olarak ve genel başkanımızın da etkisiyle sizlere ziyarette bulunmak için randevu talep ettik ama ne yazıkki geri dönen olmadı ...sanıyorum ki ya unuttunuz yada siyasilere sıcak bakmıyorsunuz....ülkemizin gözbebeği 2. komando tugayına tekrar başsağlığı diliyorum ..bolu il sekreteri yüksel özdemir.......
  • bolulu23.06.2010 00:00:00

    BASIN NE YAPMALI? Başbakan Ne Yapmalı ve Asker Ne Yapmalı başlıklı yazılarımızı yazdık. Gelen eleştirileri dikkate alarak arsa eksikleri tamamladık. Üslup yanlışları varsa düzeltmeye çalıştık. Çünkü bu çağrılarımız birilerini suçlama, aşağılama, kurumlarla mücadele etme gayreti değil, tersine sorunlara samimi ve etkili çözümler bulma gayretidir. Şimdi diğer önemli bir ayağa geçiyoruz ve basın ne yapmalı sorusunu soruyoruz. Yine belki cevapları içinde gizli ya da cevapları hep birlikte vereceğiz. Yine üslubumuz herkesin sorgulayabilmesi için sorular şeklinde olacak. 1. Medya PKK ve terör sorunu hakkında kendini bir eğitimden geçirmeyi düşünüyor mu? Başta köşe yazarları olmak üzere kaç medya mensubu terör sorununu irdeledi, PKK nın tarihçesini gerçek anlamıyla biliyor ya da aşamaları hakkında bilgisi var? 2. PKK neden midir, sonuç mudur? Bunun cevabının net bir şekilde ortaya konması yine medyanın görevidir. Ne yazıkki uzunca zamandır kamuoyu işlene işlene sanki PKK sonuçmuş gibi ele alınmaya başladı. Tüm köşe yazarları ağızbirliği etmiş gibi PKK yı bir sonuç olarak göstermeye başladı. Sanki bir asırdır biz güneydoğu’da yaşayan insanlara zulmettik, açlık sefalet için de bıraktık, haklarını elinden aldık da PKK gibi bir örgüt ortaya çıkarak bu durumu düzeltmeye çalıştı. Hayır bu asla böyle değildir. Bu mesele daha önce de söylediğimiz gibi bir asırdır vardır. Ve bu bir vatan bölme faaliyetidir. Orada yaşayan ve memleketin diğer yerlerinde olduğu gibi imkansızlıklar içinde yaşayan bir kısım insanımız birileri tarafından istismar edildi. Yumuşak karnımız kaşındı ve PKK ortaya çıkarıldı. Açlıksa bu ülkenin bir avuç zengini hariç hepimiz açtık, işsizsek hepimiz işsizdik, özgür davranamıyorsak hepimiz aynıydık. 3. Medyada kullanılan üslup PKK nın istediği bir üsluptur. Onları yücelten bir davranış kalıbıdır. Bunu ne zaman alyacak ve vazgeçecek? Örneklendirelim: Özellikle Doğan Medya grubunun güneydoğu muhabirlerini iyi dinleyiniz. olayları anlatırken asla teröristler şurdan saldırdı, bunu yaptı demiyorlar. Hep PKK saldırdı cümlesini kullanıyorlar. Hatta bir çoğu PeKeKe demektedir ne yazıkki. Bilmeyenler için hatırlatalım: Örgüt mensupları PKK denmesinden hoşlanmıyorlar. Özellikle telaffuzda sonuna KaKa geldiği içindir herhalde::) PeKeKe denmesini istiyorlar. Ve bu muhabirlerin şivelerine dikkat edin lütfen. Ya da dün gazetelerdeki resmi hatırlayınız. Sayın Başbuğ ve Sayın Erdoğan çatışmanın olduğu sipere sığınmış halde resim çektirmişleer. Medya da kocaman kocaman basmış. Altında da başlık şu: toplantıdan kararlılık çıktı. Bu mudur kararlılık. Resimle yazı mesaj olarak birbirini destekliyor mu? Lütfen Atatürk ün Kocatepede resmini hatırlayınız. Çatışmanın sürdüğü cephede bile resimleri hep ayakta ve dimdiktir. 