• resmi ilanlar

Mesaj Defteri

Mesaj yaz
  • Erol Kaynakcı17.01.2010 00:00:00

    Emekçiler bugün işçi düşmanı AKP’ye tepkilerini dile getirdiler. Yüzbinler toplumun sesi oldular. İktidarın yanlış uygulamalarına tepkilerini dile getirdiler. Direne direne kazanacaklarının sinyalini verdiler. Topluma örnek oldular. Hepsine selam olsun.
  • Baran Yücesoy15.01.2010 00:00:00

    BELEDİYE FEN İŞLERİ KUMPAS EKİBİ GÖREVDE! Tutuklanmalarından, sinkaflı küfürlerinden, oturma, yatma ve kalkma (!) eylemlerinden dolayı bir süredir kontrollerindeki belediyelerde yürütülen mutad ?tokatlama? faaliyetlerinden fazlaca haber alamadığım DTP?liler, pardon, BDP?lilerle ilgili olarak güzel haberler gelmeye başladı, benim de keyfim yerine gelmeye başladı. Bayağı bir zamandır bunalıma girmiş ve ?Allah Allah, yahu bunlar tutuklanırlar, küfürlerine devam ederler, hattı zatında, sözüm ona arkadaşlarına destek veriyormuş ayağına oturma, yatma ve kalkma eylemleri (!) de yaparlar ama, belediyelerdeki asli görevleri olan tokatlama faaliyetlerine hayatta ara vermezler, yoksa hidayete erdiler de tövbekar olup bu işleri bıraktılar mı?? diyordum ki, mail box?ıma gelen taze bir haberle bir anda kendime geldim ve ?oh be dünya varmış, bunlar beni gene yanıltmadılar Allah razı olsun? dedim kendi kendime. Efendim, bu seferki yolsuzluk konumuz küçük çaplı sayılır. Ama, içerisinde TV dizilerini aratmayacak şekilde; hırs, katakulli, döneklik, aldatma v.b. bilimum insani duyguları barındırması hasebiyle ilginç bir hikaye sayılabilir. Şöyle ki; DTP çizgisinin içerisinde yetişen 100 Ünlü Kürt Büyüğü?nden biri olan Osman Baydemir?in veliahtı olarak gösterilen ve her ne kadar onun kadar iş bitirici özellikleri olmasa da zaman içerisinde bu yönünü geliştireceği yönünde iyi sinyaller veren ve fakat, tam oldu oluyor derken, diğer KCK?lılarla birlikte tutuklanan Aydın Budak, meğerse, tutuklanmadan evvel partisi için çok büyük hizmetlerde (!) bulunmuş. Ne yapmış derseniz, özetleyeyim. Aydın Budak belediye başkanıyken DTP Cizre İlçe Teşkilatı kullansın diye satın alınan bina için bayağı bir sponsor (!) arama faaliyeti içerisine girmiş. İlk olarak esnaftan; ?yok dükkanın önüne bunu koydun, ver 100 lira ceza, yok tabelan eğriydi, ver 250 lira ceza (!)? gibi yöntemlerle tırstırıp, ?hadi bu seferlik affedelim seni de, at bir 50 lilik? diye diye bayağı bir para toplamış. Bu da yetmemiş, gariban belediye çalışanlarının maaşlarının % 10?una tekabül eden kısmına ?sözleşmelerinizi uzatmam ha (!)? tehdidiyle el koymuş. Bakmış bu paralar ancak alınacak binaya yetiyor, kendine bir şey kalmıyor, parti içerisindeki kargaşadan yararlanıp, gene bir düzenbazlık yaparak, DTP?ye ait olan bir arsayı iyi bir paraya okutmuş. Bütün bunlar olup biterken bir köşede bunları izleyen ve ?of, of? çekip, ?ben de büyüyünce belediye başkanı olsam da Ayın Budak gibi paraları cebe indirebilsem? diye iç geçiren ve Aydın Budak?ın tutuklanmasının ardından ?belki belediye başkanı ben olurum? diye heveslenen Ahmet Dalmış, hayalleri gerçekleşmeyip de Mehmet Saçi belediye başkanlığı koltuğuna oturunca, seçilememenin verdiği eziklikle, Mehmet Saçi?den intikam almak için Aydın Budak?ın zorla para topladığı esnafı belediyeye karşı örgütleyip paralarını geri almalarını salık vermiş. Tabii hal böyle olunca ve tokatlanan paraların toplamı 250.000 lira gibi bir meblağ tutunca da, Mehmet Saçi zor durumlara düşmüş. Araştırma yapınca bu paranın tümünün Aydın Budak?ın cebinde olduğunu öğrenmiş ama iş işten geçmiş haliyle. Uyanık biri olduğundan Aydın Budak?ın tutuklanmadan önce paraları nasıl sağlama alırım sorusuna cevap bulmak amacıyla; belediye tokatçılığının bir numaralı ismi, belediyeciliğin altın oğlanı, Türk askerine sıkılan kurşunların bir numaralı siperi (!), 100 Ünlü Kürt Büyüğü listesinin 2 nolu ismi (1. bildiğiniz üzere Ahmet Türk, onu geçecek bir Kürt henüz yok?) Osman Baydemir?le görüştüğü ve bu işlerin 1 numarası olan adı geçenden taktik aldığı, konuşuluyormuş. İşte böyle sevgili okurlar? Sizlere BDP gerçeği? Bu gerçek hiçbir zaman değişmeyecek, düzen böyle kurulmuş böyle gidecek?Birilerinin sırtından birileri köşeyi dönecek. Birileri sanki yokun yoksuluymuş gibi; ?Yok ona kiralık ev kimse vermek istemiyormuş, yok mağdur olmuş?? acındırmasıyla yolunu bulup, hayatını beleş geçirecek. O ?Birilerinin sırtı? da hep ?Kürtlerin sırtı? olmaya devam edecek? Baran Yücesoy yucesoybaran@gmail.com
  • Davut15.01.2010 00:00:00