4. Cenaze haberlerini veren muhabirler magazin muhabirciliği üslubundan ne zaman vazgeçecek? Olayı anlatırken ve daha çok duygusal hava yaratmak gayretinde olanlar, işte çocuk şu yatakta yatıyordu. Okula şu yoldan giderdi, Annesine burada el sallamıştı gibi magazin haberi üslubunuzdan lütfen vazgeçin. Çok iğrençsiniz. Bunları dinlerken haberleri kapatmak zorunda kalıyorum. Artık medya eski kovboy filmlerinde bir düello olsada cenaze çıksa diye elleri koğuşturan mezarcı görüntüsüne bürünmüştür. 5. Bu sorunun Sevr’den beri devam eden bir sorun olduğunu ve adınınKürt meselesi falan olmasının bir anlamı olmadığını, yarın bu olmasa başka bir meselenin varmış gibi sunulacağını ne zaman anlayacaklar? Bu haritalar taaa 1912 de Willson tarafından yapılmış ve gün gün işlemektedir. Biliyor musunuz Amerika Lozan’ı kabul etmeyen tek ülkedir hala:) Yani TC ni daha tanımadı bile. Onlar için hala sevr geçerli. Resmen de. Evet vet yanlış duymadınız. Lozan’ı tanımamış tek ülkedir ABD. 6. Terörün esas amacı daha çok adam öldürmek değildir. Amacı ses getirmektir, toplum üzerinde yarattığı psikolojik durumdur. E eğer böyleyse bu durumda bazı gazetecilerin çıkıp gerekirse öcalan muhatap alınmalıdır lafı verdiğimiz şehitlerden daha ağır tahribat yapmamakta mıdır? En son sayın Nazlı Ilıcak gerekirse muhatap alınsın dedi. Yazıklar olsun. Apo muhatap alınmalı diyenler artık muhataplarını çok iyi belirlesinler o halde. Ölenimiz hiç değilşe şehit oldu diye gurur duyuyor, bağrımıza taş basıyor, onu cennete uğurluyoruz, Ya siz niyaziler sizi nereye yollayacağız? 7. Bugün sadece Taraf gazetesinde küçük bir haber olarak çıkan bir haber vardı. Malesef hiçbir gazete de yer almadı. BDP li belediye başkanları bir araya geldi ve onların tabiriyle yerel kakışma anlamına gelen bir başkaldırı kararı aldılar. Şu şu konularda merkeze bağlıyız ama şu konularda değiliz diye bildiri yayınladılar. Amerikan modeli yani. Yerel özerklik yani. Bir tane medya da çıt yok. Böyle bir kararın alınacağını ve bu işin o noktaya götürüleceğini yıllar önce bir Kürt iş adamı tanıdığımdan duymuştum. Adım adım oraya götürülecek denmişti. Anında manşetler atan, birilerinin canına ot tıkayan pek sevgili edyamız neden bunlardan bahsetmez, Birşeyler olmadan önce neden uyarmaz insanları, haber yapmaz, hesap sormaz? 8. Zaman zaman bu belediye başkanları zehir zemberek açıklamalar yapıyor. İnanılmaz hakaret ve suç sayılacak cümleler kuruyorlar. Basında gerekli yeri ve cevabı buluyor mu? Hayır! Peki mesela Bursa Ulu Cami imamı kalkıp kürsüden bu devlet böyle; bu, ülke şöyle dese ne olur? lütfen samimiyetle cevap verin. Sakın yanlış anlaşılmasın böyle denirse tasvip edeceğimden değil ha. Sadece bakış açısını farkedelim diye söylüyorum. Anında tüm gazetelerin manşetin de Küstah İmam başlığı atılır. Bir gün sonra ordu göreve çağrılır. İki gün sonra laiklik tehlikede, dördüncü gün ihtilal hazırlıkları vs. Hiç abartmadan yazıyorum. Çünkü bunlar yaşandı. 9. Medya ne zaman Kürt Türk kardeşliğini ayakta tutan, binlerce yıldır bir arada tutan konuların farkına varacak ve bunu işleyecek. Hemen örnek vermeliyim bu gün Akşam gazetesi harika bir manşet atmış ve bir yazarın kaleme aldığı şeyi gündeme getirmiş. Kürt kardeşimize seslenmiş. Tebrik ediyorum. Bu ülke insanını ayakta tutanın inanç birliği olduğunu ne zaman kabullenecek bu medya? Kürtlerin şu an büyük çoğunlukla PKK yı desteklemediğini ve desteklememesi gerektiğini ne zaman açık açık yazacak. Eğer öyle olsaydı Allah korusun, yani bütün kürtler PKK yı destekleseydi, sadece istanbulu bir günde bile kilitlemez miydi? PKK bunu çok iyi biliyor. Yalnızlaştığından emin. Bunun için gövde göstersi yapmaya çalışıyor. Medya bu gövdeyi devleştirmekten ne zaman vazgeçecek? Sorularımız şimdilik bu kadar. Lütfen herkes sorsun bu soruları kendine. Hiçbir samimiyetleri olmadan magazin haberi sunar gibi bize cenaze haberi verip hedef gösterenler, yapanları büyütüp, toplumda korku psikolojisi oluşturanla da kendilerine sorsun bunları. Yakında Kürtler Ne Yapmalı yazımızı da bilginize sunacağız. Ve pek yakında aykırı tedbirler paketimizi de beğeninize ve onayınıza sunacağız. Bu ülkeyi seviyoruz. Bu meselenin Türkün Varlık ve Beka davası olduğunu biliyoruz. Ya da Türkün ateşle imtihanı. Anadolu insanını çözemeyecekler. Bunu yapmaya çalışanlar hala Allah’ın da bir planı olduğunu farkedemiyorlar.
  • bolulu22.06.2010 00:00:00

    BAŞBAKAN NE YAPMALI Gazze’ye giden yardım gemilerine yapılan kanlı müdahalenin hemen arkasından Başbakan Ne Yapmalı başlıklı bir yazı yazmıştık. Akabinde bu yazının bir özetini Sayın Başbakana yakın olduğunu bildiğim milletvekillerine de cep telefonundan mesaj atmıştım. Şimdi yepyeni bir gündemle karşı karşıyayız. Daha doğrusu gündem eski de, artık aklın sınırlarını zorlamaya başlayan boyutu ile önümüze geldi. Terör eylemleri gün geçtikçe artıyor ve hergün vatan evlatları beşer-onar şehit oluyor. Üstelik akıl almaz şekillerde. Genel Kurmay yetkilileri çıkıp açıklama yapıyor, eylemler artacak diye, sonuna kadar üzerine gideceğiz diyor, ama öbür taraftan karakollarımıza saldırılar devam ediyor. Bunlardan bir kısmı daha önce de saldırıya uğrayan karakollarımız. Bunlardan biri Hatay da şehir merkezinde deniz kenarında bir üs. 250 kişilik grup saldırıyor ve askerin haberi bile olmuyor. Şehit askerin babası haberi veren subaya feryat ediyor: O daha hiçbir silah eğitimi almamıştı. onu nasıl oraya gönderdiniz diye. Başbakan çıkıp açıklama yapıyor: PKK yeni bir ihale almıştır diye. Ve çareyi terörist analarına seslenmekte buluyor. Diğer taraftan malum gazetelerimiz sadece ölen askerlerimizin acılarının üstünden siyaset yapıyor. Ve Türk milletinin