    Demokrasi güzel.... Artıları/eksileriyle de olsa... Yaşar Aksan Hocamızın demokratik mücadeleye karar vermesine sevindik.. Siyasi angajesine de saygı duyuyor, Anadolu Kartalı’na bol şans diliyoruz... Bana göre biraz zor ama... Bakalım, Hocamızın kartalı seçimde yüksek uçacak mı?.. Bu arada... Kendisini milletvekili adayı olarak görmek istediğimizi de belirtelim...
  • Oktay Kaya15.01.2010 00:00:00

    Kamuran hanım, Ninenin günlüğü-10 başlıklı yazınız çok güzel olmuş, sizi tebrik ederim. Yazınızı okurken hem güldüm hemde çok duygulandım.Yaşadığımız gerçeklerin Bolu şivesiyle yazılması da ayrı bir güzellik katmış. Hükümet yetkilileri tarafından da yazınız okunarak ders alınır umarım.Size başarılar diliyorum.
  • ali bozdogan14.01.2010 00:00:00

    DIRENCIN KIRILDIGI AN Terör örgütü propagandasi yaptiklari gerekçesiyle tutuklanan örgüt üyelerine destek vermek amaciyla çesitli illerden gelen, ancak Edirne?ye girislerine izin verilmeyen örgüt yandaslari umduklarini bulamadan eylem alanini (hezimet içinde!) terk ettiler. Çocuklarinin terör organizasyonlarinin masasi olmasini istemeyen bazi anne ve babalar evlatlarini almak için protesto alanina kadar geldiler. Örgüt provokatörleriyle tartistilar, yapilanin yanlis oldugunu, çocuklarinin örgüt çikarlari için alet edildiklerini söyleyerek, örgüt yöneticilerini kamuoyu önünde mahkûm ettiler. Protesto gösterilerinin devami süresince birçok arbede yasandi. Halk her seferinde protestocularin sehirlerine girmesine izin vermedi. Medya da, protestoculara halkin karsi koyma eylemlerine genis yer ayirdi ve örgütün amaçsizligini gözler önüne seren görüntülere yer verdi. Örgüt yöneticilerinin ise bu durum karsisindaki gergin ve sinirli halleri gözlerden kaçmadi. Halktan sempati bulacaklarini umanlar beklediklerini alamadilar. Bu durum ise onlari daha da hirçinlastirdi (Avukat Ebru Timtik?in tavirlari gibi). Edirne halki, aileler ve esnaf bir bütün olarak protestoculara karsi direndi. Karsilikli sloganlar atildi. Hakli çikan Edirne halki oldu. Basarisizlikla sonuçlanan bu eylemin ardindan, destekçi kitlesinin olay yerini terk etmesi ve onca zahmetten sonra umulanin gerçeklesmemesi, örgütün gelecegine iliskin bir karine olusturmasi açisindan önem tasiyor. Ayrica göstericilerin kamuoyuna, PKK?li gibi lanse edilmeleri de yapilan eylemin basarisizliginda büyük rol oynadi. Bu güne kadar DHKP/C, KONGRA-GEL(PKK)?in gölgesinde ve onun yaptiklarini taklit ederek mevcudiyetini koruyabildi. Ancak yasananlar bu politikanin yanlisligini gösterdi. Ayrica son günlerde kamuoyu nezdinde giderek itibar kaybeden PKK?nin da, kendi adinin bitmekte olan bir sol olusum tarafindan kullanmasina pek hos görü gösterdigi söylenemez(!). Nitekim Istanbul 1 Mayis Mahallesi?nde yasananlar ortada? Istanbul?da ve Edirne?deki basarisizliklar, DHKP/C?nin fikir üretemeyen, benligini kaybeden bir duruma düstügünü göstermesi açisindan önemli görünüyor. Ali Bozdogan
  • HÜLYA14.01.2010 00:00:00

    DEĞERLİ ÖĞRETMENİM ÇOK DOĞRU SÖYLÜYORSUNUZ. BEN SİZİN ÖĞRENCİNİZ OLARAK BEN BUNLARI SAVUNDUĞUNUZU HEP BİLİRİM . ŞİMDİDE YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM ÖĞRENCİLİĞİM HALA BİTMEDİ.BENCE HER KARANLIĞIN ARKASINDA AYDINLIK VARDIR.YADA SU BULANMAYINCA DURULANMAZ MİSALİ BU MİLLET ÇOK BÜYÜK ARBEDELER YAŞAYACAKKİ GÖZÜ AÇILSIN. BENCE BU OLMALI YANİ HERŞEY DAHA DA KÖTÜYE GİTMELİ Kİ UYANABİLSİNLER.BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN MİSALİ KENDİ BAŞIMIZA GELMEYİNCE,BİZ ŞEHİT ANNELERİNİ ANLAYAMAYIZ.BUNLARA GEREKMİ VAR YOKSA. HER EVDEN ŞEHİT Mİ GİTMELİ. VATAN MI BÖLÜNMELİ . NEDİR BU KADAR KÖR EDEN İNSANLARI . BUNLARIN KOMPLO OLDUĞU TÜRKİYE ÜZERİNDE OYNANAN OYUN OLDUĞU O KADAR BELLİ İKEN BİR PAKET MAKARNA İÇİN OY VEREN BU MİLLETİN KARNI BU KADARMI AÇ BİLEMİYORUM .BELKİ AÇTIR AMA BU VATAN HİÇ BİR ŞEYE SATILMAZ. NEDEN BİZ MİLLET OLARAK BU KADAR NANKÖRÜZ. BAYRAĞI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR TOPRAK UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR ...
  • ahmet arif14.01.2010 00:00:00

    Esnaf kefalet kooperatifine bakanlık müfettişleri inceleme yapmak için gelmişler. Problemi olan esnaflar gdip görüşebilir bence.
  • yiğit emir şen14.01.2010 00:00:00