vicdanına kül dökmeye çalışıyor, şehitlere neden bu kadar tepki göstermiyorsunuz diye. Önce tepkimi göstereyim, sonra Başbakana sesleneceğim: Biz askerlerimizi, mehmetlerimizi öncelikle başbakana mı teslim ettik, komutanlara mı? Daha ana kucağından yeni ayrılmış. silahı doğru dürüst tutmamış yavrularımızı ora da kim koruyacak? Henüz karakolunu korumaktan aciz bir ordu bu ülkeyi nasıl koruyacak? Bir Genel Kurmay yetkilisi PKK-İsrail ilişkisi sorulduğunda bunlar süpekülasyondur açıklamasını nasıl yapabiliyor? (Aşağıda PKK-İsrail ilişkisi ile ilgili yazıları okuyacaksınız. Hem Amerikalı bir gazetecenin Takvim gazetesinde çıkan röpörtajını hem de rahmetli Uğur Mumcu’nun öldürülmesine neden olan yazıları mutlaka okuyunuz.) Yıllardır bu mücadeleyi sürdüren ordumuz, tüm yetkiler elinde olmasına rağmen neden bir avuç çapulcuyla mücadele edememektedir? Siyasilerle PKK arasında nasıl bir ilişki vardır? Farklı partilere mensup ve pek çoğu göbeğinden ABD ve İsrail e bağlı milletvekilleri nasıl bu ülke yararına kararlar alabilecektir? Gazze’ye yardım götüren gemilerin, kime va kaça satıldığından tutunda, nere bandralı olduğuna kadar araştırıp yazanlar, orda ölenler şehit olamaz diye bağırıp haşa Allah lığa soyunanlar, neden PKK ile ABD-İsrail ilişkilerini yazamamaktadırlar? Neden İsrail normal bir ülkeymiş gibi davranmaktadırlar da, Filistin topraklarını sürekli işgal ederek büyüyen ve buna devam eden bir terörist devlet olduğunu yazamamaktadırlar? Ordunun üst düzey yetkilileri, pek değerli komutanlarımız; kanal kanal dolaşıp laiklik-cumhuriyet edebiyatı yapacaklarına, 3 aylık askerlerle birlikte karargahlarını neden o baskın yiyen karakollara kurmazlar? Türk milletinin ordusunun esas görevi ülkeyi dış tehditlere karşı korumak ve gerekli tedbirleri almakken neden işini gücünü bırakıp iç siyasetle uğraşmaktadırlar? Büyük komutan Atatürk, bu komutanlarımıza ya üniformalarınızı çıkarın ya da kışlanıza dönün dememiş midir? Tüm istihbarat birimleri, her olaydan sonra biz bunu rapor etmiş ve uyarmıştık diye bas bas bağırırken, neden birileri tedbir almamakta ısrar etmektedir? Üst düzey ordu mensuplarının bir kısmı siyasi hezeyanlarından dolayı ’’Bu iktidar gitsin de gerekirse her gün 100 asker ölsün’’ diye düşünmekte midir? Kaos ortamına özellikle göz mü yumulmaktadır? Güneydoğu da devam eden başta uyuşturucu ticareti olmak üzere büyük para akışına üst düzey bazı ordu mensupları ve bazı siyasiler ortak mıdır? Bir tane komutan camide görülse kıyamet kopacak ülkemizde bir sürü üst düzey ordu komutanı İsrail de Ağlama Duvarı önünde dua ederken basına yakalandığı halde neden ses çıkarılmamaktadır? Diğer yandan bir kısım basın organımız da (ki bunlar iktidar yanlısı gibi görünüp, birilerinden rövanş almaya soyunup, bilerek ya da bilmeyerek ülkeye zarar verenlerdir) artık Güneydoğu sa olan olayları sadece bir avuç demokrasi düşmanının ayak oyunları gibi göstermeye çalışmaktan vazgeçmelidir. Elbette kaostan beslenenler bunu da kendi lehlerine kullanacaklardır. Ama bu mesele esasında Cumhuriyetin kuruluşundan beri devam eden bir vatan bölme faaliyetidir. Ve arkasında da ABD-İsrail-İngiltere vardır. Yaşadıkları Amerika yı ve onun eli kanlı piçi İsraili kızdırmayacaklar diye ve de bu memlekette inançlı insanlarla her defasında alay etmiş üç beş kendini bilmezden intikam alacağız diye de kurumlarımızı ve ordaki mücadeleyi küçümsemeye kalkmasınlar. İnsaf etsinlar, Allah’tan korksunlar. Yargı darbesi yapanlar, ülkenin selameti için gerekirse anayasayı hiçe sayıp kendilerine görev çıkaranlar, ve ellerinden gelse memlekette yüzlerce kişiyi sallandıracaklarını açıkça ifade edenler, neden yeni bir görev çıkarıp kendilerine, PKK nın kanlı lideri Abdullah Öcalan’ı yeniden yargılayıp asmıyorlar? Koskoca Türk Ordusu 900 askeriyle sınır ötesine harekat düzenleyip, ağır silahlarla heryeri bombardıman ederek sadece 4 tane terörist cesediyle mi dönebilmektedir? Bazılarının iki de bir gündeme getirdiği ’Bu hükümet askerde moral bırakmamıştır, bir kısmı içerdedir, bir kısmı töhmet altında bırakılmıştır’ komedisinden neden vazgeçilmemektedir? Akşam karıyla kavga edip morali bozulan komutan sabah askerinin ölmesine göz mü yummaktadır? Bir kaç beyefendinin morali bozuldu diye bizim civan gibi gençlerimiz şehit mi olacaktır? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Kaldıki bu ülkenin başkomutanı bellidir. Meclis adına başkomutan Cumhurbaşkanıdır. Bu ve buna benzer daha yüzlerce soru sıralayabiliriz. Şimdi herkesten ricam bu soruları sakin kafayla herkes kendi kendine sorsun ve cevabını düşünsün. Bildiğini sandığı cevabı yazmadan önce de bu soruların cevabını en azından internette araştırsın. Gelelim Sayın Başbakan’a... Bizce sayın Başbakan eğer samimi ise (öyle olduğunu umuyoruz) derhal şunları yapmalıdır: 1. Terör sorunu çözülene kadar BAKANLAR KURULUnu Diyarbakır’a ya da bir başka Güney Doğu iline taşımalı ve ordan dönmemelidir. Açılımını da kapalımını da ordan yapmalıdır. 2. PKK nın aldığı ihale her ne ise derhal açıklamalı, delillerini ortaya koymalı, halkı bilgilendirmeli ve uluslararası tedbirler konusunda ön bilgiler vermelidir. 3. Karakollarını koruyamayan, tüm istihbari bilgilere rağmen tedbirlerini almayan komutanları ve eğer ihmali varsa başta Genel Kurmay Başkanını istifaya çağırmalıdır. Ya da görevden alınması için gerekli işlemlere başlanmalıdır. Sıradan bir futbol takımı bile üst üste 3 maçta yenildi mi teknik direktörünü değiştirirken bu değiklik neden gündeme alınmıyor? 4. En azından iç güvenlikten sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığının statüsünde değişiklikler yaparak, terör sorunu bitirilinceye kadar direkt kendine bağlayıp bu işle görevlendirmelidir. Sorunlu bölgelerde sadece profesyonel asker bulundurulmalıdır. 