    Biliyorsunuz..Kredi ve Yurtlar Kurumu?nun Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) kampüsünde ögrencilere at ve eşek eti yedirilmişti.Buna tepki olarak da duyarlı ögrencilerin bir kısmı eylem yaptı.Sevgili yurt müdürü de bu ögrencileri ?yurttan süresiz çıkarma cezası? ile cezalandırılmaları gerektiğini öngördü, ayrıca bu 18 ögrencinin bursu da kesilmiş oluyor.Bu 18 öğrencinin suçu ne idi? Yurt müdürüne göre bu haksızlığa kayıtsız kalmamak ve tepkilerini eylem yaparak göstermek.Bence alkışlanacak bir davranıştı gençlerin bu yaptıkları... Ama müdürümüz onları yurttan cıkartarak buldu çözümü.Malesef birileri düşünmeyen, sorgulamayan ve tepkisiz sürüler olmamızı istiyor. Ama unuttukları birşey var; Gerektiğinde haksızlığa karşı duruşu olan gençler hep olmuştur ve olacaktır...
  • ferda biçel14.01.2010 00:00:00

    Aman AKP`ye Zarar Gelmesin, İNCİNMESİN. Polis tarafından şiddete maruz kalan ve eşi haksız biçimde hücreye atılan Nuray Canan Bezirgan zulme duyarsız kalanlara isyan etti ve şunları söyledi: Başınıza bir hal geldi, haksız muameleye uğradınız diyelim. Son on yılın modası şu ?aman anlatma AKP?ye zarar gelmesin?. Önceleri ?Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır? hadis-i şerifi ile nerede bir hak ihlali varsa üzerine gidilir, zulme maruz kalanın kimliğine bakılmaksızın yanında saf tutulur ve zulmedenin de kim olduğuna bakılmaksızın karşı durulur, tek yürek olunurdu. Ama artık öyle değil, olamıyor.Birden fazla neden var: Ergenekon tezgâhlarının gün yüzüne çıkmasından tutunda, medya gücünün hangi zamanda, hangi olayı, hangi amaca hizmet için kullanabileceğine kadar. Ancak bu farkındalıklar toplumda bir vurdumduymazlığı ve paranoyayı da beraberinde getirdi. Artık hiç bir olaya objektif yaklaşamaz, her şeyin ardında bir tezgâh, bir dolap arar olduk. Evet, Türkiye 80 yıldır hassas bir dönemden geçmekte. Darbecilerin egemen olma hırsları zaman zaman ayyuka çıkıp akla hayale gelmeyecek kumpaslar kurabilmektedir. Gerçekten dikkatli olunmalı, tedbir elden bırakılmamalı lakin bu, mağduriyetlerin örtbas edilmesi anlamına da gelmemeli. Bakın şimdi bu memlekette neler oluyor neler? Ve sorumlular çirkinliklerin örtbas edilmesinde muhafazakâr kesim üzerinde şu argümanı kullanıyor ?ülkemiz hassas bir dönemden geçiyor, aman anlatma AKP?ye zarar gelmesin?. Üç maymunu oynayalım, görmezlikten duyamazlıktan gelelim ve susalım hep birlikte. Haftalardır astım hastası on yaşındaki Salah?