5. Eğer istifa edecek ya da görevden alınacak kişilerin yerine gelebilecek %100 güvenilir birileri yoksa; derhal eski özel kuvvetler yeniden örgütlendirilmelidir. Emniyete mensup, terörle mücadele için özel eğitilmiş ve daha önce etkili olmuş, şimdi ise futbol maçlarında güvenliği sağlayan bu ekip derhal organize edilmeilidir. Ve bu iç güvenlik sorunu olarak emniyet aracılığıyla halledilmelidir. Zira Türk emniyetinde işini gücünü bırakıp yok laiklik yok cumhuriyetcilik gibi içi boşaltılmış ve insanımızı ayrıştırmak için istismar edilen kavramlarla uğraşan kişiler yoktur. 6. Tüm bu mücadele sürdürülürken de kabine orada bu kargaşadan esas zararı gören güneydoğu halkının ve askerimizin de yanında olmalıdır. Özel Harekata tam yetki verip, her türlü imkanla alanda konuşlandırılmalıdır. 7. Bunların hiçbirini yapmıyorsa sayın Cumhurbaşkanını başkomutanlık görevini ifa etmeye davet etmelidir. 8. Bundan sonra bir askerimizin kılına zarar gelse hesabının sorulacağını açıkça beyan etmeli ve bir vukuat olduğunda karşılığı derhal verilmelidir. 9. PKK-İsrail ilişkileri belgeleriyle açığa çıkarılmalı, Barzani de İsrail yönetimi de derhal uyarılarak, bu faaliyetlere devam edilmesinin savaş sebebi sayılacağı açıkça ifade edilmelidir. 10. Güneydoğu da yüzlerce yıldır sınır koruyucumuz olmuş başta zazalar olmak üzere (Kaldıki Harzemşahların son kalıntılarıdır) vatanperver Kürt önderleri, aşiret liderleri, sivil toplum kuruluşu liderleri ve bölgede etkili din alimleri bir araya getirilmeli ve Kürt halkının gerçek karakteri ortaya çıkarilmali, ülkenin tüm insanıyla kucaklaştırılmalıdır. 11. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, Yüce Önder Atatürk’ün gelişme ve ilerleme anlayışını basit dış görünüş ve kıyafet kalıbına sokmaya çalışan, onun düşüncelerini istismar ederek köyden şehire inen vatandaşın şalvarını dipçikle yırttıran. köyden inen yaşlı anamızın yaşmağını başından alan, yıllarca onlara eziyet eden, başta Dersim de olmak üzere alevi vatandaşlarımıza her zaman zulmeden, onları baskı altına alarak siyaseten istismar eden ve zorla oylarını alan siyasi zihniyet her türlü belgeyle ifşa edilmelidir. Ve bu siyasi iradenin bugünkü temsilcileri halktan özür dilemeye davet edilmelidir.. 12. İran ile anlaşarak derhal PKK kamplarına karşı tedbirler gerekçesiyle iRAN IRAK sınırına Kandil’e yakın bölgeye büyük bir askeri üs yapılmalıdır. Bu aynı zamanda o bölgeyle ilgili hazırlanan oyunları bozacak çok etkili bir hareket olacaktır. Ayrıca yine Suriye ile anlaşıp Golan Tepelerine yakın bir yere büyük bir askeri üs yapmalıdır. Ve yine nitelikli bir askeri üssü KKTC ye yapılandırmalıdır. İşte bu davranış hem bölge güvenliğe katkıdır, hem iç güvenliğimizi dağlama da önemli bir adımdır, hem de gelecek yapılandırma çabasında Türkiye yi devleştirecek önemli bir adımdır. Bütün bunları gönül rahatlığıyla söyleyebiliyoruz. Çünkü biz herhangi bir siyasi partinin gözü kapalı savunucuları değiliz. Çünkü biz, Allah’ın varlığı ve birliği dışında herşeyi