ın diğer üç kardeşi ve annesiyle beraber sigara dumanı altında hırsızlık, uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş gibi adi suçluların da tutulduğu Yabancılar Şubesindeki koğuştan kurtulması için çırpınıp duruyoruz. Bu aile ki; Rusya ile işbirliği yapan diğer memleketlerde de barınmaları mümkün olamamış ve gelmişler Türkiye?ye. Sonrası malum, evlerine bir baskın düzenlenip apar topar gözaltına alınmışlar ailecek. Sebebini kendileri de bilmiyor, vizelerinin bitmesine iki hafta kala uzatmak için gerekli başvurularını da yapmışlar oysa. Sorun ne peki? Rusya ile ilişkileri sıcak tutma hatırına Çeçenlere, özellikle mücadelede yer alanlara karşı takınılmış siyasi bir tavır söz konusu maalesef. Ailenin ve özellikle Salah?ın durumuyla ilgilenmek bize bir bedel ödetmiş olsa da birden fazla gerçeğin ortaya çıkmasına da sebep olmuştur. Bu çarpık sistemde, sistemin hizmetkârı memurların nasıl bir mantıkla yetiştirildiğini ve geçen onca yıla rağmen değişmeden kalabildiklerini göstermiş oldu bize. Amirinden memuruna, astığım astık kestiğim kestik bir mantığın ne denli barbarlaşabileceğine, saldırganlıkta sınır tanımadığına ve it iti ısırmaz mantığıyla davrandıklarına şahit olduk. 40 gündür astım hastası bir çocuk ve tüm ailesi gözaltında tutulacak. Derneğinize başvuru yapılacak ve çocuğun hastaneye götürülmesi için girişimlerde bulunacaksınız, yetkili polisler de size, örtünüze saldırılıp darp edilecekler, şikâyetçi olmak istediğinizde de ?AKP zarar görür, siz zararlı çıkarsınız? şantajı yapılacak. Neden? Bunu bana AKP?liler mi yaptı ki AKP bu barbarlığa sahip çıkacak? Bakın şimdi neler oluyor? Bu çirkinlik, bu vahşilik, bu iğrenç saldırı İslami basın kurumları tarafından yok sayılmak isteniyor. Aynı olay başka bir iktidar döneminde yaşanmış olsaydı yer yerinden oynardı. Filistinli bir annenin dört çocuğuyla İsrail?de bir hapishanede tutulduğunu düşünelim; onlara yardım etmek isteyen bir aktivistin de darp edildiğini, saatlerce işkenceye tabii tutulduğunu düşünelim. Tepkiniz ne olurdu? Ya iktidardan nemalanan medyanın tavrı ne olurdu bir düşünün. Aynı olay Türkiye?de olunca kimsenin çıtı çıkmıyor. Yukarılardan emir gelmiş bu olay kapatılsın diye. Bu olayı kapatalım hadi diğerlerini ne yapacaksınız? Mızrak çuvala sığmayacak, karakollardaki işkence, zulüm ve vahşetin pis kokuları her yana yayılmışken deve kuşunu oynamak yerine olayın üzerine gidip suçluları cezalandırmak gerekmez mi? AKP?ye zarar gelmesin paranoyası bu ülkeye zarardan başka ne getirir? AKP hükümet, ben ise halkım. Önce beni düşünmeli, korumalı, kollamalı, adaletle davranmalı. Aksi takdirde ne farkı kaldı diğerlerinden. En tepedeki bürokratlardan tutunda memuruna, amirine, gazetecisine, sokakta yürüyen vatandaşa kadar ?aman dikkat ülkemiz hassas bir dönemden geçiyor? tekerlemesiyle beraber zalimlere karşı durmak bir yana dalkavukluk yapmanız beklenir oldu Onu da yapamam derseniz; o zaman en kötüsü üç maymunu oynayın, susun, sessiz olun. Neden sesimiz kısılmak isteniyor, başka işiniz yok mu deniliyor?
  • Sami AKYEL14.01.2010 00:00:00

    Bolu’nun Pamukkalesi ’’AKKYALAR’’ için, İsterdimki Burası iç turizime kazanılsın,amma velakin sanki kaderine terk edilmişçesine garip garip işletileceği günü bekliyor. Yetkililerden şunu bekliyorum, buranın biran önce turizim hizmetine açılması için, gayret göstermelerini,Burası keşfedilmeyi bekliyen Bolu’nun en nadide yerlerinden biridir, ve Bolu merkeze ulaşımı en yakın mekandır.Şunu düşünebiliyorumki; İyi bir Doğal çevre düzenlemesi ile, Doğaya uyumlu yapısıyla yaz - kış işletilebilecek Cafe & Cafeteria,Restaurant,Halka açık piknik alanı ve açık ve Kapalı yüzme havuzu.Halkın Huzur içinde,gönlünce oturup yemeğini yiyip çayını içip çoçuğunu değişik yerde, bol Oksijenli havada eğlendirip dinlenebileceği bir mekandan kim mahrum kalmak isterki ? Bu tesiste Müşteriler Rahat ve Huzurlu İşletmeci Mutlu olacağını çok iyi düşünebiliyorum. Ben Sami AKYEL’de Bolu ÇEPNİ KÖYÜ’den olup İstanbul’da yaşamaktayım.Köyümü ve Köylü’lerimi çok seviyorum.Bunun için Köyümüz adına bir web sitesi yaptım.AKKAYALAR’ıda içine alacak şekilde.Dileyenler ziyaret edebilirler buyrun. www.bolucepnikoyu.com siteyi beyeğeneceğinizi umuyorum. 15.Ocak.2010 Saygılarımla İstanbul’dan Sami AKYEL
  • Semih 13.01.2010 00:00:00