sorgularız, inancımız da bunu gerektirir. Taklidi imanı değil, tahkiki imanı salık verir. Bunları rahatça söyleyebiliyoruz çünkü, bizim hiçbir siyasi partiden, iktidardan, medya patronundan bir rant beklentimiz yok. Çünkü biz, gücümüzü doğru bildiklerimize olan inancımızdan, inandığımız gibi yaşamamızdan alıyoruz. Çünkü biz, ne birilerinin sulandırarak ifade ettiği biatçı kültürün mensubuyuz, ne de en basit ilmi gerçekleri bile sorgulama gereği duyan beyni sulanmış devrimci zihniyete mensubuz. Başbakana da, muhalefete de, iktidarın siyasi düşmanlarına da, farkında olmadan bu ülkeye zarar verenlere de, Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanlarına da, Dünyanın en güçlülülerine de, Müslümanın en amansız düşmanlarına da, Türkün ebedi düşmanlarına da ve dünyanın karunlarına da, firavunlarına da aynı kararlılıkla söylüyoruz. Çünkü biz, bu ülkeyi seviyoruz. Düşüncelerini onaylasak da, onaylamasak da bu ülkenin insanını seviyoruz. Türk gibi düşünüyor, Müslümanca yaşıyoruz. İnsani erdemlerimizi de onurumuzu da kaybetmedik. Bu ülkenin hiç bir evladı da kaybetmemiştir. Basit siyasi kavgalarınızı terkediniz. Ülkenin geleceğine sahip çıkınız. Gazze de yüreğimiz sızlarken, Doğu Türkistan’da, Kerkük te, Karabağ’da da yüreğimiz yanmaktadır. Bu gibi basit fitneler yüzünden Özbek-Kırgız birbirini vurmaktadır. Bu yüzyılın Türkün asrı olmasını istiyorsak, dünyaya adaletin hakim olmasını istiyorsak, yeryüzünde zulümden eser kalmamasını ve dinin de yalnızca Allah’ın dini olmasını istiyorsak; insani ve İslami erdemlerimize sahip çıkmalıyız. Türk’ün varlık ve beka davası ile karşı karşıyayız. Bütün bunları kim yapacak diye düşünmeyiniz. Yeise de kapılmayınız. Kim var dendiğinde etrafına bakmadan ben varım diyebilecek gücü kendinizde bulunuz. O birisi sensin. Kimse kurtarıcı aramasın. Falanca lider filanca adam seni kurtaracak değil. Yeni bir Fatih, yeni bir Osmangazi, yeni bir Alparslan, yeni bir Atatürk bekleme. O birisi sensin. Yüreklerimizdekini temiz tuttuğumuz müddetçe elbet plan kurucuların en büyüğü de tüm bunları hayra çevirecektir. Ülkene ve geleceğine sahip çık. Sessiz kalma. Ama bilmeden. emin olmadan ve şeytani siyasete kul köle olarak da avaz avaz bağırma. Ve ülke için kim bir adım atıyorsa onun arkasında ol. Doğruyu alkışla. Yanlışın karşısında susma. Zira haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
  • hun22.06.2010 00:00:00

    bir öğrenci velisi’ne hocam sigaraya bile paar veren veli öğrencisine gelince vermez demişsin. herkesi nerden biliyorsun? senin tuzun kuru olabilir. Biliyor musun ki ne zorluklarla çocugunu okutmaya çalışan kişiler var. Çocugunun cebine harclık koyamayan aileler var. Kim ister ki çocuğu diğer arkadaşlarının yanında küçük düşsün. ama böyle sığ düşünmek kimseye fayda getirmez. karne parası ne hocam? kitapları ücretsiz veren devlet karnelere mi para yetiştiremiyor? karne parası, diploma parası, o parası bu parası.