    Davut diye yazan arkadaş neyi yadırgamış anlamadım adamlar işçilerinin sigortasını yatırıp maaşını verdikten sonra ne yaparsa yapar fakat hergün namaz kılan yanındaki işçinin sigortasını yatırmayan maaşını vermeyen fakat cipe binen işadamlarından olsalar dahamı iyi.
  • YUNUS TUNA13.01.2010 00:00:00

    Ferda Biçel doğru yazmış.Zaman gazetesinin tek yaptığı iktidarın yağdanlığını yapmak.TSK hakkında yanlış haber yapmak. Nasıl olsa mahallelerde bedava dağıtılıyor.Bu para nerden geliyor nerden.
  • hepar(hülya)13.01.2010 00:00:00

    Sayın Yaşar Aksan hocamızın köşesini her seferinde büyük bir heyecanla bekliyorum. Bu seferki yazısı harika üzeri harika olmuş.Devamınıda sabırsılıkta beklemekteyiz.Bu güzel vatanımızın durumunu, sıkıntı ve derdini bu kadar anlaşılır bir şekilde kaleme almak. Vatan sever biri olarak teşekkür ediyorum kendisine. Neden Anadolu Kartalları Halkımız artık uyanmalı. Yeterince uyutulmadıkmı, yeterince avutulmadıkmı,yeterince soyulmadık mı ?? Buna dur deme zamanı değişmidir?? Dünyanın belkide en zengin ülkesi bizken neden başkalarına boyun eğdiriliyoruz?? Halkımız neden dilenci gibi yardım kuyruklarında bekletiliyor, yerlerde süründürülüyor?? Türk halkı bunu hakediyormu peki?? Herkes şapkasını önüne alsın ve iyi düşünsün sizlerin oylarıyla oraya gidenler sizin sayenizde saltanat sürerken sizler ne durumdasınız?? Bizler asil Türk milletiyiz ilelebette bu değişmeyecektir.YAŞASIN VATAN YAŞASIN TÜRK MİLLETİ!!
  • Davut13.01.2010 00:00:00

    İmdat Bey’in salsa, çaça, samba, tango "açılımı" çok ilginç...! Halbukî ben kendisinden, "bugüne kadar olan çizgisiyle" ; "Müslüman mahallesinde salyangoz mu satıyorsunuz? Bizim horonumuza, zeybekimize ne oldu!" yazısı bekliyordum.... İlerleme var yani... :)
  • ferda biçel13.01.2010 00:00:00

    İsrail’in Dışişleri Bakan’ı Bebek katili Liberman’ın talimatıyla Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın büyükelçimize yaptığı ’ALÇAK’lık gazetelerin bugünkü manşetlerini süsledi. En sert manşeti Milli Gazete atarken manşetten görmeyen tek gazete Zaman... Birçok gazetenin manşetten gördüğü haberde İsrail’e öfke yükselirken, en ser manşet Milli Gazete’den geldi... Milli Görüş Camiası’na yakınlığı ile bilinen ve İsrail’e en büyük muhalefeti yapan gazete olan Milli Gazete İsrail’in yaptığı bu alçaklığı manşetine taşıdı ve ’Yüksek koltuktaki ALÇAK’ manşetiyle okurlarının karşısına çıktı. İlgili haberi siyas zemin üzerine büyük puntolarla ALÇAK yazarak okurları ile paylaşan Milli Gazete yine İsrail’e en sert tepkiyi koyan medya kuruluşu oldu.İşte Milli Gazete’nino manşeti: Büyükelçinin oturduğu koltuk ALÇAK, İsrail’in yaptığı ALÇAKÇA olunca gazetelerin manşetleri bu kelimelerden oluştu... 4 gazete "ALÇAK" sözünü kullanarak İsrail’e sert manşetler çekti... 2 gazete manşette pişti oldu. Hürriyet, Başbakanın sözü ile sürmanşetten İsrail’e çaktı. Bu konuyu manşete çekmeyen tek gazete de Zaman oldu...
  • Zafer Kullukçu 12.01.2010 00:00:00