  • mustafa şengüleç22.06.2010 00:00:00

    hüseyin aykan bey kardeşim sizi kutluyor yazılarınıda zevkle okuyorum bunları ancak yürekli insan yazabilir o yürekte sende var diyor. tebrik ediyorum
  • HASAN ÖZERK21.06.2010 00:00:00

    SEVGİLİ VURAL KADIOĞLU, HAKLISIN OKULLARDA TEMİZLİK ŞARTTA, BİR ÖĞRENCİNİN 10-11 YAŞINDAKİ TAZE DALLARIN KARNESİNİ ALMAYA GİTTİĞİ GÜN 5TL CEBİNDE OLMADIĞI İÇİN KARNESİ VERİLMİYORSA,AĞALAYARK EVİNE GİDEN O ÖĞRENCİNİN PSİKOLOJİSİNİ DÜZELTMEK İÇİN 5BİN TL VERSEN KAR ETMEZ, SENİDE ARAŞTIRDIM KADROLU İNTERNETTE SİTELERE SÜREKLİ NEGATİF YORUMLAR YAPAN BİR ARKADAŞSIN! ÇOCUĞUN VARSA AYNI DURUMA DÜŞERSE NE DEMEK İSTENDİĞİNİ ANLARSIN!
  • BELEDİYE BIKITTI ARTIK...21.06.2010 00:00:00

    Bugün BELEDİYE’den zarf geldi açtım baktım ödeme emri, gelenler aynen Çevre Temzilik Vergisi Vergi Ziyaı Cezası Bina Vergisi Gecikme Faizi Kültür Var. Katkı Payı Gecikme Faizi Bina Vergisi Kültür Var.Katkı Payı Çevre Temizlik Vergisi Toplam 200 tl YETER BELEDİYE YETER................. YETER ALAADDİN YETER....... MİLLETİ CANINDAN BEZDİRDİNİZ....
  • Kadir Yılmaz21.06.2010 00:00:00

    akp il başkanı 11 şehit için Kardelen meydanında terörü protesto eden bir mitig tertiplesin iktidar partisine bu yakışır millette orada birlik beraberliği göstersin ama yapamaz çünkü milli bir mesele bu
  • bir öğrenci velisi21.06.2010 00:00:00

    Koç ilköğretim okulunda toner parası vermediği için karne alamadığını iddaa eden velinin dikkatine:Bolu Merkez de hangi okula gidersen git Devletin okula nakdi yardım yapamadığı için velilerden bu paralar alınır.Almayan okul yoktur.Ama sigaraya bile enaz 5 tl veren veliler sıra çocuk yada okul olunca bağırırlar.
  • vural kadıoğlu 21.06.2010 00:00:00

    hasan bey beni araştırmışsınız ama sadece siyasi konuda muhtemelen sizinle zıt görüşteyiz sizin liderinizin yaptığı açılım dün 11 tane şehit evladımızı toprağa verdi unutmayın eğitim önce aileden başlar aile çocuğa ne öğretirse aynısını alır 5 tl için çocuğunu ağlatan veli nasıl olur bende 4 çocuk babasıyım ve koç İ Ö VELİSİYİM benim çocuklarım eve yüzü ak geldi
  • Semih Pehlivanoğlu20.06.2010 00:00:00

    Kürt açılımı dediler. Kürtleri azdırdılar. Şehit anaları ağlamayacak dediler, Memleketin anasını ağlattılar. Gençlerimiz ölmesin dediler şehit sayımız dört kat fazlalaştı. Hala bu açılım safsatsının sözde destekçileri durumu görmezden gelmeye devam ediyor.
  • Kadir Türkseven20.06.2010 00:00:00

    İzzet baysal Mahlelesinde başlayan doğal gaz kazılarının bir plan dahilinde yapılmayışı iki günde mahalle skinlerini canından bezdirdi. O kadar gelişi güzel kazı yapılıyor ki sokaklarda araçlar mahsur kalıyor. Müteahidin kafasına göre her yeri kazması hiç normal değil. Belediye Zabıtasının bu konuya bir el atması lazım. Sayılarımızla.
Mesaj yazın !
Sağdaki kodu buraya yazın!  Gerekli

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

Tasarım ve Programlama: Piskevit