    SEDAŞ a yönelik eleştirileri okudum. Sunduğu hizmet karşılığında para kazanan bir kurum bu hizmeti nitelikli bir şekilde sürdürmelidir. Vatandaşı mağdur ediyor ve cihazlarının arızalanmasına sebep oluyorsa yerel idarecileri hakkında gerekli işlemi şirket yöneticileri yapmalıdır.
  • kurtcebe noyan 12.01.2010 00:00:00

    sayın Hüseyin AYKAN memurun çilesi başlıklı yazınızda TOKİ ve Memur-sen konutlarındaki maduriyetten bahsetmişiniz.Burda oturan memurlara ve Memur-sen yetkililerine bir sorarmısınız bu TOKİ projesi yapılırken memurlardan başlangıçda kaçar bin lira katılım parası olarak sendikaya para aldılar.Memurları nasıl soydular.Birde Orman Bölge müdürlüğü oraya servis koydu.peki diğer dağ kentdeki TOKİ ye niçin servis koymadı.Memur-sen TOKİ hükümet yanlısı memurlar.Bölge müdürü memurlar arasında bu kadar ayırımcılık olurmu ?Köroğlu mahallesinde ve çıkınlarda oturan personele niçin servis vermiyor.Bölge müdürüde TOÇBİR-sen nin emrinde görev yapıyor.
  • arifemre 12.01.2010 00:00:00

    makinist yine döktürmüş... adam gene doğruları yazmışş... bu oda başkanlarının birişe yaramadıklarını ceplerini doldurmaktan başkaca bir çaba içersinde olmadıklarını dafalarca dile geitirdik, getirdiler... ama adamlardaki nasıl bir yüz varsa, aynı tas aynı hamam misali gururlarını ayaklar altına alarak işlerliklerine devam etmektedirler... şimdi bakkallar odası seçimlerinde sıra... ben bu selahattin ayenin karşısına çıkacak adayların kesinlikle selahattinden daha iyi şeyler yapacağını düşünmekteyim nedenmi zira selahattin ve ekibi görevde oldukları sürece HİÇ BİR ŞEY YAPMAMIŞLARDIR... şimdi sıra bakklarda hadi hep beraber son verelim bu selahattin ve ekibinin saltanatlığına... şimdi tam zamanı....
  • TSK’ya yeni kuşatma 12.01.2010 00:00:00

    AB?ye uyum bahanesiyle sınır boylarında görev yapan TSK birlikleri kışlaya alınıyor, yerine İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak 50 bin kişilik, ağır silahlarla donatılmış yeni sivil birlik görevlendiriliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri?nin sınırdaki koruma-kollama görevinden alınacağını Yeniçağ gazetesi 24 Kasım 2008 tarihinde böyle duyurmuştu. TSK’ya karşı bu yeni kuşatmaya hepimiz tepkimizi dile getirelim. Saygılarımla...
  • Mağdur Vatandaş11.01.2010 00:00:00

    SEDAŞ Yetkilileri; lütfen görevinizi yerine getirin. Çakmaklar Caddesi üzerindeki apartmanların hepsinde çok ciddi voltaj değişimleri olmaktadır. Evdeki cihazlarımız devamlı servise gidip geliyor. Trafomu koyacaksınız, ne yapacaksanız yapın ve bu problemin düzelmesini sağlayın. Paraları faizi ile tahsil etmeyi biliyorsunuz. Lütfen görevinizi yerine getirin.
Mesaj yazın !
Sağdaki kodu buraya yazın!  Gerekli

Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

Tasarım ve Programlama: Piskevit